En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

CHP tek resepsiyona katılmalı



Cumhurbaşkanlığı 2003’e kadar her 29 Ekim’de büyük bir resepsiyon verir ve Devlet ile toplumun önde gelenlerini buluştururdu. Kimsenin türbanlı olup olmadığı sorun yapılmazdı.
          
2003’te, Sezer mutlaka Komutanların da destekleriyle bir karar aldı ve Çankaya Köşkü’nütürbanlı eşlere kapattı. İlk defa Kamusal Alan kavramı getirildi. Bunun asıl nedeni, iktidara gelmiş olan Ak Parti’ye türban konusunda bir mesaj vermek, türbanlıların alanlarını kısıtlamaktı. Eşi türbanlı olan milletvekilleri, bürokratlar, hatta iş ve medya dünyası da, eşsiz davet edilir oldu.
 
Cumhuriyet tarihindeki, giyimle ilgili ilk ayrımdı bu...
 
Ardından, Çankaya’ya Gül çıktı.
 
Gelir gelmez, aynı konuda duyarlılık gösteren Komutanların nasırına basmamak, kriz yaratmamak adına, 29 Ekim resepsiyonlarını ikiye böldü. Gündüz resepsiyonuna Komutanları davet etmedi. Türbanlılar dahil olmak üzere, toplumun bir kesimi, akşam resepsiyonuna ise, yoğunlukla Silahlı Kuvvetler mensupları, devlet bürokrasisi ve yabancı kordiplomatik çağırıldı.
 
Doğrusunu söylemek gerekirse, garip bir görüntüydü. Kimsenin içine sinmiyordu, ancak geçici de olsa bir oyun sahneleniyordu. Sanki iki ayrı Türkiye vardı ve Cumhurbaşkanı da, iki ayrı kutlama yapıyordu.
 
Bu uygulama, TSK ile İktidar arasındaki büyük bir mücadele sürdükçe, devam etti.
 
Ağustos ayındaki YAŞ toplantılarında yaşananlar ve sonuçta iktidarın istediğini kabul ettirmesiyle birlikte, dengeler değişti.
 
Şimdi, açılmış eski ve yeni yaraların sarılması dönemine giriliyor.
 
Cumhurbaşkanı Gül, 29 Ekim resepsiyonunu 2003 öncesindeki uygulamaya döndürüyor. Yani, türbanlı-türbansız ayrımı yapılmadan, Devlet ile toplumun, sivil ile askerin kutlamalara birlikte katılmaları süreci tekrar başlatılıyor.
 
ASKER NEDEN GELMESİN?
 
Şimdi herkes merak içinde.
 
Acaba gelecekler mi?” sorusu soruluyor.
 
Neden gelmeyecekler ki?
 
TSK, bir başka Türkiye’nin ordusu değil ki...
 
Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı var. Aynı zamanda, Başkomutan sayılır. Komutanların katılmamakta ısrar etmesi, son derece büyük bir Cumhuriyet krizi yaratır ki, buna kimsenin hakkı olmaması gerekir.
 
Ayrıca, Cumhurbaşkanı’nın atacağı adımdan, Genelkurmayı önceden haberdar etmesi de, bir devlet nezaketidir. Mutlaka, Genelkurmay bilgilendirilmiş ve olumsuz bir sinyal alınmamıştır.
 
Başka türlüsü düşünülemez dahi.
 
Artık barış dönemidir. Kısır döngülerden kendimizi kurtarmak ve Kürt sorunu gibi, çok daha önemli sorunlara yoğunlaşma zamanıdır.
 
CHP’NİN RESEPSİYON ÇELİŞKİSİ
 
Besbelli ki, CHP’nin 29 Ekim resepsiyonu konusunda kafası karışık veya kendi içlerinde bir zamanlama sorunu yaşıyorlar.
 
Ortada üç seçenek var:
 

   1. Muharrem İnce partinin aldığı “katılmama” kararını erken açıkladı. Daha beklemesi gerekirdi.
   2. Kılıçdaroğlu, aldıkları “resepsiyona katılmama” kararının abartılı olduğunu görüp geri adım attı.
   3. CHP yönetimi, AKP ile bir pazarlığa hazırlanıyor. Resepsiyona katılma karşılığında, iktidar partisi veya Gül’den, türban yasağının üniversiteler dışındaki eğitim kurumlarında devam etmeyeceğinin güvencesini istiyor.

 
Hangisi olursa olsun, Kılıçdaroğlu’nun türban konusunda benimsediği yeni tutum,  anlayışlı yaklaşım ile resepsiyona katılmama kararı açık bir çelişki yaratıyor. CHP bu resepsiyona katılmalı, buna karşı türbanın üniversite dışında da serbest bırakılmasına karşı çıkmalı.



Bu yazı 782 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,319 µs