En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Kılıçdaroğlu-baş örtüsü



Başörtüsü, bin kere tüketilen bir konu ama Türkiye'nin gündeminden bir türlü çıkamadığı için şu anda bile üzerinde yazılacak pek çok şey var.
Şu andaki sıcak gündemi, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun "sorun çözme" hamlesi oluşturduğu için oradan başlamak isterim.

-Doğrusu, Kılıçdaroğlu'nun "Sorunu biz çözeriz"deki çözme iradesini, sırf bir irade olarak samimi buluyorum. CHP baş örtüsü konusunda pozitif bir tavır alarak, bir anlamda özgürlükler karşısındaki negatif konumdan çıkmış olacak, toplumla iletişim noktasında da bir hamle yapmış olacak. Yani her şeyden önce bu duruş, CHP'ye ve bu partiye atılım yaptırmaya çalışan Kılıçdaroğlu'na lazım olduğu için, Kılıçdaroğlu'nun çıkışı laf olsun diye söylenmiş bir şey değil.

-Ayrıca Kılıçdaroğlu'nun bu çözme iradesinin gündem oluşturması da anlamlı çünkü CHP'nin bu meseledeki kilit rolü ihmal edilemez.

-Ama Kılıçdaroğlu'nun çözme iradesi noktasında yalpalıyor gözükmesi de sebepsiz değil. Çünkü zorluklar var.

Bir: Her şeyden önce Kılıçdaroğlu'nun ve etrafındaki kişilerin zihniyet dünyasında baş örtüsünün bir Müslüman hanım için ifade ettiği anlam henüz netleşmiş değil. Ben, Kılıçdaroğlu ve etrafındaki insanların zihninde, İslam-insan ilişkisinin de çok netleşmiş olmadığını söylersem, abartı sayılmamasını isterim. Medyada, CHP ve benzeri kulvarlarda dolaşan insanların söylemlerine baktığımda, baş örtüsü konusunda çok net bir bilinç zaafı olduğunu gözlemliyorum.

İki: CHP'nin devlet-toplum ilişkisine bakışı açısından ciddi bir problemin varlığı gözleniyor. Kılıçdaroğlu'nun zihniyet dünyası da hâlâ kılık kıyafetine varıncaya kadar, toplumun yukarıdan aşağı devlet tarafından dizayn edilebileceği yönünde gözüküyor. Bu zihniyet, CHP bilinç katmanlarında, bir tür devrim dönemleri kalıntısı halinde yaşıyor. Şu anda baş örtüsü yasağı dahil, baş örtüsüne getirilmek istenen biçimlendirmeler dahil, burada Anayasa Mahkemesi'ne tanınan yetki dahil, hepsi jakoben devlet zihniyetinin uzantısıdır. İşin çok kötü yanı ise bu zihniyetin toplumun bir tür (İslam'la bağlantılı) yaşama tarzının küçümsenmesi ve dışlanması gereken bir hayat tarzı olarak görülmesidir. Bu devlet zihniyeti, diyelim köylü kadınların baş örtüsüne bile lütfen müsaade ediyor, sonradan gelen din kaynaklı arayışlara ise kapıyı tamamen kapatıyor. Ama aynı devlet zihniyetinin, diyelim Batı kaynaklı hayat tarzlarına karşı herhangi bir tavrının olmaması, burada devlete, Batılı normlar adına bir yeniden inşa rolü vermiş olmanın ürünü. CHP, bu devlet zihniyetinin sahibi gibi durduğu için, meşruiyetini halktan almayan rolünü sürdürmüş oluyor. Oysa baş örtüsü, halktan gelen ve devletin bu rolünü sorgulayan bir çizgi. Aradan 80 küsur yıl geçmiş olmasına rağmen, Kılıçdaroğlu'nda özgürlük açılımı yapmak isterken bile, jakoben zihniyetin nüksetmesi çok şaşırtıcı bir durum. Bu zihniyet dünyasının, başörtülü bir genç kızın talep ettiği özgürlüğü üretmesi kolay değil.

Üç: CHP'nin tabanı açısından zorluğu olduğu görülüyor Kılıçdaroğlu'nun... CHP tabanı tahlil edildiğinde, bunun içine, baş örtüsüne sıcak bakmayan toplum kesimlerinin -bunu isimlendirme gereği duymuyorum- girdiği sonucu ortaya çıkıyor. Yani Kılıçdaroğlu, baş örtüsüne özgürlük hamlesi yaparken, kendi toplum tabanı dışında olumlu karşılanacağını bilirken, bizzat kendi tabanında tepkiler oluşacağı ihtimalini dikkate almak zorunluluğunu hissediyor. O zaman da, başörtülü genç kızın taleplerini karşılamak zaruretini terazinin bir kefesine, CHP tabanının tepkilerini terazinin karşı kefesine koymak gerekiyor. CHP, bu ikilemi hep yaşayacak bana göre.

Ama ben, Kılıçdaroğlu'nun çıkışını gene de, kim ne derse desin Türkiye'nin ana ukdelerinden birisi olan ve binlerce genç kızı, aileyi mağdur eden bu sorunun çözümü noktasında bir olumlu gelişme olarak görüyorum.

Burada söyleyeceğim şudur:

CHP çözüm için formül arayışında ise önce baş örtüsünün, bunu inancı gereği takan bir genç kız için hangi anlama geldiğini görmeli. Sonra bu inanca saygı göstermeli. Bu toplum kesiminin baskı altında tutulmasına ilişkin bilinçaltını ayıklamalı. Sonra, yukarıdan aşağı toplumu biçimlendirme iradesinin artık vaktinin geçtiğini düşünmeli. Nasıl başka bir kadının giyim tarzına müdahale akla gelmiyorsa, aynı saygınlık duygusunu başörtülü kadına karşı geliştirmeye çalışmalı.

Bütün bunların temeline de, toplumdan korkmamayı yani bu toplumu kendi haline bırakırsanız ya davulcuya kaçar ya zurnacıya tarzındaki, CHP bilincinden kurtulmayı, bu bilincin ürünü olan halk iradesi önündeki supaplara sığınmaktan vazgeçmeyi yerleştirmeli...

Bütün bunların köklü bir zihniyet restorasyonu olduğu açık. Dilerim Sayın Kılıçdaroğlu CHP'de bunun öncülüğünü yapar.

Teşekkür:

Acil bir fıtık ameliyatı geçirdim. Henüz iyileşme safhasındayım. Yazı yazabilecek halde oldukça yazmaya çalışacağım. Bu vesile ile bir hayli teşekkür borcu birikti. Önce ameliyatımı gerçekleştiren başta Dr. Atilla Karakelleoğlu olmak üzere, Vakıf Gureba Hastanesi'nin 1. Cerrahi Servisi görevlilerine, ilgilerini esirgemeyen hastane yönetimine, ziyaretle, telefonla, e-maille, çiçek göndererek geçmiş olsun dileğinde bulunan tüm dostlara, sevgilerini, şefkatlerini bir kere daha en sıcak biçimde yanımda hissettiğim aileme, çocuklarıma kalbi şükranlarımı sunuyorum.

bugün



Bu yazı 597 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,425 µs