En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

''Yargının işi'' evet, ama...



Aslında "Yargının işi" dendiğinde söz bitmeli.
Çünkü yargı adalet demektir ve adalet sözünü söylemişse, "Şeriatın kestiği parmak acımaz" dinginliği girer devreye.
Ama bizde yargı tartışılır. Taa İstiklal Mahkemeleri'nden beri yargıya özel misyonlar yüklendiğine ve parmakların adaletsiz kesildiğine inanılır.
Yassıada, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat yargıları da, toplum vicdanında özel misyonlarla parmak kesen yargı izlenimi bırakmıştır.
Acaba Ergenekon yargısı ne durumda?
En son gazeteci tutuklamalarıyla, Ergenekon yargısına yönelik tepkinin arttığı bir vakıa.
Tepkilerin bir kısmı, Ergenekon davalarına başından beri karşı olan çevrelerden gelmiş olabilir.
Bir kısmı medya arkadaşlığı çerçevesinde doğmuş olabilir.
Ama taşınması gittikçe zorlaşan bir yük oluştuğu muhakkak. Ergenekon konusunda en duyarlı olan muhitler bile bu son olayda taşınamayacak bir durum olduğunu ifade etmişlerse artık "Yargının işi" deyip geçmenin sözü kesmeyeceği anlaşılmalıdır.
Kaldı ki, "Yargının işi" yorumları bile artık bir tür "savunma" niteliği taşımaya başlamıştır.
Cumhurbaşkanı "Yargının işi" diyor.
Başbakan, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı "Yargının işi, bize söz düşmez" diyor.
Doğru, bir iş yargının işi ise siyasetçinin her türlü devreye girişi sakil düşer, yanlış olur, işi siyasileştirir. Aslında yargı alanına girmiş bir konuda, siyasetçi, hangi tarafta söz söylerse söylesin karşı çıkılması gerekir.
Ama işte, bu son derece tabii durum bile, artık bir tür "savunma" niteliği kazanıyor.
Yani "yargının işi" ifadesinin altında, kendileri söylemese bile, şu cümleler de okunuyor:
-Tamam bu gözaltılar, aramalar, tutuklamalar sorgulanabilir. Bazısı bizim için de anlaşılmaz duruyor. Üstelik davalar çok uzun sürüyor. Tutuklamaların cezaya dönüşmesi gibi bir durum da söz konusu. Ama ne yapalım, yargı böyle yapıyor!
Bekliyoruz ki bu son cümle, önce geçen ve herkesin içine dert olan şeyleri tahammül edilebilir hale getirsin.
Getiriyor mu, hayır getirmiyor.
Onun için yazımın başlığında "Yargının işi evet ama..." gibi bir cümle kurmak zorunda kaldım.
Ergenekon çerçevesinde olan bitenin siyasi iktidarla ilişkisi var mı? Hakikaten yargı camiası, siyasi iktidarla işbirliği içinde, Ergenekon'u bahane ederek elindeki imkânı siyasi iktidara muhalif olanları tasfiye için mi kullanıyor?
Ben, buna ihtimal vermekte zorlanıyorum. Çünkü iktidarlar gelip geçiyor, tarih önünde, bir operasyona, bir iddianameye, bir karara imza atmış savcının, polisin, yargıcın adı kalıyor.
Bunu hep söylüyorum: Bu yargılamalar tarih önünde sınav veriyor.
O yüzden, yargının, siyasal iktidara alet olmak gibi bir yola girmesi, öncelikle kendisi için risktir.
Dolayısıyla, herkes bekler ki, yargı, tüm bu işlemlerde hukuk ve adalet duyarlılığından milim sapmış olmasın.
Yargının büyük zorluğu var. Bunu da görmek lazım.
Ergenekon çok dallı budaklı bir dava. Böyle bir yapılanmanın asker, siyasetçi, medya, iş dünyası, işçi dünyası, istihbarat dünyası ayağı olmaması eşyanın tabiatına aykırı olurdu.
Eğer bir gün ülke, böyle bir arınmaya karar vermiş ve iş yargıya intikal etmişse ve kararlılık, bu yapılanmayı bütün dalı budağı ile ortaya çıkarmak ise savcıların, yargıçların evet, kılı kırk yararak, evet tam bir adalet arayışı ile bütün dalı budağı araştırması kaçınılmazdır.
Evet, iş büyüktür ama zordur da.
Şu anda "Yargı" bu büyüklüğün, bu zorluğun, bu "acaba"ların ağırlığı altındadır.
Her "Yargının işi" yaklaşımı, bu ağırlığı artıran etki yapmaktadır.
TÜSİAD Başkanı "Bakalım arkasından ne çıkacak' sorusunun son kullanma tarihi nedir" sorusu ile belki de, "acabaların ağırlığı"nı ifade etmiş olmalıdır.
 ....
Siyasetçiye not:
-Ergenekon davalarının örtbas edilmesi Türkiye'ye kötülük olur. Türkiye, karanlık operasyonlardan arınma fırsatını bir kere daha kaçırmış olur. Özellikle ana muhalefetin Ergenekon duyarlılığını ıskalama tavrı sağlıklı değildir.
-Davaların uzun sürmesi, uzun tutukluluk süreleri ve olur olmaz yaygın gözaltı ve tutuklamalar, vicdanları zorlamakta ve gittikçe daha geniş çevrede Ergenekon davalarını sorgulamaya yol açmaktadır. Bunun siyasi bir karşılığı olması muhtemeldir.
-İktidar ve muhalefet, Ergenekon üzerinde tartışmayı bırakmalı, sağlıklı bir yargılama için kendi üzerlerine düşen bir sorumluluk varsa, onu yerine getirmelidir.
.....
Yargı, tarihi yargıyı unutmamalıdır.

bugün



Bu yazı 769 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,119 µs