En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Çocukların uzun süren öksürüğü



İstanbul Bronşiti adı ile tanımladığım klinik tablo özellikle çocuklarda topluma ilk karışmaya başladıkları dönemde (yuvaya veya kreşe gitmek gibi) ortaya çıkıyor. Hastalık nöbetler halinde görülüyor. Hastaların ortalama yüzde 80’ i tedaviye çok iyi cevap veriyor ve belirtiler birkaç gün ile bir hafta arasında tamamen düzeliyor. Hastaların ortalama yüzde 15’ inde öksürüğü kontrol altına alınması birkaç hafta sürebiliyor. Hastaların yüzde 5’ den daha az bir kısmında ise tedaviye cevap ancak birkaç ay sonra görülüyor.
İstanbul Bronşiti ile ilgili yazılarımı okuyan okuyucularımdan aldığım mektuplardan örnekler sunmak istiyorum. İşte bunlardan ilki:

“Ahmet Bey merhabalar,
Ben size 28 aylık kızımla ilgili danışmak istiyorum. Sizin yazınızı okuduktan sonra hastalığımızın İSTANBUL BRONŞİTİ olabileceği düşüncesindeyim.

Biz İzmir’ in bir ilçesinde yaşıyoruz. Kızım yaklaşık 4 ay önce burun akıntısıyla beraber öksürmeye başladı. Doktorumuz geniz akıntısına bağlı olarak öksürdüğünü söyledi. 2 ay kadar antibiyotik tedavisi ve bunun yanı sıra Mukotik, Asist türü ilaçlar ve geceleri öksürüğünü kessin diye Levopront öksürük şurubu kullandık.

Bu arada iki ayrı yere tatile gittik fakat çevre değişimi de öksürüğünde herhangi bir düzelmeye neden olmadı. Bunun üzerine başka bir doktora götürdük bronşiyolit olduğunu söyledi. Broncho-vaxom, Singulair toz  ve reflüsü olabileceği düşüncesiyle de Lansor verdi fakat hiç bir ilerleme sağlanamadı. Bu ilaçları da yaklaşık bir ay kullandık.

Bunlardan herhangi bir gelişme sağlayamayınca 1 hafta önce Ege Üniversitesi’nde bir profesöre götürdük. Kendisi hastalığın bu ilaçlara cevap vermediğine göre incelenmesi gerektiğini söyledi ve biz hastaneye yatış yaptık.

Kızımdan 2 gün içerisinde toplam 12 tüp kan alındı akciğer, sinüs filmleri çekildi. Reflüsü var mı diye burnundan kamera sokularak ses telleri incelendi. Netice de hiçbir şey çıkmadı. Maalesef Profesör Bey bu süreçte yanımızda olmadığı gibi bugün kendisiyle görüşmeye gittiğimizde daha en az 10 gün hastanede yatmamız gerektiğini, daha tetkik yapılacağını söyledi. Yapılan tetkiklerden bilgisi olup olmadığını, sonuçların nasıl olduğunu sorduğumuzda da bilmiyorum cevabını verdi.

Bunun da bize fayda sağlamayacağını üzülerek gördük. Kendisine ne yapmamız gerektiğini, kızımıza daha ne yapılacağını sorduğumuzda da bakarız hafta sonuna kadar yatsın cevabını aldık.
Ben sizin İSTANBUL BRONŞİTİ ile ilgili yazınızı araştırma yaparken okudum. Bundan bugün Profesör Bey'e de bahsettim. Belirtiler bizim kızımıza uyuyor çünkü kendisi tüm tahliller neticelenmeden cevap veremeyeceğini söyleyince bu gün kızımızı hastaneden çıkardık. Maalesef asistanlara deneme tahtası olarak kullanıldık bu süreçte:(

Ahmet Bey, eğer İstanbul da yaşıyor olsam emin olun bugün kızımı size getirirdim. Bize ne önerirsiniz? Şaşırmış durumdayız.
Şikâyetlerimiz gece 1,5-2 civarında başlıyor ve şurup vermezsem öğürtüye varan öksürüğümüz oluyor. Arada zorla balgam çıkartırsa, yapışkan beyaz renkte köpüksü bir şey çıkıyor. Gündüz de eğer fazla koşarsa, gülerse ya da biraz fazla yorulursa öksürmeye başlıyor. Ayrıca çok keskin parfüm kokusu da onu rahatsız ediyor.
Kızım ikiz eşi. Doğuştan bir akciğer problemimiz olmadı. Kuvözde kalmadık. 37+4 de doğdu ve şu an 12.400 gram. Ben alerjik olduğunu düşünmüyorum çünkü yaşadığımız yer çam ağaçları ve çimen olan bir yer. Fakat daha önce de söylediğim gibi iki defa ortam da değiştirmemize rağmen öksürüğünde bir düzelme olmadı, polen mevsiminde değiliz. Evimizdeki halılar anti bakteriyel. Bize İzmir de yönlendirebileceğiniz bir doktor var mı ya da yazınızda belirttiğiniz ilaçları mı kullanmamız lazım?

Biraz uzun bir yazı oldu kusuruma bakmayın ama bu dört aylık süreç bizim ve kızımız için çok zor bir süreçti. Artık sonuç almak istiyoruz o öksürdükçe bir şey yapamamak bizi fazlasıyla üzüyor.

Şimdiden teşekkür ederim.”
İstanbul Bronşit hakkında daha fazla bilgiyi  www.ahmetrasimkucukusta.com adresinde bulabilirsiniz.



Bu yazı 1,048 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,716 µs