En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

PKK'nın ve İsrail'in yalnızlığı



Birkaç saat ara ile İsrail'in Mavi Marmara, PKK'nın İskenderun'da askerî birliğe yaptığı saldırının ortak paydası, ikisinin de su götürmez biçimde terör eylemi olmasıydı.

İsrail'e karşı Türkiye, izlediği akıl dolu diplomasi ile sadece kendi hukukunu değil, bu terör eyleminin gerekçesi olan Gazze'yi de savunuyor. Hükümeti, muhalefeti, sivil toplumu ve medyası ile Türkiye iyi bir sınav veriyor. Dünyayı ayağa kaldırdık ve arkamıza aldık. İsrail, hiç bu kadar yalnızlığa mahkûm edilmemişti.

Ya PKK terörü?

Bayrağa sarılı tabutun içinde gencecik insanlar ve o tabutlara sarılan anaların ve babaların yürek yakan feryatları. PKK, en hassas noktamıza vuruyor. Hükümet bütün dikkatini ve enerjisini yoğunlaştırıp İsrail'e ince ayar çekerken PKK, Tunceli'de, Hakkari'de canevimizi vuruyor. İsrail terörüne karşı oluşan sağduyulu direnci ve akıl dolu tepkileri, PKK terörüne karşı gösterebiliyor muyuz?

Burada bir sorun var. Bu soruna eğilmeli ve mutlaka çözmeliyiz. Aksi takdirde PKK terörü canımızı yakmaya devam edecek.

Yeniden başlayan terörün tek hedefi, Devlet'in PKK'yı muhatap olarak almasını sağlamak. PKK, hiç olmazsa gayri resmî olarak kendisine devlet yetkisini kullanan birilerini muhatap bulduğu zaman pazarlığa başlayacak ve silahları bırakıp, örgütünü tasfiye edecek. "O zaman devlet, neden PKK'yı muhatap almıyor ve kanı durdurmuyor?" sorusunu sorabilirsiniz? Birkaç sebebi var. Birincisi PKK'nın Kürtleri temsil yeteneği ile ilgili. PKK'nın özellikle Güneydoğu bölgesinde yaklaşık üçe bir oranında Kürt toplumunu temsil yeteneği var. PKK muhatap alındığı zaman otomatik olarak Kürtlerin tamamının temsilcisi konumuna yükseliyor. Tersine muhatap alınmadığı ve kendisini şiddet yöntemleri ile ifadeye kalktığı zaman marjinalleşiyor. Kürtler, Filistin davasında Araplardan ve hatta Türkiye'nin geri kalanından daha duyarlılar. İsrail ile eşzamanlı olarak Türkiye'ye saldıran PKK'nın Kürtler arasında itibarı kalmaz. "Muhatap alınma" ısrarına şu karşılığı vermek mümkün: Neden legal bir parti olarak BDP'nin muhatap alınması yeterli görülmüyor?

İkincisi, hükümet, PKK'yı muhatap alırsa siyasî olarak intihar etmiş olur. Akan kanı durdurmak gibi yüce bir gaye için bile olsa, terör örgütünü muhatap alan bir hükümet, muhalefet tarafından paramparça edilir. Bir seçim sonra izine bile rastlanmaz.

Üçüncüsü, ilk iki sebebi de gereksiz kılacak kadar önemli: PKK muhatap alınsa bile terör sona ermez. Bütün illegal örgütlerde olduğu gibi PKK'nın hiyerarşisi ve disiplininde sorunlar var. Bu sorunlar yakın zaman önce Reşadiye ve Sarıyayla saldırılarında su yüzüne çıktı. Başta Öcalan olmak üzere birileri muhatap alınsa bile terörün sona ereceğinin garantisi yok. "Hangi PKK?" sorusunun cevabını, bu sefer "liderlerimiz davayı sattı" diyen ve kendilerini kanıtlamak için her yana saldırarak kan döken bir marjinal örgütten alabiliriz. Kısaca "muhatap alarak" terör sorununu çözmenin fiilen zaten imkânı yok.

Peki o zaman MHP lideri neden AK Parti hükümetini "terör örgütü ile masaya oturup pazarlık yapmak"la itham ediyor? Terörle mücadelede "teslimiyetçilik ve zaaf göstermek"le suçluyor? CHP'nin çiçeği burnunda genel başkanının söylemi de, çok farklı değil. Kılıçdaroğlu; "Terör konusunda siz şu ya da bu şekilde açık kapı aralarsanız, o açık kapıdan şehitlerimiz çıkar" ithamı ile hükümeti Bahçeli ile aynı mantığı kullanarak vuruyor. PKK ile pazarlığa oturmadığı için şiddetin yeniden hortlamasını engelleyemeyen AK Parti hükümetini, teröre taviz verdiği için suçlamak ve askerlerin şehadetinden sorumlu tutmak haksızlık değil mi?

PKK'nın başlattığı terör, İsrail'in Mavi Marmara gemisine yönelik terör saldırısından daha önemli. Ne zaman duracağı bu sefer biraz da muhalefetin dirayetine ve sağduyusuna bağlı. Terör şayet iç politika malzemesi olmaktan çıkarsa PKK o zaman tıpkı İsrail gibi yalnızlaşacak, marjinalleşecek ve tükenecek. Silahlar yerine insanlar konuşmaya başlayacak ve sorunlar çözülecek. Bu sefer görev en başta muhalefetin.

zaman



Bu yazı 1,064 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,485 µs