En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Pulmicort Inhaler’in üretilmiyeceğeni duyan ve sebebini bilen var mı?



Ucuz ve etkili ilaçlar bir bir piyasadan çekiliyor. Daha birkaç gün önce eritromisin etken maddeli çok önemli bir antibiyotiğin artık eczanelerde bulunmadığını yazmıştım. Ne Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdürlüğünden ne ilacı üreten firmadan bir ses çıktı.

Birkaç hafta önce bir hastam sayesinde Pulmicort isimli ilacın sprey şeklinde solunum yoluyla kullanılan formunun da artık üretilmeyeceğini öğrendim.

Senelerden beri kullandığım bir ilacın böyle birden bire artık üretilmeyecek olmasına doğrusu çok şaşırdım.

AstraZeneca’ nın açıklaması

Uzun zamandır Pulmicort-200 kullanan bir hastam ilacını hiçbir eczanede bulamayınca beni aradı.

“Hocam, Pulmicort eczanelerde bulunmuyor. Ne yapalım?” diye sordu.

Bazı ilaçların çeşitli sebeplerle zaman zaman bulunamamasına alışmıştık. “Benim bu konuda hiçbir bilgim yok; herhalde geçici bir bulunmazlık durumudur. Başka eczanelere sorun” dedim.

Hastam birkaç gün sonra beni tekrar aradı. Çok iyi bir iş yapmış ve ilacı üreten firmaya başvurmuş.

Onlardan aldığı ve bu ilacın artık üretilmeyeceğini bildiren yazıyı e-posta ile bana da gönderdi.

AstraZeneca firmasının Medikal ve Ruhsatlandırma Direktörü Dr. Müjgan Ateş ve Ruhsatlandırma Müdürü Ebru Güzel imzalı yazı aynen şöyle:

“Sayın İlgili,

İthal ruhsatına sahip olduğumuz ”Pulmicort 100 mcg/doz İnhalasyon İçin Sprey Süspansiyon” ve “Pulmicort-200 mcg/doz İnhalasyon İçin Sprey Süspansiyon” (pMDİ-HFA’ lı) isimli ürünlerimizin imalatına teknik sebeplerle devam etmeme kararı alınmıştır. AstraZeneca tarafından merkezi olarak verilmiş olan bu karar ile ilgili olarak, gerekli bilgilendirme Sağlık Bakanlığına halihazırda yapılmıştır.

Pulmicort İnhalasyon İçin Sprey Süspansiyon (p-MDI HFA’ lı) formu için üretime devam etmeme kararı, ürünün ruhsatlı ve pazarda olduğu tüm ülkeler için geçerlidir. Üretimlerine devam edilmeyecek olan ürünlerin görseli aşağıdaki gibidir.

Diğer Astra Zeneca solunum sistemi ürünleri olan PULMİCORT Turbuhalerve PULMİCORT Nebülizer Süspansiyon, yukarıdaki karardan etkilenmemektedir ve üretimlerine aynı şekilde devam edilecektir.

Bilgilerinize sunarız.

Saygılarımızla.”

Kimsenin haberi yok!

Firmanın antetli kağıdına yazılı olan bu mektubun bir ihtimal sahte olabileceğini düşünerek doğrudan yazıda imzaları bulunan kişileri arayıp bilgi almak istedim.

Dr. Müjgan Ateş’ in sekreteri ile konuştum. Kimliğimi ve telefon numaramı vererek Dr. Müjgan Ateş ile görüşmek istediğimi bildirdim ama bugüne kadar arayan soran olmadı.

Ruhsatlandırma Müdürü Ebru Güzel’ i de aradım; o da yerinde yoktu. Telesekretere kimliğimi ve telefon numaramı bildirdim. Ebru Hanım birkaç gün sonra beni aradı. Aramızda aşağı yukarı şöyle bir konuşma geçti:

-     Ebru Hanım ben senelerden beri yazdığımız bir ilacın teknik sebepler gibi ne olduğu belirsiz bir ifade ile üretiminin durdurulmasını anlayamadım. Bu doğru mu? Lütfen açıklar mısınız?

-     Bu tüm ülkeler için alınmış merkezi bir karar. Bize de üretimin sadece teknik sebeplerle yapılmayacağı bildirildi.

-     Ben bu teknik sebeplerin ne olduğunu çok merak ediyorum. Siz de benimle aynı düşüncede olmalısınız, öyle değil mi?

-     …

-     Ebru Hanım, bu teknik sebep sizi ilgilendirmiyor olabilir ama bu ilacı senelerden beri hastalarına yazan bir hekim olarak bu olayın arkasında yatan teknik sebepleri merak ediyor ve mutlaka da öğrenmek istiyorum.

-     Konu ile ilgileneceğim; size de bilgi vereceğim.

Ben de bu arada AstraZeneca’ nın solunum ürünlerinin propagandistlerinden biriyle de konuştum. Onun da böyle bir karardan haberi yoktu ve ilk sözleri “Böyle bir şey olamaz, olmaması lazım. Ben araştırıp size dönerim.” oldu. Birkaç saat sonra beni aradı:”Hocam haklıymışsınız. Bunlar artık üretilmeyecekmiş” dedi.

Bu konuşmamızın üzerinden iki hafta kadar zaman geçti; AstraZeneca’ dan beni ne arayan ne soran oldu.

İşte ilaç endüstrisinin anlayışı bu

Bence bu olay ilaç endüstrisinin insan sağlığına, doktorlara, hastalara hangi gözlerle baktığını ve onları ne kadar adam yerine koyduğunu gösteren çok iyi bir örnek.

Anlaşılan o ki dünya devi firma kimseyi kaale almıyor. İstediği ilacın üretimini istediği zaman, kimseye sormadan, kimseye nezaketen bile olsa bilgi vermeden durdurabiliyor.

Hatta kendi çalışanlarına bile bir açıklama yapmayı gerekli görmüyor. Hadi propagandistleri adam yerine koymuyorsunuz anladık ama koskoca medikal ve ruhsatlandırma müdürlerinin de mi hiç itibarı yok?

Gelelim neticeye

AstraZeneca’ nın sayın medikal ve ruhsatlandırma müdürlerine birkaç sorum var:

BİR: En azından 20 seneden beri piyasada olan ve milyonlarca kutu satılmış olan bir ilacın hangi teknik sebeplerle üretilmeyeceğini merak etmiyor musunuz?

İKİ: Bu teknik sebeplerin ne olduğunu biliyor da açıklamak mı istemiyorsunuz? Yoksa bunlar teknik değil de “ticari” sebepler mi?

ÜÇ: Bir ürünün artık üretilmeyeceğini çok önceden en azından propagandistlerinize ve bu ilacı yazan hekimlere, bu ilacı satan eczacılara, bu ilacı kullanan “tüketicilere” (onların sizin için hasta değil tüketici olduğunu özellikle vurgulamak isterim) bildirmeniz gerekmez miydi?



Bu yazı 2,287 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,973 µs