En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Kızmayalım, düşünelim



Başbakan Tayyip Erdoğan dün partisinin Meclis grubunda basın konusunda pek çok doğru şey söyledi: Ak Parti iktidarının ilk döneminde çıkan 'Basın Kanunu' gerçekten ileri standarttadır; bu doğru... Kanun medya kuruluşlarının temsilcilerinin de mutabakatıyla hazırlanmıştır ve yasa maddelerinin yanlış yorumlanmasından dolayı yaşanan sorunları ortadan kaldırmıştır; bunlar da doğru tespitler...

Aynı konuşmada yer alan "Eğer basın özgürlüğüne yönelik en küçük bir kısıtlama görürsek bunun karşısında ilk duracak olan Ak Parti olur" teminatı da yüreklere su serpecek önemde. Doğru tavır budur çünkü. Coğrafyamızın pek çok ülkesinde insanlar Türkiye'ye bakarak 'daha fazla özgürlük' talebiyle sokaklara dökülürken, Türkiye'yi yönetenlerin basını zincirli o ülkelere özenmesi herhalde büyük bir garabet olurdu.

Halkımızdan ülkeyi yönetme mührünü iki kez alan, önümüzdeki seçimden daha da güçlenerek çıkması beklenen iktidar partisine yakışan da 'özgürlüklerden yana' tavır almaktır zaten...

Din ve vicdan, fikir ve ifade özgürlükleri de kuşkusuz önemlidir, ancak onları da kapsaması ve o olmadığı zaman diğerleri anlamsız kaldığı için 'basın özgürlüğü' her ülke için vazgeçilmez bir değerdir. Bir ülkede basın özgür ise, o ülkede din ve vicdan özgürlüğü de, fikir ve ifade özgürlüğü de teminat altında demektir.

Basını özgür kılan ise çok sesliliktir; hatta her kafadan farklı ses çıktığını düşündürecek kadar çok seslilik... Herkesin aynı kalıplarla düşünmesi, her olayı benzer biçimde değerlendirip yorumlaması insanın doğasına aykırıdır. Doğru fikrin doğruluğu yanlış fikirlerin de dolaşabildiği piyasada bir anlam taşır. Siyaset nasıl muhalefetsiz düşünülemezse, medya da değişik görüşleri içinde barındıracaktır.

Grup toplantısında, Başbakan Erdoğan, medyanın kendisine ve partisine cephe açtığı bir ortama rağmen iktidara ulaştıklarını söyledi ki, bu da çok doğru bir tespit. Kendisini 'merkez medya' olarak tanıtan gazeteler ve TV kanallarının, iktidara gelemesin diye, Ak Parti aleyhine açtıkları yıpratma kampanyaları herkesin belleğinde capcanlı. Aynı medya organları Erdoğan'ın sekiz yıllık iktidarını ateşten gömleğe çevirmek için de elinden geleni ardına koymadı.

Tespit doğru olmasına doğru, ama bir gerçeği de unutmamak kaydıyla: Aynı dönemde 'merkez' sayılanlar dışındaki medya organları ile her eğilimden pek çok yazar, 'merkez medya'da köşeleri tutmuş azılı muhaliflerin saldırılarını da göze alarak Tayyip Erdoğan ve partisine destek çıkmaktan çekinmedi. Aynı gazeteler ve TV kanalları, bugün de, her doğrusunu destekliyor Erdoğan'ın; 'yandaş' diye kınanmayı da göze alarak...

Ak Parti tek sesli bir medya ortamında gelmedi iktidara; muktedirlere kafa tutabilen az sayıdaki gazeteci ve yazarın sadece cezaevine düşmeyi değil küçümsenmeyi de önemsemeyerek sağladığı çok seslilik ortamında değerli bir siyasi zafer kazandı Ak Parti...

Bugün aynı kalemler "Aman ha, sakın yanlış yapılmasın" diyorlar.

Özgürlüğe alışanlar hep daha fazlasını ister; kızacak ne var bunda?

zaman

 

 



Bu yazı 1,063 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,868 µs