En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Doğu mu, Batı mı?



TÜRKİYE Batı’dan kopup Doğu’ya mı kayıyor? Son olarak İstanbul’da Türk-Arap zirvesi toplandı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Suriye, Lübnan ve Ürdün’le “Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi” kurulacağını açıkladı; dört ülke arasında vizeler kalkıyor, serbest ticaret başlıyor...
Milliyet’in dünkü ekonomi sayfasında Araplarla takas bankası kurulması, Türk bankalarının bölgeye açılması, Telekom’un Suriye, Ürdün ve Arabistan’la anlaşmalar yapması, Suriye ile ortak bankalar kurulması, Lübnan’ın Türk sermayesine davetiye çıkarması yönünde haberler vardı.
İmzaların altı boş değil yani...
Davutoğlu’nun “Kars’tan Fas’a, Sinop’tan Sudan’a, İstanbul’dan Aden’e” vizyonu ise hayli uzun vadelidir.
Bunlar Batı’dan kopuşumuzun işaretleri mi?

Çok-merkezli dünya
Artık “Batı-egemen” dünya geride kalıyor. Paul Kennedy daha yirmi yıl önce “Büyük Güçlerin Yükselişi ve Çöküşü” adlı kitabında belirtmişti bunu: 1900 yılında dünya sanayi üretiminin yüzde 85’ini ABD ile Avrupa yapıyordu! Sanayiden ve onunla ilişkili bilim, teknik ve organizasyon kapasitesinden gücünü alan Batı’nın sömürgecilik ve emperyalizm çağının özetidir bu rakam.
Kennedy kitabında 1980 yılında dünya sanayi üretiminde Batı’nın payının yüzde 44’e düştüğünü belirtir.
Devamını ben yazayım: IMF’nin projeksiyonlarına göre, 2030 yılında ABD ve AB’nin dünya ekonomisindeki payı yüzde 31’e inecek!.. 2050 yılında Çin’in toplam hasılası ABD’yi geçecek!..
Türkiye gibi “yükselen ülkeler”in toplam hasılası Avrupa’yı geride bırakacak!

İki simge kitap
21. yüzyılın karakterini simgeleyen iki kitaptan bahsetmeliyim: Biri Asyalı, Singapurlu Kishor Mahbubani’nin “Yükselen Asya Yarımküresi, Dünya’da Önlenemez Güç Kayması” adlı kitap... (The New Asian Hemisphere: The Irresistible Shift of Global Power, 2008.)
Öbürü Amerikalı Fareed Zakaria’nın “Amerikan-Sonrası Dünya” adlı kitabı... (The Post American World, 2008)
Mahbubani Batı’nın artık dünyaya tek başına yön veremeyeceğini, bunu Asya ile paylaşması gerektiğini anlatıyor. Asla çatışmacı bir dil kullanmıyor. Aksine, Asya’nın yükselişinde Batı ile ilişkilerin ve Batı’dan aldığı bilim, teknoloji, pragmatizm gibi değerlerin önemini vurguluyor.
Zakaria da Amerika’nın “Yükselen Asya” gerçeğini tanımasını ve işbirliği yapmasını savunuyor. Amerika’nın bilim, teknoloji, üretkenlik ve organizasyonda çok uzun yıllar liderliğini sürdüreceğini de belirtiyor. Gerçekten ABD dışında bir tane Harvard var mı?!

Batı ve Doğu
Dünyanın “çok merkezli” hale geleceği 21. yüzyılda Türkiye’nin de “geniş çevre”ye ve bu arada Ortadoğu’ya açılımlar yapması, hatta ‘birlikler’ oluşturması normalden öteye gereklidir bile.
Ancak Türkiye’nin Batı’yla ilişkilerinde de hayati çıkarları vardır; hem ekonomik, hem siyasi, hem güvenlik yönüyle!
Doğu’ya açılmak için Batı’dan kopmaya, hele de Batı’yla çatışmaya gerek yok!
Koca Asya ve Amerika çatışma yerine işbirliği yapacaksa, Türkiye niye kendini bir Batı-Doğu çatışmasına sürüklesin?!
Başbakan’ın Batı’yla ilişkiler üzerinde konuşurken öfkeli, çatışmacı dili bırakıp, Zakaria ve Mahbubani gibi ‘kavrayışlı’ bir dil kullanması hem dış politikamız için daha istifadeli olacak, hem Türkiye’nin Batı’dan kopmasını bekleyenlerin heveslerini boşa çıkaracaktır...



Bu yazı 401 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,807 µs