En Sıcak Konular

Haşmet Babaoğlu


Haşmet Babaoğlu
0 0 0000

Çılgın projeyi eleştirenlere bakıyorum da...



İki gündür bazı gazetelere, internet sayfalarına ve tv kanallarına bakıyorum.
Çılgın Proje hakkında "kâbus" başlıkları atanlara...
Bu işe kalkışmanın "gerçekten çılgınlık" olduğunu ilan edenlere...
Projenin korkunç bir çevre felaketine yol açacağını iddia edenlere...
"Aman ne olmuş, bunu Ecevit de söylemişti" diye burun kıvıranlara...
Bakıyor ve görüyorum ki...
Samimiyetsizlik diz boyu!
Hani...
15 milyonluk şehrin derdine aşina kendi halindeki İstanbullular gibi şehrin bu tür projelerle 25 milyon nüfusa ulaşmasından korkuyor olsalar, hak vereceğim.
Veya "Kardeşim ben, bir şeyi Tayyip Erdoğan yapacaksa, çocuklarımın hayrına da olsa karşı çıkarım" deseler, açık sözlülüklerini alkışlayacağım.
Ama değil!

***

Nihayetinde çoğu yöneticisi orman arazisi üzerine kondurulmuş villalarda oturan bir medyamız var!
Düşünsenize...
Ege'nin en güzel sahillerindeki kaçak yazlıklarını zamanında Ankara'da yüksek kapıları aşındırarak yasallaştıranlar da bunlar değil mi?
Patronun bina çıkmak istediği yeşil arazinin statüsünün değişmesi için yıllarca maksatlı haberler yaptırmadılar mı?
Bu adamların birdenbire patlak veren çevrecilik ve şehirciliklerine kim inanır!

***

Bir de maalesef "kayıp vaka" lar var!
Kanalistanbul projesini (tabii yine ırkçı ve nefret dolu dilini devreye sokarak) "Arap görgüsüzlüğü" olarak eleştirenler mesela...
Onlara Süveyş, Panama ve Korent kanallarının hangi "görgüsüzlüğe" dayandığını sormaya kalkmayın!
Ya da "Onlarınki Süveyş bizimki söğüş" diyenlere, sakın "e sonuç?" diye sormayın.
Boşuna!
Zeki oldukları doğrudur ama bütün zekâlarını okurlarını alaycı kelime oyunlarıyla meşgul etmeye harcadıklarından fikir yürütecek güçleri kalmıyor!

***

Ya en anti-emperyalist ve tam bağımsızlıkçı olduğunu iddia eden ama şimdi birdenbire Montrö anlaşmasını savunmaya başlayanlara ne demeli!
Neredeyse çıktıkları tv kanallarında hiç utanıp sıkılmadan "Montrö antlaşmasına dokundurtmayız!" diye haykıracaklar.
Ben ekran karşısında onları izlerken utanıyorum!
Tümüyle Erdoğan ve AK Parti alerjisine dayalı bu tepkiler özünde ne siyasal ne de bilimsel bir nitelik taşıyor.
İşin en kötü yanı bu!
Oysa ciddiyetle ve ayrıntıları masaya yatırarak bu projeyi tartışmamız gerek!

***

Yazımın başlığında yarım bıraktığım cümleye gelince...
Bugün bu köşede Kanalistanbul projesinin problemli noktalarına dikkat çekmeyi planlamıştım.
Ama projeye muhalefetin çiğliğini görünce, midem bulandı, vazgeçtim.
Şimdilik projenin temel dayanak noktalarını ve içerdiği cesareti alkışladığımı söylemekle yetineyim.
Eleştiri ve ihtiyat noktalarımı daha sonra yazacağım.

Altyazı
Megan: Ah, Emma neden hep böyle yapıyorsun?
Emma: Ne yapıyorum ki!
Megan: İyi adamlar bulup sonra da "ama ilişkimiz zaten yürümezdi" diyerek terk ediyorsun... Bir de benim çıktığım tiplere bak! Adam kredi kartımı çalıyor, sonra da 'ortada bırakmasaydın!' diye beni suçlu çıkartmaya çalışıyor.
(Yakınlarda sinemalarda gösterilen "No Strings Attached-Bağlanmak Yok" adlı filmden bir sahne.)

sabah



Bu yazı 1,553 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Nisan 2011 Çılgın projeyi eleştirenlere bakıyorum da...
    • 17 Temmuz 2010 Cep telefonu beyne zararlı mı?
    • 19 Aralık 2008 Gece... Mevlana... Düşünceler...
    • 16 Ağustos 2008 Giderayak İzmir, Çeşme, Alaçatı...
    • 17 Kasım 2007 Kaybedersek çok üzülmeyeceğim!
    • 27 Ekim 2007 Uçuruma doğru ilerleme
    • 13 Ekim 2007 Bayram gibi bayram!
    • 15 Eylül 2007 Kırılgan dünyalar, gergin tel gibi insanlar
    • 14 Temmuz 2007 İçimizdeki korkunç yalnızlık: Kıskançlık
    • 7 Temmuz 2007 Bu değil halkı, kendini bile tanımamaktır!
    • 5 Mayıs 2007 Mavi tuhaf ve karanlık bir renktir!
    • 21 Şubat 2007 Film deyip geçme, içinde ne çok şey var!
    • 26 Ocak 2007 Irkçılık, Şeytan ve Adem (insan)
    • 1 Ocak 2007 Beş yeni hayat... İşte bayram!
    • 11 Aralık 2006 Merakım dindi, geriye pek bir şey kalmadı!
    • 7 Aralık 2006 Papa ne yaptığını bilmiyor mu?
    • 6 Aralık 2006 Su bitecek, ilgileniyor musunuz?
    • 25 Kasım 2006 Philippe Noiret ölmüş diyorlar
    • 19 Kasım 2006 Romeo ve Jülyet yaşasaydı...
    • 8 Kasım 2006 Ecevit’in trajedisi: Bizi değil kendisini aldattı!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,963 µs