En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Balyoz dersleri



BALYOZ davasından çıkaracağımız hukuk ve ideoloji dersleri var; hepimizin alması gereken dersler. Evvela yargı maalesef iyi sınav vermedi. Önce tutuklamalar yaptı, ardından iki ‘nöbetçi hâkim’ toptan tahliye kararı verdi! Sonra dava açıldı ve toptan yakalama kararı çıktı... Sonra itiraz üzerine öbür mahkeme bunu toptan kaldırdı!
Beni rahatsız eden bu “toptan”lardır. O kadar sanığın durumu aynı olabalir mi? Hepsi aynı derece kaçabilecek veya aynı derece delilleri karartabilecek olabilir mi?! Ya da hiçbiri mi bu durumda değil?
Öteden beri eleştiriyorum, bizde tutuklama kararı vermek adeta bir alışkanlık! Halbuki çağımızın adalet ve hürriyet anlayışı tutuklamayı ancak zorunlu hallerde uygun buluyor. Bu sebeple, AB sürecinde hükümet davalar uzasa bile tutuklamanın üç yılı geçmemesi için bir kanun hazırladı, henüz Meclis’te...
AİHM içtihatları ortada.
Kişiler hakkında hiçbir şey diyemem ama prensip düzeyinde, yakalama kararlarını kaldıran 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunmasını olumlu buluyorum.

Öbür kafa’
Çağımızın ulaştığı adalet ve hürriyet anlayışı böyle ama... Şimdi Balyoz dosyasını açıp bakalım: Yunanistan’la savaş görüntüsü altında, Mart 2003’te hazırladıkları ‘plan semineri’ne göre, binden fazla devlet görevlisini içeri tıkıyorlar; yüksek yargıdan, valilerden, DTP ve Merkez Bankası’ndan, diplomatlardan!.. Çoğu “gerici, eşi türbanlı” falan diye!
‘Seminer’de diyorlar ki:
“Toplumsal olaylarda artık acıma, bilmem ne falan yok!.. Yeşil bayraklarla dolaşan insanlara öyle taviz yok.. Tepeleme var...”
Bir başka üst rütbeli de “Halka acımasız davranacağız” diyor!
Ya ellerine fırsat geçseydi?! Bu gözü dönmüş bağnazlığın çağımızdaki adalet ve özgürlük anlayışıyla ne ilgisi var?! Bu çağda nasıl bir çağdışılık böyle?
Cezaevlerinde işkencelerle PKK’yı semirten de aynı kafa değil miydi?!

Atatürk ve asker
Peki niye böyle düşünüyorlar? Dosyada ipuçları var, “Kurtuluş Savaşı’ndan sonra olduğu gibi gerekli tedbirler alınmalı” diyorlar mesela.
Atatürk’e referansları hep bu açıdan; Atatürk’ün başka yönleri yokmuş gibi.
“Kuzey Irak’ta olsun, Yunanistan’la olsun nerede olursa olsun... Dış tehdit irticanın ayaklanması ile ortaya çıkacak tehlikeden daha büyük olamaz” diyorlar!
Böyle körlük olabilir mi? Bugün bırakın “Takrir-i Sükun Kanunu”nu, OHAL’e gitmek bile büyük sakıncalar yaratır, geri teper, üldeki çatlağı derinleştirir!
Aradan 7 yıl geçti bırakın ayaklanmayı irticai nitelikte tek toplumsal olay olmadı, aksine, İlhan Selçuk da artık “şeriat meriat gelmez” diyerek gerçeği belirtti. Ama neredeyse her gün şehit veriyoruz!
‘Tehlike’yi teşhiste bu nasıl körlük böyle?!
Bu körlüğün, bu gözü dönmüşlüğün sebebi, ‘ideoloji’dir: Asker artık, İsmet Paşa’nın deyimiyle “Atatürk’ün ihtilalci metodlarını” kutsamaktan vazgeçmeli, hele de icra etmeyi aklından bile geçirmemeledir.
Asker, Atatürk’e milli kahraman ve devlet kurucu olarak bağlanırken onun “muasır medeniyet”inin çağımızda özgürlükçü demokrasi anlamına geldiğini dikkate alarak ideolojisini bu yönde ‘revize’ etmelidir. Bu, hem ülkenin hem ordunun kendisinin gerilimlerden kurtulmasında çok yararlı olacaktır.

milliyet



Bu yazı 503 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,957 µs