En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Kitle partisi



MURAT Başesgioğlu’nun Ak Parti’den istifa ettiğini TV’lerden öğrenince saşırdım ve hemen kendisini aradım. Gazetecilik yapmak için değil, rahmetli Turgut Özal döneminden beri dostum olduğu için... Çok takdir ettiğimiz dürüst br politikacı olduğu için... Ve tabii neler oluyor diye de soracaktım.
Telefonları kapalıydı, Meclis’teki sekreterine not bıraktım.
Ertesi gün beni aradı. Aramızda yılların dostluğu var, buna rağmen telefonda söyledi şu:
“Yaptığım yazılı açıklamanın dışında şu anda bir şey söylemek istemiyorum. İstanbul’a geldiğimde oturup ayrıntılı olarak konuşalım!”
Halbuki, “bunları yazma” diyerek, parti ve hükümet hakkında eleştiriler yapabilirdi; hatta bizde âdet olduğu gibi parti liderini ve yakın çevresini çekiştirebilirdi.
Hayır, yapmadı. İşte Başesgioğlu budur; bu bir siyasi ahlaktır!
Bir araya gelip sohbet ettiğimizde de eminim “konular”ı konuşacağızdır, “kişiler”i değil.
Başesgioğlu “Turgut Özal mektebi”nden gelmek gibi önemli bir siyasi tarza ve tecrübeye sahiptir. 28 Şubat’ın kurdurduğu hükümette İçişleri Bakanı olan Başesgioğlu ‘post modern darbe’nin bakanlıktaki tahribatını sessiz, gürültüsüz önlemeyi başarmıştı. Erdoğan hükümetindeki bakanlık görevlerini de başarıyla yürütmüştü.
Başesgioğlu’nun ayrılması AKP için bir ciddi bir kayıptır.

Fraksiyon partileri
Her kitle partisi birer sosyal ve siyasi koalisyondur. Doktrin partileri ise kitleleri kapsayamaz.
Marjinal ‘fraksiyon’ partileri bir kenara, bizde MHP’nin ve Milli Görüş partilerinin sınırlı kalmasının asli sebebi budur.
Mesut Yılmaz’la Tansu Çiller arasındaki kavganın merkez sağı erittiği, böylece “arsa”da büyük boşluk oluştuğu zaman bile Erbakan doğal oyu olan yüzde’de 10’dan ancak yüzde 22’ye çıkabilmişti.
Benzer bir analiz MHP için de geçerlidir.
Hatta bir ölçüde CHP için bile... CHP niye yıllardır yüzde 20 civarını aşamıyor? Kutsadığı ideoloji, partinin farklı kitlelere açılmasını engelliyor da ondan.
Kılıçdaroğlu bunu “kitlelerle aramızdaki kültürel duvar” diye tanımlamıştı, aynı şey... Bakın, türban açılımını, ‘doktrin’ nasıl engelledi?

Suhulet gerekli
Ak Parti'nin sosyolojik olarak bir kitle partisi olduğunun kanıtı, aldığı oylardır. “Milli Görüş gömleğini çıkarmak”, Erbakan’ın “Hıristiyan Kulübu” dediği AB’ye üyeliğimizi, yabancı sermayeyi, NATO’yu, liberal özgürlükleri savunmak...
Elbette aynı zamanda muhafazakâr bir parti.
Özal ve ANAP da muhafazakârdı şüphesiz. Fakat Özal’ın yakın ekibinde sol kökenli bir Işın Çelebi vardı; üç yıl önce insanların sağcı, solcu diye birbirini öldürdüğü Türkiye!..
Özal Merkez Bankası’nın başına, muhafazakârlıkla ilgisi olmayan Rüştü Saracoğlu’nu getirmişti. Örnekleri uzatmaya gerek bile yok.
Ve Özal Türkiye’nin gidişatını değiştiren reformlar yaptığı halde, böyle davrandığı için, Türkiye bugünkü kadar kutuplaşmamıştı; Özal’ı tanıyan herkes bilir, onun siyaset tarzı “işleri suhuletle yapmak”tı, öfkelenmeden, kırıp dökmeden...
Başesgioğlu’nun istifasının toplumsal zeminini Başbakan dikkatle analiz etmelidir. Ülkemizde etnik gerginlik tırmanırken siyasette bir “suhulet” iklimi oluşturmaya ekmek su gibi ihtiyaç var.
Bir de gerçeği iyi düşünmeli: Türkiye’de iktidarların ikinci dönemi çok sorunlu geçer; “suhulet” daha bir gereklidir!

milliyet



Bu yazı 428 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,891 µs