En Sıcak Konular

İsmail Küçükkaya


İsmail Küçükkaya
0 0 0000

Şehitlerimiz ve referandum...



Canını, 20 yaşındaki oğlunu bu vatan için şehit vermiş bir anne, Cumhurbaşkanı'na diyor ki; 'Bakın, hepimiz ne kadar da fakiriz.'
Öyle sıradan, geçiştirilecek bir cümle değil, yürek yakıyor.
Olay, Dolmabahçe Sarayı'nda geçiyor.


Cumhurbaşkanı Gül, şehit yakınlarına iftar yemeği veriyor.
Ankara Temsilcimiz Çiğdem Toker arayıp, 'bu özel haber'i söylediğinde hepimizin içi burkuluyor.
Sonra akşam televizyonlarda izliyoruz, bir başka şehit annesi Saray'ın önünde Kürtçe ağıt yakıyor:
'Günahtır, yazıktır, artık çocuklarımız ölmesin.'
Gül'ün konuşmasını izliyorum, ne kadar da hüzünlü...
Konuşma bitince alkışlıyorlar, Cumhurbaşkanı mahcup, 'Hayır' diyor 'lütfen alkışlamayın, siz zaten evlatlarınızı vererek bu memlekete en büyük fedakarlığı yaptınız.'
Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşma metninin tamamını dün bir kez daha okudum.
Bakın Gül'ün asıl can alıcı sözleri nerede:
'Bu mübarek Ramazan ayında ümit ederim ki yanlışa sapanlar, yanlış içinde olanlar, kardeşlerinin kanlarına girenler, onlar da yanlış yolda olduklarını hatırlarlar, düşünürler ve yanlışlarından vazgeçerler.'
Gül'ün uyarısı ve mesajının adresi tek değil. Sadece teröristler kastedilmiyor. 'Yanlışa sapanlar' tanımlamasını düşündüm uzun uzun...
Önümüzdeki günlerde irdelenmeye muhtaç sözler bunlar. Sorgulayacağız, yazacağız.


OKUYUCU NE İSTİYOR?
Günlerdir gelen mesajlara, okuyucu yorumlarına dikkat kesiliyorum. Bizden en çok terörle ilgili konularda haber talep ediyorlar. 'Gerçek gündem budur' diyorlar.
Bir de son günlerde 'referandumu' merak ediyorlar.
İlginç; 'ne demeliyiz, nasıl bir tercihte bulunmalıyız?' sorusuna yanıt arıyorlar.
Kutuplarda yer alanların işi kolay, kendi mahallelerine göre 'evet' veya 'hayır' deyip geçecekler. Makul çoğunluk ise sessiz ve tedirgin, onlar bekliyor.  
'Anlıyoruz ki, kafa karışıklığı yaygın. Anayasa paketinin ne olduğuna, içeriğine ilişkin bilgi eksikliği yaşanıyor.'
Maalesef siyaset iyi sınav vermiyor.
İçerik boş, seviye düşük.
Toplumu politize ettiler ama katılımcılığı sağlayamıyorlar.
Kitleleri mobilize ettiler ama kalite çıtasını düşürdüler.
Böyle bir tablodan sonra 'evet' veya 'hayır' çıkmış çok önemli mi, emin değilim artık.


SESSİZLİĞİN ÇIĞLIĞI...
Bölücü terör, Türkiye'nin bir numaralı sorunu.
Onunla mücadeleyi partiler üstü, siyaset dışı bir zemine taşımak zorundayız.
Şehit annelerinin, babalarının; şehit çocuklarının, eş ve kardeşlerinin acısından daha gerçek hiçbir şey olamaz.
Uzun zamandır, Doğu ve Güneydoğu'dan, son zamanlarda Karadeniz'den ve hatta Güney'den kötü kokular geliyor.
Akılalmaz suçlamalara ve iddialara rağmen kahreden bir sessizlik hakim Ankara'ya...
En çok, askerini seven, sayan, onu korumak isteyenler makul açıklamalar bekliyorlar.
Sonra...
Ne kadar ilginç olaylar yaşanıyor...
İki haftadır gemiler bozuk diye teröristbaşına avukatları gidemiyor, ardından Adalet Bakanlığı tekne kiralıyor ve avukatlar İmralı'dan döner dönmez 'ateşkes' ilan ediliyor. Referandumdan sonraki bir tarihe kadar...
Aman Allahım...
Öcalan'ı kim kullanıyor, kim yönlendiriyor.
Madem birilerinin böyle bir gücü var, akan kanı neden tamamen durduramıyoruz?
Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e bugün işte bunu soracağım...
'Sayın Bakanım' diyeceğim, 'Bu Abdullah Öcalan konusu nedir, bize lütfen anlatın' diyerek açıklama rica edeceğim. İmralı'nın kanı durdurmaya niyeti var da birileri mi engelliyor, yoksa bizim bilmediğimiz başka hesaplar mı var? Öğrenip sizlere aktaracağım.

akşam

 



Bu yazı 872 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Haziran 2012 ABD denklemin neresinde?
    • 27 Nisan 2012 Siyaset neden dine tutuldu?
    • 11 Nisan 2012 İşte baş döndüren Suriye diplomasisi
    • 1 Nisan 2012 Türk futbolunu kurtarma paketi
    • 5 Mart 2012 İşte önümüzdeki 6 ayın yol haritası: Başbakan'ın 'tek devlet' stratejisi
    • 13 Şubat 2012 Oslo üzerinden MİT krizi analizi...
    • 6 Şubat 2012 Kimlerin uzun tutukluluğu bitiyor?
    • 21 Kasım 2011 Türkiye bölünür mü büyür mü?
    • 23 Mayıs 2011 MHP neden hedef tahtasında?
    • 18 Nisan 2011 'Doğu Çözümü'
    • 11 Nisan 2011 Başbakan'ın liste stratejisi
    • 17 Mart 2011 Başbakan'dan 'askerle diyalog' yorumu: 'Çok yakın çalışıyoruz'
    • 28 Şubat 2011 Erbakan'dan sonra Türk siyaseti
    • 21 Şubat 2011 Seçimin sürprizi ne olabilir?
    • 4 Şubat 2011 Başbakan Erdoğan'ın planı
    • 5 Ocak 2011 2011'de nasıl bir MHP?
    • 22 Kasım 2010 CHP ile MHP arasını açmalı
    • 13 Ekim 2010 Sarı Lacivert'in Doğu açılımı
    • 16 Ağustos 2010 Şehitlerimiz ve referandum...
    • 13 Mayıs 2010 Operasyona açık siyaset

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,588 µs