En Sıcak Konular

Gülay Göktürk


Gülay Göktürk
0 0 0000

Diyanet'i bu işe karıştırmayın



Başbakan türbanla ilgili son açıklamasında güzel ve haklı şeyler söylemiş ama sonunda yine Diyanet'i işin içine karıştırmadan da edememiş.

Bu konuda Diyanet'ten görüş alınmalıymış.

Nasıl olacak yani?

Diyanet oturup bir fetva hazırlayacak. Kur'an'daki tesettürle ilgili ayetleri yorumlayacak, farz olup olmadığını, kız çocuklarının hangi yaştan sonra tesettüre girmeleri gerektiğini, tesettürün nasıl uygulanacağını, mesela bir tutam perçemin dışarıda bırakıp bırakılamayacağını; böyle bir modele Allah'ın tolerans gösterip göstermeyeceğini bir bir açıklayacak...

Böylece, şu türban meselesi başımıza sarıldığından beri bitmek bilmeyen "İslamiyet'te baş örtmek farz mıdır, değil midir" tartışmaları da şıp diye bitecek. Artık kimse "Anneannelerimiz gibi örtseler ne olur" diye söylenip durmayacak, Sencer Ayata gibi amatör moda tasarımcıları eskiz defterlerini çöpe atacak.

Bir başka deyişle "Resmi İslam" elini masaya vurup "Bu budur" dedi mi; herkes "devletin yorumu karşısında boynumuz kıldan ince" deyip yerine oturacak...

Eğer umulan buysa hayret gerçekten...

Ben ki ne İslam'ı, ne de İslami cemaatleri pek bilirim; böyle bir şeyin mümkün olmadığını görüyorum da Erdoğan nasıl göremiyor; ona şaşıyorum.

Tutun ki yüzde 99'luk Müslüman kitlenin yüzde 99'u Diyanet'in görüşüne katıldı. Katılmayan yüzde 1'in kendi dini yorumu doğrultusunda davranma hakkı ne olacak?

X x x

Çeyrek yüzyıldır türban tartışmalarının içindeyim. Çeyrek yüzyıldır hem dinliyor, hem konuşuyorum. Şimdiye kadar gördüğüm şu ki, tartışma ne zaman dini platforma kaysa, "İslamiyet'te başörtüsü farz mıdır, değil midir" noktasına gelse çıkmaza giriyor, herkes kendi yorumunda diretiyor ve hiç kimse hiç kimseyi ikna edemiyor. (Aslında etmesi de gerekmiyor) Zaten bu yüzden, başından beri söylediğimiz şey, bu tartışma teolojik bir tartışmaya dönüştüğü anda, işin içinden çıkılamayacağı oldu. Sadece Müslümanlar'ın hepsi tek bir yorum etrafında birleşemeyeceği için değil; aynı zamanda, Müslüman olanlarla olmayanların ya da dini hassasiyeti güçlü olanlarla olmayanların birleşebilecekleri ortak bir platform yaratamadığı için...

Başörtüsü Müslüman kadın açısından bir "kıyafet özgürlüğü" meselesi ya da bir seçim değil dininin bir emri olabilir. Ama demokratik ve laik bir devlette bu talep dinin emri olarak değil bireyin temel hak ve özgürlüklerinin bir gereği olarak ortaya konulduğu takdirde herkesin katılabileceği bir tartışma platformu yaratılabilir.

Özet olarak, başörtüsü tartışması İslam içi bir tartışma olarak değil bir din tartışması olarak değil temel haklar tartışması olarak yürümek zorundadır. Burada sözü edilen temel hak birincil olarak inanç ve ibadet özgürlüğü hakkı ama aynı zamanda kıyafet özgürlüğü hakkıdır. İnanç ve ibadet özgürlüğü, kişinin dinini istediği gibi yorumlama hakkını da içerir. İnanç ve ibadet özgürlüğüne saygı gösterilen ülkelerde, bu hakkın nasıl kullanılacağı Diyanet gibi kurumların dayattığı "Resmi din" yorumlarıyla sınırlanamaz.

Aslında, türban konusunda Diyanet'e biçilen bu görev bile, Diyanet diye bir kurumun neden olmaması gerektiğini göstermeye yetiyor ya neyse, bu ayrı konu...

bugün



Bu yazı 615 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Susmak için artık çok geç
    • 24 Eylül 2012 Darbecilik mahkûm oldu
    • 21 Eylül 2012 7 adımda çözüm planı
    • 14 Eylül 2012 Libya
    • 25 Ağustos 2012 Kürtler'i PKK'dan korumak
    • 8 Ağustos 2012 Tehditle canlı kalkan olunur mu?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye Kürdistanı
    • 2 Temmuz 2012 Zana kimi, neyi temsil ediyor?
    • 18 Haziran 2012 Kılıçdaroğlu Bahçeli'nin arkasına saklanıyor
    • 15 Haziran 2012 Olmayacak duaya amin
    • 11 Haziran 2012 Oslo süreci yeniden mi?
    • 8 Haziran 2012 Erdoğan-Kılıçdaroğlu görüşmesi
    • 4 Haziran 2012 Ses kayıtları
    • 30 Mayıs 2012 Parti kongreleri neden yapılır?
    • 21 Mayıs 2012 Sivil bayramlar dönemi
    • 11 Mayıs 2012 Yine mi?
    • 9 Mayıs 2012 Solun resmi tarihi
    • 25 Nisan 2012 Keşke CHP bölünse
    • 11 Nisan 2012 Kafası karışık bir Demirtaş
    • 9 Nisan 2012 Nizam-ı alem

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,373 µs