En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

Öngörülebilir gelecek ve AK Parti iktidarı...



Benim için en güzel şeylerden birisi ve de önemlisi geleceğin öngörülebilir olmasıdır.
Türkiye değil yarının sabahtan akşama gelişmelerin ne olabileceğinin asla tahmin edilemeyeceği günlerden bugünlere geldi.
"Siyasette bir gün, bir hafta bile çok uzun süredir" sözleriyle istikrarsızlığı ifade eden, buna bizi alıştıran politikacılar yok artık.
Şükürler olsun!
Yarını artık daha net öngörebiliyoruz.
Hatta değil yarını, önümüzdeki yılları daha net öngörebiliyoruz.
Elbette her öngörü gerçekleşecek diye bir kaide yok. Hiç beklenmedik bir gelişme her şeyi berbat edebilir. Geleceği Allah'tan başka kimse belirleyemez ve bilemez. Ama genel olarak Türkiye için gidilen yolu hissedebiliyor olmak çok güzel.
Hiç kızmaca darılmaca yok. Bu gelişmeler AK Parti iktidarı sayesinde oldu.
Ya da daha doğru bir deyimle, bu gelişmeler AK Parti iktidarı zamanına denk geldi.
Veya AK Parti iktidarı bu gelişmelere vesile oldu.
Ne derseniz deyiniz, işin içinde her halükarda AK Parti iktidarı var.
Yiğidi öldür, hakkını yeme demişler!
Evet bugünden yarına, aylara, yıllara geleceği öngörebiliyor olmak, gideceğimiz yolu seçebilmek için çok önemli fırsatlar verir.
Gelecekte, önümüzdeki birkaç yıllık gelecekten söz ediyorum, benim için en büyük övünme sebebi ortaya çıkacak.
Dünyanın herhangi bir yerinde başıma bir şey geldiğinde "Ben Türk vatandaşıyım, ülkem bunun hesabını size sorar" diyebileceğim.
Bu durum bana daha şimdiden gurur vermeye başladı.
Bu şovenist bir gurur değil elbette.
Ama ülkesinin dünya dengeleri içinde sözü geçen bir ülke olmasını kim istemez?
Türkiye'nin nüfuz alanı her geçen gün artıyor.
Bölgesindeki ülkeler için Türkiye çok önemli bir lider görünümüne bürünüyor.
Demokrasimiz gelişiyor.
Milli gelir artıyor.
İhracat artıyor.
Üretim artıyor.
Türkiye artık birkaç milyon dolar için yalvaran bir ülke olmaktan çıktı.
Her şeyden önemlisi...
Evet her şeyden önemlisi siyasi istikrar.
Bütün bu gelişmeler istikrar ile hayat buluyor.
Bugünden yarına baktığımızda istikrarın devam edeceğini öngörebiliriz.
Haziranda yapılacak seçimlerde AK Parti'nin yine tek başına iktidar olacağı söylenebilir.
Tek başına üçüncü dönem AK Parti iktidarı...
Üç dönemdir adamlar seçimlere alternatifsiz giriyorlar.
Nedendir bu lütuf ile ihsan?
Bu lütuf ve ihsanın değeri şımarmak yerine her geçen gün daha mütevazı olmakla anlaşılmış olur.
"Mümin, kendisine gelen bütün lütufları, Cenabı Hakk'ın engin rahmetinin bir ifadesi olarak görür.
Bizdeki faziletler, lütuflar, ihsanlar, hep O'nun bağının gülleri ve çiçekleridir.
Biraz tefekkür ettiğimizde bunların katiyen bizden kaynaklanmadığını hemen anlayıveririz.
Evet, bizim yapıyor göründüğümüz her şeyi aslında O yapmaktadır. Zaten bunun aksine inanmayı da şirk kabul ederiz.
'Allah dilemezse siz bir şey dileyemezsiniz.' 'Allah neyi dilemişse o olur. Allah'ın lütfettiği bunca nimetleri, öyle inanıyorum ki, kendilerinden bilmez ve kendilerine mal etmezler.
Allah'ın bu lütufları bizi, fahre, gurura, kibre değil; hamde, senaya ve Cenâb-ı Hakk'a itimada sevk etmelidir."
Bunları yazarken bu konularda bir eksiklik mi görüyorum da yazıyorum?
Elbette hayır. Bu benim işim değil.
Fakat şu bir gerçek: 'İktidar insanı bozar.'
İktidarın bozuculuğundan kurtulmanın yolu mütevazılıkta toprak gibi olmaktır.
 
bugün

 



Bu yazı 1,055 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,513 µs