En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

AKP'de 7, CHP'de ise 37 aday 'emekli'... Bunun anlamı nedir?



Acaba parti listelerine "adayların beyan ettikleri meslekler" açısından bakarsak ne görürüz? Dün oturup bilgisayar yardımıyla, kabaca saydım:
 AKP'nin Yüksek Seçim Kurulu'na sunduğu aday listesinde avukatların ezici bir üstünlüğe sahip olduğunu görüyoruz.
Aday gösterilen 550 kişiden 100'ü avukat.
CHP'de ise bu sayı nispeten düşük: 70 avukat... Yine de avukatlar, AKP'de olduğu gibi, CHP'de de en çok temsil edilen grup.
 AKP'de avukatları, mühendisler takip ediyor: 65 kişi... CHP'de de ikinci sıra mühendislerin: 61 kişi...
 Doktorlar siyasetin önemli simalarıdır. AKP'de meslek hanesine "doktor" veya "hekim" yazmış 40 kişi saydım.
CHP'de ise bu sayı 57 kişiye çıkıyor. (Bu sayılara dişçiler ve veterinerler de dahil.)

***

 Gelelim akademisyenlere... "Öğretim üyesi" olduğunu belirtenler, AKP'de 28 kişiyken, aynı kategori CHP'de 13 kişi olarak gözüküyor.
Not: Halbuki insan tam tersini bekliyor değil mi? Bana sorsanız, "Üniversite hocası sayısı CHP'de daha fazladır" derdim.
 Bence en önemli mesleklerden biri girişimciler. Meslek satırına "İş adamı/kadını, sanayici veya tüccar" yazmış olanların toplamı AKP'de 45 kişi gözüküyor.
Aynı sayı CHP'de 26...
İki parti arasında böyle bir fark olmasını ben normal buluyorum. Çünkü AKP'yi yükselen yeni orta sınıfın partisi olarak görüyorum. CHP ise hep bürokrasiye yakın bir parti oldu.
 Olana değil, "olmayana" da bakmak gerek: AKP'de sadece 3 kişi "çiftçi" olduğunu belirtmiş. Köylü ise hiç yok!
CHP'ye bakalım: Aynı! 3 çiftçi ve sıfır köylü.
 Bir başka çarpıcı veri de işçilerle ilgili CHP'nin 2 (iki) adayı "işçi" olduğunu belirtmiş. Ya AKP'de? Sıfır!

***

Bir noktaya dikkatinizi çekerim: Bu veriler gerçeği tam yansıtmıyor.
Çünkü eminim ki meslek hanesine "mühendis" yazıp da, aslında "sanayici" veya "tüccar" olan... Yani hayatını mühendislik bilgisiyle değil, girişimcilik becerisiyle kazanan nice aday vardır.
Örneğin Başbakan Tayyip Erdoğan'ın mesleği "iktisatçı" olarak gözüküyor. Bana kalsa meslek hanesine "siyasetçi" yazarım. Evet, ticaretle filan da uğraştı ama onun hayatı siyaset!

***

Mesleklere göz atmak nereden aklıma geldi biliyor musunuz? Geçen gün Ayşen Uysal ve Oğuz Toprak'ın önemli araştırması "Particiler"i okuyordum. (İletişim Yayınları)
Uysal ve Toprak, TÜBİTAK'ın finansa ettiği araştırmada hem insanlarla konuşarak, hem de istatistikler oluşturarak particilerin "kimler" olduğunu ortaya çıkarmış. Bu arada elbette particilerin meslek dökümlerini yapmışlar.
Listelere göre AKP'de ve CHP'de en çok avukat aday var. Ama bakın araştırmacılar ne diyor:
"AKP, küçük esnaf ve müteahhitler partisi olarak karşımıza çıkar. Bu grubu avukatlar, muhasebeci ve mali müşavirlerin yer aldığı profesyonel meslek sahipleri izler.
"Buna karşılık CHP yönetim kuralları içinde öncelikli yer bulanlar profesyonel meslek sahipleri. Bu kategoride mühendislerin önemli bir yeri var." (s.205)
Buradan hareketle parti örgütünde çalışan ve yerel düzeyde siyaset (belediye, vs.) yapanlarla...
Meclis'e seçilip, ulusal düzeyde siyaset yapanlar arasında fark olduğunu görüyoruz.
 Bir nokta hariç: Araştırmacılar, yerel düzeyde, CHP'nin aynı zamanda bir "emekliler partisi" olduğunu saptamış. Hemen CHP adaylarına bakıyoruz: 37'si 'emekliyim' demiş.
Bu sayı çok mu, az mı? AKP adaylarıyla kıyaslıyoruz: Sadece 7 (yeni) emekli var.
Soru: Buradan hareketle "geleceği" AKP'nin temsil ettiği söylenebilir mi?

sabah



Bu yazı 1,471 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,103 µs