En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

'Küçük Türkiye' milliyetçiliği (IV): Turancılık



Kendi içine doğru kıvrılan ve küçülen, böylece Türkiye'yi de küçülten milliyetçiliğin hatırlamakta zorlanacağı bir mefkûre: Turancılık.

Bugün Ege ve Akdeniz sahillerine Kürtler yerine Orta Asya'dan çekik gözlü 'akrabalarımız' gelseydi, 'Küçük Türkiye' milliyetçilerinin yeni komşularına davranışı farklı olur muydu? Anti-Kürdizmin dayandığı reel temelleri anlamak için yerinde bir karşılaştırma değil mi? Bence hiçbir fark olmazdı.

Halbuki Turancılık, Türk milliyetçiliğinin en iddialı ve en kapsamlı idealiydi. 'Rehber Kur'an, hedef Turan' güzergâhı, Hira Dağı ile Tanrı Dağları'nın terazinin iki kefesine eşit ağırlıkta konması, ufuk açan dinamik sentezlerdi. Üstelik geride bir asrı aşan Türkçü-Turancı hareketin birikimi duruyordu.

Bugün siyasî kimliğini 'Türk milliyetçisi' olarak tanımlayan gençler, acaba 'Türkçülük' ve 'Turancılık' arasındaki farkı biliyorlar mı? Meselâ Turan'ın ihata ettiği kavimlerin hepsinin Türk olmadığını? Ben sordum: Bilenlerin sayısı çok az. Çünkü 'Küçük Türkiye milliyetçiliği'nin bir 'Turan' ideali artık mevcut değil. Anadolu'ya sıkışmış kalmış bir milliyetçilik, nasıl bu kadar büyük bir projeyi sırtına alıp taşıyabilir?

1970'li yıllarda Türk milliyetçiliği, Ergenekon efsanesi kadar uzak görünen Turan illerinden bahsediyordu. 'Esir Türklere hürriyet' istiyorduk. 'Vatan ne Türkiye'dir Türklere ne Türkistan/ Vatan ulu ve müebbet bir ülkedir: Turan' mısraları ile aslında Soğuk Savaş'ta anti-komünizmi dillendirdiğimizi, Sovyetler Birliği dağılınca anladık. Çünkü hazırlıksızdık.

'Pan-Türkizm gibi 'pan' hareketleri ve Turancılık özünde siyasî olmaktan ziyade kültür hareketleridir. Dil, kültür, tarih, antropoloji araçlarını ustalıkla kullanamazsanız ağyar karşısında gülünç duruma düşersiniz. Türk milliyetçileri bu hareketleri geliştiren ve II. Meşrutiyet öncesine uzanan zengin birikimi canlandıramadılar. Zira Turancılığı basit bir parti politikası aracına dönüştürüp kısırlaştırdılar. Bugün Türk dünyası adına canla başla çalışan saygın milliyetçilerin özenle parti siyasetinin uzağında durmaları bu yüzden olmalı.

Ancak Turancılığın en ciddi sorunları hâlâ siyasette yatıyor. Tabii parti siyasetinde değil. Milliyetçiliğin hiçbir türü demokrasi ile uzlaşmadan, hatta demokrasiyi içselleştirmeden var olamaz. Var olursa faşizm gibi, sıradan bir diktatörlüğün ideolojik payandasına dönüşür. Çünkü milliyetçilik egemenliğin kaynağının millet olduğuna inanan siyasî inancın tezahürüdür. Değer verdiğiniz, yücelttiğiniz, her şeyden üstün gördüğünüz milletin kendini yönetme becerisine sahip olmaması derin bir çelişki değil mi? Bu yüzden milliyetçilik, özü itibarıyla demokrat olmak zorundadır. Bir adım sonrası: Turan illerini bir araya getirecek olan temel ölçü demokrasi değil mi?

Türk milliyetçiliği Kürt sorunu karşısında başını kuma gömerek 'Küçük Türkiye milliyetçiliği'ne dönüştüğü için, Turancılık konusunda sınıfta kaldı. Böylece Türkiye sınırları dışına yönelik iddialarını kaybetti. 'Hayır kaybetmedi' diyenlerin Turan ilerinde bir karşılığı var mı? Turan'a giden kapılar kapandı. Türkiye'nin önüne yerleştirdiği Osmanlı ufku yanında Turancılığın bugünün dünyasında reel bir karşılığı kalmadı. Türkiye'nin Turan illeri ile ilişkisini bugün tıpkı Osmanlı gibi yürüttüğünün farkında mıyız?

Asıl Turan ideali, Ömer Lütfü Barkan'ın 'Kolonizatör Türk Dervişleri'nin modern versiyonları tarafından çok üst bir senteze taşınarak aşıldı. Seküler Türk milliyetçilerinin hayal bile edemeyeceği bir 'millî misyonerlik' tarihi bütünüyle tersine çevirdi. Bütün dünyaya yayılan Türk okulları ve bu okulların verimli kıldığı iklimde serpilip gelişen teşebbüs gücü, Turancılığı aşan ve anlamsız hale getiren çok ileri bir hamle değil mi?

'Küçük Türkiye' milliyetçilerinin hissesine düşen artık Turancılık değil. Önümüzdeki seçimlerle sınırlı dar bir alanda ayak oyunlarına dalıp 'Türkçe Olimpiyatları'na sırtını dönmekten, daha ötesi Turan'ı çoktan kurup üzerine yeni ufuklar inşa edenlere savaş açmaktan ibaret.
 
zaman



Bu yazı 1,152 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,820 µs