En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Çakmak gazı neden öldürür?



Çocuk ve gençlerimizi bekleyen yeni bir tehlike ile karşı karşıyayız. Balicilikten sonra şimdi de çakmak gazı koklama yöntemi daha hayatının baharındaki gençleri ölüme götürüyor. Bugün medyada yer alan Doğan Haber Ajansı’ ından Hüseyin Tüccar’ ın “Bir çakmak gazı olayı daha” başlıklı haberi özetle şöyle:

“Bursa'da arkadaşları ile birlikte poşet içerisine doldurdukları çakmak gazını soluduğu öne sürülen 14 yaşındaki B.P. bu sabah yatağında ölü olarak bulundu. Polis, B.P.’ nin gittiği arkadaşının evinde içersindeki gaz olmayan çakmak, gazın içerisinde boşaltıldığı sanılan poşet ve bilgisayarlara el koydu.  3 kız öğrenciyi Çocuk Şubesi'ne getiren polis, ölüm nedeninin belirlenmesi için cesedi otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırdı.”

Çakmak gazı, tutkal, yapıştırıcı ve benzeri ürünlerde bulunan uçucu kimyasal maddelerin solunması insanlarda solunan maddenin cinsine ve yoğunluğuna göre hafif sarhoşluktan aşırı neşe ve halüsinasyon görmeye kadar değişen belirtilere sebep olur. Bazı durumlarda ise hipoksi yani oksijen eksikliği, zatürree, kalp yetersizliği veya kalp durması ve kusmaya bağı aspirasyonlar yüzünden ölüm olaylarına da rastlanabilir.

Çakmak gazında bütan isimli uçucu kimyasal bir gaz vardır. LPG yani sıvı petrol gazı olarak bilinen bütan gazı aerosollerde propelan (itici gaz) olarak ve soba ve çakmaklarda yakıt olarak kullanılır. Renksiz, kaynama noktası -0.5 derece olan yanıcı bir gazdır.

Çakmak gazı daha çok gazın önce bir naylon torba içine doldurulması ve bunun başa geçirilerek solunmasıyla alınmaktadır. Bütan gazı akciğerlere ulaşır ulaşmaz buradaki geniş alveol yüzeyinden emilerek hemen kana geçer. Bundan dolayı da solunan gazın etkileri tıpkı damardan verilen bir ilaç gibi hemen etkisini gösterir.

Bütan gazının etkileri
Bütan gazının solunmasıyla birkaç dakika içinde alkol içilmesindekine benzeyen sarhoşluk, baş dönmesi, çarpıntı ve aşırı bir neşelilik hali ortaya çıkar. Konuşma yavaşlar ve bozulur. Şuurla ilgili değişiklikler, hayal görmeler, kulak çınlaması, kulakta uğultu, uyuklama da görülebilir. Çakmak gazı koklayan kişi adeta “kafayı bulmuş” gibidir. Bu belirtiler tekrar gaz solunmadığı takdirde solunan gazın miktarına bağlı olarak dakikalar, saatler sürebilir.
Yoğun olarak gaz soluyan kişilerde ise başlangıçtaki aşırı neşe halini takiben yoğun bir gevşeme ve uyku durumu ortaya çıkar. Ajitasyon, havale, deliryum, halüsinasyonlar, istem dışı kas hareketleri, baş ağrısı, kalp ritim bozuklukları, tansiyon yükselmesi, saldırganlık ve intihar teşebbüsü görülebilir.
Merkezi sinir sisteminin etkilenmesiyle ilgili belirtiler dört evreye ayrılabilir:
1.Evre: Kişi coşkulu ev heyecanlıdır; sarhoş gibidir. Görsel veya işitsel halüsinasyonlar hissedebilir
2.Merkezi sinir sisteminin erken depresyonu: Sersemlik, oryantasyon bozukluğu, bulanık görme ve kendini kontrol edememe.
3.Merkezi sinir sisteminin orta dönem depresyonu: Uyuklama, kas koordinasyonunun kaybı, konuşma bozukluğu
4.Merkez sinir sisteminin geç depresyonu: Yarı koma hali, deliryum, epilepsi (sara) nöbetleri.
Kronik etkileri
Bu tür uçucu kimyasalların uzun süre kullanılması kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları, hafıza problemleri, depresyon, idrak fonksiyonlarda azalma, kişilik değişiklikleri, depresyon, kas koordinasyon kaybı, burun kanaması, kansızlık, kilo kaybı, gözlerde kızarma ve sulanma, nefes darlığı, göğüs ağrısı, mide ülserleri gibi belirti ve hastalıklara yol açabilir.

Sinir sistemi, kalp ve akciğerler dışında karaciğer ve böbrekler de zarar görebilir.

Neden çakmak gazı soluyorlar?
Çakmak gazı solunmasına daha çok 12-14 yaşlar arasındaki gençlerde rastlanır. Bunların çoğu evsiz sokak çocukları, akıl hastalığı olanlar, düşük gelir grubundan olanlar, ruhsal veya ailevi problemleri olan gençlerdir. Çakmak gazı solumak sosyal bir alışkanlık olarak değerlendirilebilir ve genellikle de tek başına değil birkaç çocuk bir arada kullanırlar.

Yapılan araştırmalarda, kullanıcıların bir kısmının neşelenmek ve eğlenmek için, bir kısmının erişkinleri şaşırtmak için, bir kısmının bir grubun üyesi oldukları için, bir kısmının diğer maddelere ulaşmaları mümkün olmadığı için, bir kısmının da ucuz ve temini kolay olduğu için çakmak gazı soludukları belirlenmiştir. 

Çakmak gazı neden öldürür?
Bütan gazı solunmasına bağlı olarak hipoksi yani oksijen eksikliği, ciddi kalp ritim bozukluklarına bağlı kalp durması ve kusmaya bağlı aspirasyonlar sonucu ani ölümler görülebilir. Kalp ritminde ciddi bozukluk ve buna bağlı kalp kası kasılmasının durması ile oluşan Sudden Sniffing Death Syndrome (SSDS) adıyla bilinen tablo, herhangi uyarıcı bir belirti olmadan aniden ölüme yol açar.
Zatürree, kalp yetersizliği de daha geç dönem ölüm sebepleridir.
Çakmak gazının doğrudan boğaza püskürtülmesiyle -20 dereceye kadar soğuyan gaz uzun süreli gırtlak spazmı ve ölüme de yol açabilir. 


 



Bu yazı 2,487 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,583 µs