En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

Anayasa Mahkemesi kuzuyu yemeye karar verirse...



Türk Anayasası değiştirilmez hükümlere sahip.
Değiştirilmez değil "Değiştirilmesi dahi teklif edilemez" hükümlere sahip.

Bu ne demek şimdi?

Ne demek değiştirilmesi dahi teklif edilemez?

Bunu yazanlar kendilerini firavun gibi hissediyor olmalılar.

Yoksa kim "Değiştirilmesi dahi teklif edilemez" diye bir anayasa maddesi yazar.

Başka hangi psikoloji içindeki biri ya da birileri her şeyin her an değiştiği bir dünyada böyle saçma bir şeye imza atar?

TBMM'den geçen Anayasa değişikliği şimdi Anayasa Mahkemesi önünde.

Her ne kadar mahkeme "şekil yönünden inceleyecek" olsa da, mahkemenin sicili bozuk.

Bir anda fikrini değiştirip esasa girebilir!

Bu mahkeme 367 katakullisine imza atmış bir mahkeme.

Bu mahkeme AK Parti iktidarı döneminde iki kere daha önce aldığı kararlara ters kararlar alarak intihar etti!

367 katakullisinden sonra AK Parti'nin kapatma davası görüşmelerinde intihar etti bu mahkeme.

Anayasa Mahkemesi öyle bir mahkeme ki bu mahkemeden hukuk beklemek doğru bir bekleyiş olmaz.

Siyasi bir mahkeme.

Rejimin bekçisi.

Hukuku rejime uydurma, rejimi hukuktan korumanın kalesi...

Başında kim olursa olsun bu değişmez!

Anayasa Mahkemesi şekli incelemeyi bitirdikten sonra esasa girerse değişikliğe "acaba bu değişiklik anayasanın değiştirilemez hükümlerine aykırı mıdır" diye bakabilirmiş!

Yapar mı yapar!

Dedik ya, sicili bozuk bir mahkemeden hukuk beklenmez.

Ama biz yine de bekliyoruz.

Memleketin huzuru için, ülkenin çıkarı için, Türkiye'nin geleceği için...

Anayasa Mahkemesi kuzuyu yemeye karar verirse bunun mutlaka bir çaresini bulur.

Her türlü hukuk dışı karar hukuka uygun hale getirilerek verilir.

TBMM'ye gerek yok.

Ülkeyi 11 yargıç 9'a 2 yönetsin!

Anayasa Mahkemesi önüne gelen her yasa "Değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez" hükümlerine bakılarak karara bağlansın.

Kutsal kitap mübarek!

Değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez.

Her türlü sorgudan uzak.

Tanrısal...

Dokunulmaz...

Başkenti bile değiştiremezsiniz!

Gerek olsa bile, Ankara bir depremde tümüyle yıkılsa bile...

Neden?

Çünkü İstanbul bir şekilde yeniden başkent olursa o zaman işte bu hiç iyi olmaz!

Bu maddeye bakarak bu anayasayı yazanların yerliler olduğuna pek ihtimal vermiyorum.

Anayasa Mahkemesi son mahkeme.

Denetimi yok.

Bu yüzden orayı kim ele geçirirse ona göre karar verilebilen bir yer.

Kendi kararları yargı denetimi dışı olduğu gibi, yargıyla ilgili birçok başka kurumun, özellikle yüksek yargının kararları ile ilgili de "Yargı denetimi dışıdır" ifadelerine sahip.

HSYK kararları yargı denetimi dışı mesela...

Bunlar hiç değişmesin, değiştirilmesi dahi teklif edilmesin.

Öyle ki, bütün değişiklikler "Değiştirilmesi dahi teklif edilemez" maddesine bakılarak karara bağlansın.

Sonra da hep birlikte oturup ağlayalım...

Türkiye büyümüyor...

Gelişmiyor...

Yerinde sayıyor...

Herhalde kardeşim, değiştirilmesini dahi teklif edemiyorsun...

Ne bekliyorsun ki...

bugün



Bu yazı 704 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,938 µs