En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

Bir başka kayaya çıkıldı



Bugün size bazı tanıklıklar sunuyorum; hepsi de Kardak ile ilgili ve aynı operasyonu anlatıyor. Operasyon aynı, ancak anlatımlar arasında öyle farklılıklar var ki, dedektif dikkati gerekiyor. Sizlerin dikkatini...

Tansu Çiller'in başbakan olarak "O bayrak inecek, o asker gidecek" demesi üzerine kararı alınan operasyonun komutanının 14 Ocak 2008 tarihinde 'Arena' programında anlattıkları... Okuyalım:

"Doğu Kardak Adacığı'nda bulunan OEK timini etkisiz hale getirmek ve o adadan süpürmek için emir almıştım. Buna yönelik olarak planlarımı hazırladım. Akşam saatlerinde o emir değişti; sadece bir timimizin, Batı Kardak Adacığı'na çıkmasına karar verildi. Önce, helikopterle adacıkların çevresinde bir keşif uçuşu yaptık. Adacıklar, sabah saatlerinde 15-20 arası, akşama doğru 35'i aşkın irili ufaklı Yunan Donanması'na ait savaş gemisiyle kuşatılmıştı. Gece saatlerinde bu sayı, 40 Yunan savaş gemisine yaklaştı."

Yunan savaş uçakları tepede uçarken yapılan bir operasyon... Keşif uçuşlu filân...

Aynı komutan anlatmaya devam ediyor: "Daha sonraki açıklamalarından, Yunan kuvvetlerinin, Batı Kardak Adacığı'nı yeterince düşünmediklerini öğrendim. Bizim açımızdan da, harekâtı gerçekleştirmemiz için tahsis edilen iki Black Hawk helikopterinin yaptığı aldatma harekâtları çok büyük kolaylık sağladı. Yunan gemilerinin tüm dikkatlerinin onların üzerine yoğunlaşmasına neden oldu. Bu esnada deniz, hava, yağmur durumunun da örtü ve gizlenmeye kolaylık sağlaması sanıyorum harekâtımızı kolaylaştırdı."

Herşeyi nereye çıkılacağına kadar planlamış komutan...

Şimdi de olayı izleyen muhabirin kendisini görevlendiren yayın yönetmenine sonradan anlatımıyla aynı olay: "Otelde çok sayıda gazeteci olduğu için çaktırmadan nasıl ayrılacağımızı planladık. Görenlere 'Biz Bodrum'a yemeğe gidiyoruz' dedik. Ama bazıları uyandı, takibe başladı. O nedenle bir bölümümüz Bodrum'a gitti. Ama biz onları atlatıp, Gümüşlük'e gittik."

Yayın yönetmeni anlatmaya muhabirin bıraktığı yerden devam ediyor: "Gümüşlük'e geldiklerinde, komandoların zodyakları şişirmekte olduğunu görmüşler. / O dönemde dijital kameralar yok. Cesur Sert flaşla bir fotoğraf çekmeye kalkmış. Komutan 'Lütfen çekmeyin, bir ülkenin kaderiyle oynarsınız' demiş. / Çünkü patlayan flaşın Kardak'taki Yunan askerinin ve etrafındaki 30 Yunan gemisinin dikkatini çekeceğini düşünmüş. / (..) / Türk zodyakları boş olan ikinci kayalığa çıktı. / Çatışma olmadı. / İki ülkenin diplomasisi o gece 'akıl yarışına' girdi ve ertesi sabah netice alındı."

İki anlatım arasında ciddi bir fark olduğu herhalde dikkatinizi çekmiştir: Komutanın iki yıl önce anlattığı biçiminde, harekât, tepede Yunan uçakları uçarken Blackhawk helikopteri desteğinde yapılıyor; muhabir ve ondan öğrendiklerini bizimle paylaşan eski yayın yönetmeni ise bunlardan hiç söz etmiyor. Bir küçük bot dolusu askerle yapılan basit bir aldatmaca...

'Aldatmaca', çünkü küçük bota çıkılan yolculukta varılan hedef Kardak değil, onun yanındaki bir başka kayacık... O da operasyon öncesi yapılan toplantılara katılan Türkiye'nin Roma Büyükelçisi İnal Batu'nun cinliği...

O toplantıda bulunanlardan sonradan Deniz Kuvvetleri Komutanı olacak Ora. Güven Erkaya anılarını emekli Büyükelçi Taner Baytok'a anlatmıştı. Baytok'un, savaşı önleme tedbiri olarak başvurulan "Kardak yerine bir başka kaya parçasına çıkma" formulünün Erkaya'ya ait olduğunu iddia etmesi üzerine, fikrin esas sahibi İnal Batu derhal itiraz etti. Esasen Kardak'a çıkmaya hazırlananlara, "Millet arkanızdadır" teşvikini yaptığını öğrendiğimiz gazete yayın yönetmeni de formulün sahibinin İnal Batu olduğunu bilmektedir.

Toplantıdaki havayı da veren şu satırları okuyalım: "Türk SAT'ları direkt olarak Kardak'a çıkacaktı ve orada Yunan askeri vardı. Büyük bir ihtimalle çatışma çıkacak ve bu da işi bir Türk-Yunan savaşına kadar götürebilecekti. / Türkiye'nin Roma Büyükelçisi İnal Batu, işte tam o sırada dâhiyane bir teklifte bulundu ve 'Hemen yanında ikiz kayalık var. Orada Yunan askeri yok. Biz de oraya çıkıp bayrak çekelim. Hem çatışma olmaz, hem de anlaşma için zaman kazanırız' dedi."

Neymiş, herhalde anladınız: Botla bölgeye gönderilenler daha hareketlendikleri anda Kardak yerine başka bir kayalığa çıkacaklarını biliyorlarmış...

Sebebi de âşikâr: Araya ABD Başkanı Bill Clinton'un girmesi... Kıbrıs gibi ciddi bir sorun yüzünden savaşmayan iki ülkenin, üzerinde 12 keçinin yaşadığı bir kaya parçasının kimin olduğu münkaşasını sıcak çatışmaya çevirme ihtimaline katıla katıla gülen Clinton'un...

Beklerseniz, olayın medya yönünü de tanıklarla anlatacağım.

yenişafak

 

 



Bu yazı 952 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,460 µs