En Sıcak Konular

Mehmet Barlas


Mehmet Barlas
0 0 0000

İktidarı 'Evet' mi yoksa 'Hayır' mı güçlendirir?



Bir Anayasa referandumunun böylesine öfkelerle dolu bir kamplaşmaya neden olacağını herhalde önceden kestirmek mümkün değildi.
Özellikle birbirlerine çok zıt siyasal konumlara sahip kesimlerden insanların "Hayır" cephesinde buluşacakları kesinlikle tahmin edilemezdi.
Yani siz MHP ile BDP'nin sivilleşme ve demokrasi konularında aynı çizgide olduklarını önceden biliyor muydunuz?
Bu durumun izahını belki de felsefi düşünce içinde bulabiliriz.
Felsefi düşünceyi popüler kültüre indirgeyen bir kitap var.
T. Cathcart ve D. Klein birlikte yazmışlar "Felsefeyi Mizah Yoluyla Anlamak" kitabını. (Aylak Yayınları)
Mesela bu kitapta felsefedeki "Post Hoc Ergo Propter Hoc" kuralının da yanlış olduğu anlatılıyor.
"Post Hoc Ergo Propter Hoc" kabaca "Bir şey diğerini izlediğine göre o şey diğeri yüzünden olur" anlamına geliyor.
Horoz ötünce güneş doğuyorsa, horozun ötüşü güneşi doğurur, demek gibi bir durum bu.
Bizim olayımızda da acaba "Hayır dersek iktidara bizim tuttuğumuz parti gelir mi" benzeri bir horoz-güneş ilişkisi olabilir mi?
Oysa bütün çok bilenler, hayır oyları daha fazla çıkarsa AK Parti seçmenlerinin kilitleneceğini ve önümüzdeki genel seçimde AK Parti'nin daha güçlü biçimde iktidar olacağını yorumluyorlar.

Yanılgı örnekleri
Sözünü ettiğimiz kitapta, bu tür yanılgılara bir başka örnek fıkra daha var.
Şöyle:
Kızılderili kabilesinin yeni seçilen genç ve eğitimli büyücüsü, kendisine "Önümüzdeki kış nasıl geçecek" diye sorulunca, meteoroloji müdürünü aramış ve soruyu ona yöneltmiş.
Meteoroloji müdürü "Kış soğuk geçecek" deyince, genç büyücü kabilesi üyelerine dönmüş, -Kış soğuk geçecek, ormanda ne kadar odun bulursanız toplayıp stok edin, demiş.
Birkaç hafta sonra büyücü yine meteoroloji müdürünü arayıp, aynı soruyu sormuş.
Müdür "Kış çok soğuk" geçecek diye cevap vermiş.
Büyücü "Bunu nereden anlıyorsunuz" diye sorunca meteoroloji müdürü "Çünkü Kızılderililer ormanda harıl harıl odun toplamaya başladılar" diyerek açıklamış tahminin kaynağını.

Otorite her şeyi bilir
Anayasa referandumuna ilişkin tartışmalarda hukuk otoritesi oldukları var sayılan kişiler, aynı maddeyi kendi siyasal konumlarına göre farklı yorumlarken, yine felsefenin bir kuralını hatırlamak durumundayız.
Bunun Latincesi "Argumentum Ad Verecundiam" şeklinde,
Yani bir konuda gerçekler farklı gösterse de "Otorite"nin dediğine uymak gerekir.
Bir fıkralı örnek şöyle:
Yolda Al ile karşılaşan John şaşkınlıkla haykırır:
-Ben seni öldün biliyordum!
Al gülerek cevap verir:
-Hayret... Oysa gördüğün gibi ben hayattayım.
John bu cevaba sinirlenir,
-Olamaz... Bana senin öldüğünü söyleyen kişi senden daha güvenilir bir insandı, der.
Bütün bu çeşitlemelerin sonunda eveti de hayırı da belki daha farklı değerlendiririz. Çünkü her kavram birden çok anlamlar içerir.
Mesela 500 metre uzaktaki annesini bir atışta vuran kişi "İyi nişancı" olsa da "İyi insan" değildir.
Yani "İyi" olmak her şeye yetmez...
Ama yine de hepimizin ve hepinizin bayramı hem iyi hem güzel olsun.



Bu yazı 609 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Eylül 2012 Sakın "Erdoğan'sız AK Parti" hesabı yapmayın!
    • 28 Temmuz 2012 "Büyük Kürdistan" bir Amerikan sorunudur
    • 16 Ocak 2012 Kıbrıs'ı da Kwai Köprüsü'ne benzetmedik mi?
    • 9 Ocak 2012 Orta yaş sınırı yükselirken artık kimse yaşlanmayacak mı?
    • 4 Ocak 2012 AK Parti başarılı olursa tüm Türkiye başarılı olacaktır
    • 29 Ekim 2011 Cumhuriyet Bayramımız hepimize kutlu olsun
    • 31 Ağustos 2011 Yeniden açılım günlerinin üslubuna dönülmelidir
    • 17 Temmuz 2011 Asıl sorunumuz acaba ''Şarklılık'' mı?
    • 9 Temmuz 2011 Siz değişmezseniz koşullar sizi değiştirir...
    • 26 Şubat 2011 İktidar iddiası bulunmayan muhalefet olur mu?
    • 25 Kasım 2010 CHP'nin sivil paşalarının sivil darbe ürküntüsü...
    • 11 Ekim 2010 Kılıçdaroğlu'nun önündeki tarihi fırsat
    • 22 Eylül 2010 Sentetik beyaz Türklerin dayanılmaz hafifliği
    • 11 Eylül 2010 Kim yalancı? Anayasa Mahkemesi mi, CHP lideri mi?
    • 9 Eylül 2010 İktidarı 'Evet' mi yoksa 'Hayır' mı güçlendirir?
    • 28 Haziran 2010 Üslubu tırmandırınca kelimeler kifayetsiz kalabilir
    • 12 Haziran 2010 Yeni dünyada eksen de merkez de farklı yerlerdeler
    • 7 Mayıs 2010 Teşekküre karşı benden de bir teşekkür...
    • 5 Ocak 2009 Basın ''Medya'' olmadan önce kol kırılır yen içinde kalırdı...
    • 3 Kasım 2008 Türk demokrasisinin sabırla imtihanında geçer not alabilecek miyiz?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,529 µs