En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

CHP'de 'Kurtlarla Dans'



CHP'de sular durulmuyor. Dün yapılan MYK seçimleriyle bu gerçeği bir kez daha gördük.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin'in yolları çok net şekilde ayrıldı.
Bu ikilinin İstanbul'da başlayan yol arkadaşlığı Ankara'da devreye Önder Sav'ın girişiyle son buldu. CHP'yi nasıl etkiler bilinmez ama Tekin'in siyasi yolculuğunda bir dönüm noktası olacağı kesin.
Bu noktaya biraz da Tekin'in siyaset aceleciliğinin yol açtığı çok açık.
Çünkü Gürsel Tekin, kaset skandalının patlamasıyla başlayan hızlı süreci iyi yönetemedi. Önder Sav'ın devreye girip, ipi eline almasıyla da ne yapacağını şaşırdı. Kılıçdaroğlu'nun adaylığını destekleme konusunda kararsız kaldı.
Ama boş da durmadı. Kendi çapında oyun kurmaya çalıştı. Hatta bazen sınırlarını zorlayarak havaya bile girdi. Ama unuttuğu bir şey vardı; karşısına, Sav, Ali Topuz ve Erol Çevikçe gibi partinin kurt politikacılarını almıştı. "Kurtlarla Dans"ın bedeli ağır olabilirdi. MYK'ya girmemesi öyle olduğunu gösterdi.
Şimdi önünde tek seçenek olduğu söyleniyor: Parti Meclisi üyeliğinden istifa edip İstanbul'a dönmek.
Henüz İstanbul İl Başkanlığı'ndan istifa etmediği için bu şansı deneyecek, ama işi pek kolay değil. Bir kere kurt, kuzuyu yemeye kafaya koymuş... Ayrıca ellerinde de Tekin'le ilgili Yargıtay'da süren bir dava var, o da yetmezse İstanbul İl'i olağanüstü kongreye götürecekler.
Bu noktada şu sorunun cevabı merak ediliyor: Acaba Kılıçdaroğlu yol arkadaşına neden sahip çıkmadı?
İstese çıkabilirdi ama çıkmadı. Daha önce de yazdım, araları iyi değildi ve Kılıçdaroğlu, Sav'ın onu istememesini fırsat saydı ve ipler koptu.
Böylece Tekin MYK'ya giremedi, Sav da tek seçici oldu. Haluk Koç, Süheyl Batum, Umut Oran, Faik Öztrak, Berhan Şimşek gibi birkaç isim dışında, MYK üyelerinin hepsi Sav'a birebir bağlı isimlerden oluşuyor.
Listede Hakkı Suha Okay ve Tekin Bingöl gibi örgütten gelen etkili isimler de var, etkili olmadıkları halde sadece bağlılıkları nedeniyle girenler de... Örneğin Kürt kökenli Mahmut Duyan'ın ve Alevileri temsilen Hüseyin Karakoç'un MYK'da olması böyle yorumlanıyor.
Kısaca CHP MYK için şu denebilir: "Bu bir Önder Sav prodüksiyonu..."

'Yürüyüşünü bir görelim...'
MYK seçimlerinin bitmesiyle artık bütün gözler CHP'nin izleyeceği siyasete çevrilecek.
Son günlerdeki tartışmalar izlenince CHP'lilerin gelip sıkıştığı üç temel konu var: Türban, Kürt ve Alevi meselesi...
Özellikle yolsuzluk ve yoksulluk konularında özgüvenle konuşan yeni CHP'liler konu türbana veya Kürt meselesine gelince topu taca atıyor. Açıkça CHP içinde derin bir sıkışma yaşanıyor.
Ancak son günlerde Kılıçdaroğlu'nun askeri darbelere ilişkin açıklamaları bu sıkışmayı biraz olsun rahatlatıyor ve yeni bir siyaset dilinin devreye gireceğini gösteriyor. Bu umut veriyor ama diğer konulardaki belirsizliği de soru işareti yaratıyor.
Bu durum bana şu fıkrayı hatırlattı:
"Gezgin gideceği köye ne kadar zamanda ulaşacağını merak ettiği için yaşlı bir köylüye sormuş:
- Şu karşıdaki köye kaç saatte gidebilirim?
Yaşlı köylü adamın yüzünü bile bakmadan şu cevabı vermiş:
- Bilmiyorum...
Gezgin bir cevap alamayınca gideceği köye doğru yola koyulmuş. Bir süre gittikten sonra yaşlı köylü arkasından bağırmış:
- İki saatte gidebilirsin...
Gezgin şaşırmış ve sormuş:
- İyi de demin niye söylemedin?
Yaşlı adam bu kez şöyle demiş:
- Yürüyüşünü görmeden ne söyleyebilirim."
Kılıçdaroğlu, uzun siyasi yürüyüşüne kurultay konuşmasıyla düşük tempoda başladı. 60 darbesine karşı çıkışı, diğer darbeleri eleştirmesiyle tempoyu biraz artırdı. Önümüzdeki süreçte maraton koşucusu olup olmadığını, Türkiye'nin yapısal değişimine ilişkin ne diyeceği belirleyecek.
Siyaseti dizayn etmek isteyenlerin beklentisine rağmen bu yürüyüşü biraz daha izlemekte yarar var.

sabah



Bu yazı 842 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,810 µs