En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

Çağdaş Firavun'un sonuna doğru...



Mısır'da Müslüman Kardeşler Örgütü'nün anlattığı bir fıkra var ki, diktatörlerin nasıl bir psikoloji içinde olduğunu çok güzel ifade ediyor.
Bu fıkrayı yeniden anlatmamın tam zamanı...
Çağdaş Mısır Firavun'u Hüsnü Mübarek çevresindekilerden birisine sorar:
- Söyler misin ben mi büyüğüm yoksa Nasır mı büyük?
- Elbette siz büyüksünüz.
- Neden?
- Çünkü Nasır İsrail'den korkardı, siz korkmuyorsunuz.
- Peki söyle bakalım Enver Sedat mı büyük yoksa ben mi büyüğüm?
- Elbette siz büyüksünüz
- Neden?
- Çünkü Enver Sedat Müslüman Kardeşler Örgütü'nden korkardı siz korkmuyorsunuz?
Çağdaş Firavun bu cevaplarla iyice kabarır ve haddini aşarak su soruyu da sorar:
- Söyle bakalım ben mi büyüğüm yoksa Ömer mi büyük. (Hz. Ömer)
- Elbette siz büyüksünüz.
- Neden?
- Çünkü Ömer (Hz) Allah'tan korkardı, siz Allah'tan korkmuyorsunuz?
Bir diktatörü, çağdaş bir Firavun'u en iyi ifade edecek anlatım biçimi bu olsa gerek.
Diktatör Allah'tan korkmaz.
Onun için çok büyük zulümlere imza atar.
Keser, biçer, doğrar. Çünkü kendisinde bir tür rablık vehmeder.
Kendisi dışındaki herkes onun için vardır ve çok önemli değildir. Önemli olan kendi durumu, konumudur.
Şimdi...
Mısır'da son günlerde yaşanan halk ayaklanmaları Çağdaş Mısır Firavun'u Mübarek'i sallıyor.
Düştü düşecek... De acaba bundan sonraki hayatımı nerede nasıl yaşarım, nasıl geçiririm onun pazarlığı içinde olmalı...
Ülkedeki kaymak tabakanın kendi özel jetleri ile ülkeyi terk etmesi Mübarek'in de günlerinin sayılı olduğuna dair önemli bir gösterge.
Arap aleminin itibarlı gazetecilerinden Abdülbari Atvan, Mısır'ın bir fil olduğunu, ayağa kalktığında bütün bölgesini hareketlendireceğini söylüyor.
Çok doğru. 1979'da İran'da meydana gelen devrim Mısır'da olmuş olsaydı bugün bölgenin durumu çok daha farklı olurdu.
Mısır bugün ayağa kalkmaya çalışan bir fil gibi gerçekten.
80 milyonluk bir Müslüman ülke.
Bağımsızlığını kazandığı günden bu yana hep diktatörlerle yönetilen Mısır artık en şiddetli diktatörüne "Yeter" diyor.
Sokaklara çıkıyor ve haykırıyor. "Yeter be Mübarek" diyor.
Bu noktadan sonra halk için geri dönüş yok.
Eğer sokaklara çıkan insanlar geri çekilir ve Mübarek otoritesini yeniden kurarsa, buna izin verilirse o sokaklardaki her bir Mısırlı hiç kuşkunuz olmasın teker teker bulunup öldürülür.
Artık geri dönüş olmadığı açık.
Mısır diktatörünün düşmesi İslam dünyasını elbette derinden etkileyecek ama en çok da Filistin'i etkileyecek.
Ve tabii ki İsrail'i.
İşgal altındaki Filistin'in dünyaya açılan kapılarından birisi Mısır sınırında. Mübarek tıpkı bir İsrail lideriymiş gibi davranarak bu sınır kapısını kapalı tutuyor. Çok nadir zamanlarda açıyor, o da halkının ve İslam dünyasının tepkilerini azaltmak için.
Mısır'daki gelişmeler İsrail'in paçasını tutuşturmuşa benziyor.
Peki Mısır'da bundan sonra nasıl bir rejim olur?
Bu konuda şimdiden bir tahmin yapmak pek kolay olmamakla birlikte "Ne olursa olsun Firavun yönetiminden daha iyi olur" denilebilir.
Müslüman Kardeşler'in etkin olduğu ülkelerden biri de Suriye.
Suriye diktatörü Hafız Esad, şimdikinin babası, Suriye'de geçmişte Müslüman Kardeşler'i tanklarla ezmişti, uçaklarla bombalamıştı.
Beşar Esad sıranın kendisine geleceğini sezmiş olmalı ki, ülkesinde bir kısım rahatlamalara yol açacak düzenlemeler yapacağını açıklamış. Sivil toplum örgütlerinin örgütlenmesine izin verecekmiş, Basın kanunu çıkaracakmış, belediye seçimlerinin yapılmasına izin verecekmiş.
Ne büyük lütuf!
Bölgedeki asıl etki Türkiye'nin etkisidir.
Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e "One Minute" çıkışını kimse göz ardı etmesin. Arap aleminde sokaklar dalgalanmaya o çıkıştan sonra başlamıştı.
Arap alemi değişsin, diktatörler yıkılsın.
Yeni bir dünya kurulsun ve Türkiye bu dünyanın lideri olsun...
Olacak tabii ki.
Elbette olacak, çok yakında göreceğiz inşallah.

bugün



Bu yazı 1,196 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,583 µs