En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Erdoğan Obama'yı davet etsin...



Yeni âdet bu: İçimizdeki işgüzarların tezviratları yetmiyor, Batı'dan çağrılan gazetecilerden de ilâve destek alınıyor. New York Times'ın parlatılmış kalemi Thomas Friedman, bu hafta, sadece yazılarıyla değil konuşmalarıyla da, ülkemizi bizlere anlattı. En çarpıcı cümlesi aynı zamanda bir teklif Friedman'ın: "Obama aradaki ihtilâflı konuları yüzyüze görüşmek üzere Erdoğan'ı Camp David'e davet etsin..."

Yüzyüze görüşmek kadar iyisi yok. Amerikan başkanlarının dinlenme mekânı Camp David bu iş için var zaten. Turgut Özal bir defasında orada ağırlanmıştı. Arap-Filistin ihtilâfının en kritik anları taraflar Camp David'te biraraya getirilerek aşılmıştı.

Friedman'ın teklifi yabana atılacak cinsten değil...

Ancak benim bir karşı-teklifim var: Aradaki görüş farklılıklarını yüzyüze görüşmek üzere daveti, ABD Başkanı Barack Obama'ya, Başbakan Tayyip Erdoğan yapsın... Arka fonda güzellikler isteniyorsa Boğaz'daki herhangi bir yer bu buluşmaya mekân teşkil edebilir.

Meramım, şu aşamada Friedman'ın da ihtiyaç olarak gördüğü Obama-Erdoğan görüşmesinin bizim coğrafyamızda bir yerde olması...

Camp David'in geçmişte mekân teşkil ettiği görüşmelerin büyük bir çoğunluğundan hayır çıkmadığı ortada: Jimmy Carter Mısır ve İsrail'in liderlerini orada ağırlamıştı, Enver Sedat'ın Menahem Begin'i Tel Aviv'de ziyaretinden hemen önce; o buluşmadan bir hayır çıkmadı, Sedat bir suikastta hayatını kaybetti.

En son Irak'ı işgale hazırlanan George W. Bush Avrupa'daki işbirlikçilerini Camp David'te konuk etmişti; o işbirlikçilerin hiçbirinin ülkelerinin siyasi hayatı içerisinde esamisi okunmuyor bugün...

Mekânın meş'umiyeti Camp David'e itirazımın yalnızca bir bölümü. Esas itirazım şundan: Barack Obama Beyaz Saray'a taşındıktan sonra dünyaya verdiği sözleri, Camp David'ten çok, o sözleri verdiği Ankara ve Kahire'ye yakın bir yerde daha kolay hatırlar...

İslâm Dünyası'na hitap etmek için gittiği Kahire'de, Obama, 4 Haziran 2009 tarihinde şu mesajı vermişti: "Buraya ABD ile dünyanın her köşesinde yaşayan Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç arayışı için geldim. Ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı üzerine oturan yeni bir başlangıç... Amerika ile İslâm birbirini dışlamaz, bu sebeple rekabet halinde olmaları gerekmiyor; tersine yek diğerini içerir ve ortak ilkeleri paylaşırlar; adalet ve kalkınma, hoşgörü ve insan onuru gibi ortak ilkeleri..."

Daha önce de (6 Nisan 2009) Ankara'da, TBMM'de, milletvekilleri önünde şunları söylemişti Obama: "Ortadoğu'da bizler İsrail ile komşuları arasında kalıcı bir barışa ulaşılması hedefini paylaşıyoruz. Açıkça söylemek gerekirse, ABD iki devletli çözümü, İsrail ve Filistin devletinin yanyana barış ve güvenlik içinde yaşamasını güçlü bir biçimde desteklemektedir. Filistinliler, İsrailliler ve dünyadaki iyi niyetli herkes tarafından paylaşılan bir hedeftir bu. (..) Bir yandan kurumlarını güçlendirmede kendilerine yardım ederken bir yandan da ihtiyaç içerisindeki Filistinlilere elimizi uzatmalıyız. Terörü reddetmeli ve İsrail'in güvenlik mülâhazasını meşru görmeliyiz."

İsrail'in güvenliğine yönelik terörün susmasını sağlayan, ama vatandaşları ihtiyaç içerisindeki Filistinlilere el uzatmaya kalktığında üzerlerine ölüm kusulan Türkiye adına Başbakan Erdoğan, Kahire ve Ankara'da verdiği sözleri ABD Başkanı Barack Obama'ya en iyi Türkiye'de hatırlatır.

Friedman'ın tespiti doğru: İki lider yüzyüze görüşmeli... Ancak ABD'de ve Camp David'te değil, Türkiye'de ve mümkünse İstanbul'da...



Bu yazı 870 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,656 µs