En Sıcak Konular

Murat Yetkin


Murat Yetkin
0 0 0000

'Füze kalkanında mutabakata yakınız'



'Dışişleri Bakanı: NATO bize istemediğimiz bir şey dayatıyor diye bir durum yok. Türkiye NATO'nun etkin üyesi. Çıkarlarımızı savunuyoruz.'

Bunu herkesin bilmesini isterim” diye tane tane açıklamaya başladı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu; “NATO bize istemediğimiz bir şey dayatıyor, biz de kabul etmek zorunda kalıyoruz diye bir durum
yok. NATO, Türkiye dışında bir güç değil, Türkiye, o gücün etkin bir üyesi. Bizim mutabakatımız olmadan NATO bir karar alacak değil.
Biz de Türkiye’nin çıkarlarını
savunuyoruz.”
Davutoğlu, Lizbon’da bugün ve yarın yapılacak ve Türkiye’yi yakından ilgilendiren füze Kalkanı projesinin de konuşulacağı NATO Zirvesi için Cumhurbaşkanı Gül ile birlikte yola çıkmadan önce açıklamalarına bu cümleyle başladı.
Davutoğlu’nun zirveye bir gün kala Türkiye’nin tutumuyla ilgili Radikal’in soruları üzerine telefonda yaptığı açıklamalar şöyle oldu:
m “Aslında benim de Sayın Başbakanın da söylediklerimiz gayet açık. Ama nedense başka yerlere çekenler oluyor. Üzerimize psikolojik harekât yapılıyor derken bu yönünü de kastediyoruz. Sanki Türkiye’nin hiç arzu etmediği bir proje var ve biz de mecburen boyun eğiyoruz; yok böyle bir şey. Kimse bize ulusal çıkarlarımıza aykırı gördüğümüz bir şeyi kabul ettiremez. Bunu dışarıdaki muhataplarımız, örneğin ABD’li muhataplarımız gayet iyi biliyorlar. Bizi anlıyorlar da... Görüşmeler sonrası söyleyebilirim ki, mutabakata yakınız.”
İlke kararı alınacak
Davutoğlu, dünkü görüşmemizde kamuoyunda füze kalkanı projesine ilişkin iki önemli algı konusunda daha açıklama yaptı. Aktarıyorum:
m “Zirvede füze kalkanının bir NATO projesi olma konusu görüşülecek ve mutabakat olursa karara bağlanacak. Yoksa şuraya füze yerleştirilsin, buraya radar yerleştirilsin kararı çıkmayacak bu toplantıdan; bir ilke kararı çıkacak. Ayrıntılar belki aylar süren çalışmalarla belli olacak.”
m “Biz Türkiye olarak bu konuda ilkelerimizi ortaya koyduk. Önce (14 Ekim) NATO Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında anlattık; ki orada ABD’li muhataplarımızla ayrıntılı görüşmemiz oldu. Sonra ben (30 Ekim’de Şanghay’da) üç ilkemizi kamuoyuna açıkladım. Bunların ilki, projenin bir NATO projesi olmasıydı. Böylelikle biz de NATO’nun bir parçası olarak proje üzerinde söz ve karar sahibi oluruz. İkicisi, güvenliğin bölünmezliği çerçevesinde Projenin bir NATO üyesi olarak Türkiye’nin de tamamını koruma kapsamına almasını talep ettik. Tabii o arada bir de külfetin NATO üyeleri arasında adil bölüşümü meselesi bulunuyor. Üçüncüsü de balistik füze tehdidinin tanımı yapılabilir, ama tehdit kaynağı olarak ülke tanımı yapılmasın dedik. Örneğin bizim, komşularımız Rusya, İran, Suriye gibi ülkelerden özel bir tehdit algılamamız yok. Ama füze tehdidi nereden gelirse gelsin var.”
Türkiye’nin söz hakkı
m “Daha sonra (5 Kasım’da) Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanının başkanlığında, Sayın Başbakan, Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı bir araya geldik ve
bir devlet politikası oluştu. Ortaya çıkan ilkeleri en son Başbakan Tayyip Erdoğan (12 Kasım’da, Seul’de) ABD Başkanı Obama’ya aktardı.”
m “Başbakanın ‘Komuta bizde olmalı sözü’ yanlış yere çekildi. Burada bütün sistemi Türkiye yönetsin demiyoruz. Kabul edilirse, komuta Türkiye’nin de bir parçası olduğu NATO’da olacak. Tabii
bunun alt unsurları da var.
Dediğim gibi, bu ayrıntılar, NATO Zirvesi’nde ilkeler kabul görürse, daha sonra konuşulacak. Ama Türkiye’ye bu sistemin bir unsuru yerleştirilse de yerleştirilmese
de Türkiye bu işe onay vermişse, onu aynı ölçüde sahiplenir. Biz
ciddi bir ülkeyiz.”
Lizbon zirvesinin hemen öncesinde ve bütün bu tartışmaların ardından Davutoğlu’nun ‘mutabakat yakın’ demesini önemsemek gerekiyor. Lizbon zirvesinden füze kalkanı projesinin bir NATO projesi olarak benimsenmesi kararı çıkarsa, unutmayalım ki Türkiye de buna onay vermiş demektir. Daha sonraki gelişmelere de bu açıdan bakmak gerekiyor.

Gündüz Aktan'ı anıyoruz

Radikal yazarı Gündüz Aktan’ı üç yıl önce bugün kaybettik. Emekli büyükelçi Aktan’la Radikal Ankara bürosunda paylaştığımız mesai son derece zengin bir ortamdı; kendisinden radikal okurlarının yazılarından edindiğinden daha fazla bilgi edinme fırsatı bulduğum için şanslıyım.

radikal



Bu yazı 561 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mart 2012 İki önemli mesele
    • 15 Mart 2012 Türkiye'nin yeni deniz stratejisi üzerine
    • 23 Aralık 2010 Şahin'den çağrı: Siyasi partiler yasası değişmeli
    • 11 Aralık 2010 Üniversitelerde ikinci 68 mi?
    • 5 Aralık 2010 Ankara'dan Tel Aviv'e: Özür insani-siyasi diye ayrılamaz
    • 21 Kasım 2010 'Diyarbakır'da 3. bir yol açabiliriz'
    • 19 Kasım 2010 'Füze kalkanında mutabakata yakınız'
    • 15 Kasım 2010 2010 model Ecevit çıkışı
    • 7 Kasım 2010 Hem AK Parti hem de CHP'de merkeze açılım
    • 23 Ekim 2010 Bedelli görüşülmedi ama söz siyasetin
    • 18 Ekim 2010 Gül ve Demirel'le dinleme üzerine
    • 3 Ekim 2010 Siyaset sahnesinde bu kez çok güzel hareketler var
    • 30 Eylül 2010 ABD, Irak sınırında güvenlik şeridine destek verdi
    • 26 Eylül 2010 Bilim dünyasına biraz daha ilgi
    • 16 Eylül 2010 CHP'nin hatası ve faturası
    • 11 Eylül 2010 Öcalan 'boykot' dedi, tansiyon yükseldi
    • 30 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu: Geçmişteki yanlışları telafi ediyoruz
    • 25 Temmuz 2010 Orduda değişim
    • 22 Temmuz 2010 Başbakan hesaplaşacaksa madde 35 ve YÖK'ü kaldırsın
    • 20 Temmuz 2010 AB elçisi: Yeni bir İran istemiyoruz

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,971 µs