En Sıcak Konular

Nazlı Ilıcak


Nazlı Ilıcak
0 0 0000

1 Mayıs Bayramı



Artık 1 Mayıs, bayram havası içinde kutlanıyor. Sovyet bloku yıkılınca, sosyalist/marksist kökenden gelen özel günlerin benimsenmesi kolaylaştı. Bir zamanlar sadece 1 Mayıs'a değil, sosyalist bir renk taşıdığı için 8 Mart Kadınlar Günü'ne bile itiraz vardı. Ulusal hikâyeler üzerinde temellenen yıldönümleri arayışındaydık. Meselâ Ecevit, 1 Mayıs yerine, işçiye toplu sözleşme hakkının tanındığı 24 Temmuz'u öneriyordu.
Bir zamanlar, 1 Mayıslarda, orak/çekiçli kızıl bayraklar dalgalanırdı meydanlarda. Bu yüzden, toplum, o kutlamalara iyice yabancılaşmıştı; korkmuştu da. Almanya'yı ikiye bölen duvarla birlikte, zihin duvarları da çöktü; korkular son bulunca müsamaha arttı. Bugün, 1 Mayıs'ta daha huzurluyuz.
Yasakların sürdüğü dönemde büyük acıların yaşandığını, kan aktığını, Türkiye'ye tuzak kurmanın zemininin böylece yaratıldığını hatırladığımızda, sorunların çözümünde özgürlükleri genişletmenin rolünü daha iyi görebiliyoruz. Herkes, birbirinden kuşkulanmadan, serbestçe Taksim'e koşuyor, meydanda öfkeyle sıkılmış yumruklar ve kızıl bayraklar yerine, umut çiçekleri açıyor. İşçileri ve önderlerini bu mutlu sona varan mücadeleleri sebebiyle kutluyorum.

Abant Toplantısı
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Abant Toplantıları, özgürlüklerin genişletilmesinin bir platformu olarak yıllardır faaliyetini sürdürüyor. Bu defa da, "Yeni Dönem, Yeni Anayasa" isimli bir toplantı düzenlendi. Türkiye'nin "entelektüel birikimi" dediğimiz çok sayıda düşünce adamı, Abant'ta. Sadece bir kısmını sıralamakla yetiniyorum: Prof. Mete Tunçay, Prof. Ergun Özbudun, Prof. Levent Köker, Prof. Fuat Keyman, Prof. Ersin Kalaycıoğlu, Prof. Murat Belge, Prof. Mehmet Altan, Prof. Eser Karakaş, Prof. Sacit Adalı, Prof. Serap Yazıcı, Prof. Mümtaz'er Türköne, Prof. Mithat Sancar, Prof. Beril Dedeoğlu, Prof. Şerif Ali Tekalan, Prof. Atilla Yayla, Doç. Osman Can, Doç. Bekir Özipek... Barolardan da temsilciler var: Diyarbakır'dan Emin Aktar, Trabzon'dan Mehmet Şentürk, Mardin'den Azat Yıldırım ile İstanbul Barosu eski Başkanı Doç. Yücel Sayman... Üniversite camiası dışında, birçok gazeteci ve yazar da katılımcılar arasında: Muhsin Kızılkaya, Ümit Fırat, Altan Tan, Orhan Miroğlu, Ergun Babahan, Faruk Mercan, Belma Akçura... Emekli diplomat Akın Özçer ise, özellikle İspanya'daki uygulamadan örnekler sunmak üzere, müzakereciler arasında yer alıyor.

Vesayetten kurtulmalıyız
İlk günkü konuşmalardan çıkardığım sonucu şu şekilde özetleyebilirim:
 Vesayet kalkmadıkça, özgürlükçü bir sistem kurulamaz.
 Sadece askeri vesayet değil, diğer kurumların da vesayeti söz konusu. (YÖK, Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Yargı organları...)
 Peki kurumların vesayetinin yanı sıra, kimliklerin vesayeti yok mu? (Türklerin, Sünnilerin, Kürtlerin...)
 Bazen, vesayet kalkmadı gerekçesiyle, "Şimdi sırası mı?" diye özgürlük talepleri erteleniyor. (Kürtlerin ana dil, ya da başörtülü milletvekili adayı talebi gibi.)
 Vesayetin tasfiyesi, ancak kurumların kompozisyonunu değiştirmekle mümkündür. Onların tek bir kimlik ve inanca dayanmaması, bütün renkleri ve farklılıkları taşıması sağlanmalı. Yoksa siz, anayasada ne kadar sınırlarsanız sınırlayın (Sözgelimi, 153'üncü madde, "Anayasa Mahkemesi, sadece şekil şartlarına uygunluğu denetler" diyor), ya da ne kadar geniş özgürlükler getirirseniz getirin (Anayasanın 90'ıncı maddesine göre uluslararası hukuk, iç hukuka üstünlük sağlıyor), bu yapı sürdükçe demokrasinin standardı yükselemeyecektir.
Ve bu konuda son bir söz: Maalesef Türkiye'de halkımızın bir bölümü, % 25 ilâ 30'u, "Gerektiğinde asker müdahale etmelidir" görüşünde. Bu zihniyet, demokrasinin önünde önemli bir engel teşkil ediyor.

sabah



Bu yazı 1,074 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ağustos 2012 AK Parti geriliyor mu?
    • 24 Ağustos 2011 Hasdal toplantısı... Balyoz Çalıştayı
    • 10 Ağustos 2011 Bilgi Destek Dairesi'ndeki bilgisayarlar niçin silindi?
    • 5 Ağustos 2011 YAŞ'ta uyum sağlandı
    • 30 Temmuz 2011 Asker-sivil ilişkileri ve toplu istifa
    • 26 Temmuz 2011 BDP'ye empati tavsiyesi
    • 11 Haziran 2011 Kılıçdaroğlu ve yolsuzluk
    • 21 Mayıs 2011 Kasetler, tahminler ve siyaset mühendisliği
    • 9 Mayıs 2011 Şiddet mi, barış mı?
    • 2 Mayıs 2011 Subay eşlerine siyaset dersi
    • 1 Mayıs 2011 1 Mayıs Bayramı
    • 21 Nisan 2011 Maddelerdeki çelişki ve kafa karışıklığı
    • 20 Nisan 2011 YSK'nın, ''memnu haklar'' gerekçesi
    • 18 Nisan 2011 Şener, tek başına
    • 19 Mart 2011 Medya 2010 ve mantık
    • 9 Mart 2011 Ulusal Medya 2010/Amaç ve Strateji
    • 5 Mart 2011 Zekeriya Öz'e soruşturma açılamaz mı?
    • 24 Şubat 2011 Oda TV, Nedim Şener ve Ahmet Şık
    • 8 Şubat 2011 Kâğıttan kaplan!
    • 17 Ocak 2011 Türkiye'de sivil vesayet mi var?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,927 µs