En Sıcak Konular

İsmail Küçükkaya


İsmail Küçükkaya
0 0 0000

Operasyona açık siyaset



Deniz Baykal'ın maruz kaldığı operasyonun adı 'siyasetin dizaynı'dır. Ama bu ne bir ilk hamle ne de sonuncusu olacak. Politika ve yön empoze edilen sadece CHP değil, Türkiye'dir. Büyük fotoğrafa bakmak zorundayız, o zaman AKP'nin ve MHP'nin de karşı karşıya kaldığı tehlike gözler önüne serilebiliyor.

Başka partilerin iç işleriyle ilgili yorum ve değerlendirmeden öteden beri kaçınan MHP lideri Devlet Bahçeli önceki gün yazılı bir açıklama yaptı, konu Baykal'ın yaşadıklarıydı. Kamuoyunda  hak ettiği biçimde yankı bulmayan o açıklamanın belli bölümlerini buradan aktararak işe başlayalım:

Bahçeli, ahlaksız tuzak için şu değerlendirmeyi yaptı:
'Ana muhalefet liderinin özel hayatına yönelik muhatap olduğu utanç verici tertibin kara bir leke olarak siyasi tarihimize geçeceği açıktır.'
MHP lideri, görüntülerin içeriğine doğal olarak girmiyor, '...suçlama ve komplolara maruz kaldığını iddia edenlerin bileceği, açıklayacağı hususlardır' sözleriyle net bir çerçeve çiziyor. İşte hemen bundan sonra da şu çok çarpıcı tespitini gündeme getiriyor:

'Burada esas üzerinde durulması gereken nokta, Türk siyasetinin gizli mihraklar tarafından tanzim edilmeye çalışılıyor olması, kritik bir sürece giren ülkemizde siyaset aktörleri üzerinde yoğun bir kampanyanın başlatılmış bulunmasıdır.'

İşte buraya dikkat...
Bahçeli'nin 'siyasetin doğal mecrası içinde akması'na ne denli önem verdiği bilinmektedir. Aksi yöndeki girişimlere karşı nasıl tepki gösterdiği de... Siyasal rasyonalitesi tartışmalı da olsa, her türlü fedakarlığı göstererek 'dış operasyonlarla siyasetin dizayn edilme çabası'nı önlemek adına hükümetten ayrılmayı ve erken seçime gitmeyi göze almıştır. Devlet Bahçeli bugün Baykal'ın yaşadıklarında yine vahim bir sürecin izlerini görmekte ve kuşkulanmaktadır.

AKP'nin firelerindeki sır...
Parti kapatmalarıyla ilgili oylamada AKP'nin en az 10 fire verdiği gün bence benzeri bir operasyon yaşadı Türkiye... Firelerin arkasında bambaşka dinamikler yatıyor.

Faruk Koca, hiç kuşkusuz 'evet' oyu vermediğine inandıklarını, kulislerde konuşulan isimleri yazıyordu ama yanılıyordu. Eğer 10 isim yazdıysa belki en çok ikisini tutturabilirdi. Başbakan'ın siyasal strateji olarak yanlış bir zamanlamayla ve yöntemle gündeme taşıdığı Başkanlık sistemi tartışması pek çok dengeyi bozmuş görünüyor. O fireler de böyle bir yeni denge arayışının uzantısıdır. Mesele her partinin içine belli çekişme noktalarını adeta sis bombası olarak atabilmektir. AKP, en kritik konularda, mesela cumhurbaşkanlığı seçiminde, olağanüstü baskıya rağmen fire vermemişti.
Uygulanan yöntem budur. Bir süredir Türkiye, yönetilemeyen bir demokrasiye dönüştürülmek isteniyor. Lidersiz partilere, hatta partisiz siyasal yaşama zorlanıyor. Kapatma davası söylentilerinin ayyuka çıkması boşuna değildir. Oysa temel dinamiklerde kapatma davası açılmasına dair en küçük bir gerçeklik payı bulunmamaktır. Burada yapılan psikolojik operasyonlar güçler dengesini karmakarışık hale getiriyor. CHP'nin yaşadığı, büyük oyun içinde yeni bir perdedir. Kritik takvimde ilişkilerin zemini iyice oynak hale getirilmiştir.


Sırada MHP mi var?
Devlet yönetiminde iktidarı oluşturan bütün kişi ve kurumlar arasında üst düzey çekişme ve mücadele yaşanırken Türkiye operasyona maruz bir ülke haline getiriliyor. Bir süredir bu 'makro düzeydeki strateji'ye partilerle ilgili 'mikro operasyon dalgaları' ekleniyor. Sırada MHP mi var? Bahçeli'nin bir siyasetçi, devlet adamı ve bir akademisyen sezgisiyle dikkat çektiği tehlike, bence işte burada önem kazanıyor. Türkiye kendisine yeni bir yörünge ararken, Ortadoğu dengelerinde söz sahibi olma çabasına girmişken yaşadıklarımız anlamlıdır. Üstelik her bir hamle aslında olmayan düşmanlıkları körüklüyor. Siyaset dünyası tam bir kaos ortamına sürükleniyor. Olağan şüpheliler zihniyeti kullanılarak çatışma iklimi oluşturuluyor. Bahçeli'nin sözleri herkes için 'uyanın mesajı' niteliğinde. Operasyonları kimin yaptığını anlamak için artan terör olaylarına da mercek tutmak şart. Terör neden tırmanıyor? Hangi aktörler Türkiye'ye dış politika empoze etmek için bunu bir araç olarak kullanıyor. Etkinliklerini artırmak adına ülkemizdeki siyasal oyuncuları kim zayıflatmaya çalışıyor, kim ve kimler? Bu sorunun yanıtını aramaya devam edeceğiz.

akşam



Bu yazı 757 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 12 Haziran 2012 ABD denklemin neresinde?
    • 27 Nisan 2012 Siyaset neden dine tutuldu?
    • 11 Nisan 2012 İşte baş döndüren Suriye diplomasisi
    • 1 Nisan 2012 Türk futbolunu kurtarma paketi
    • 5 Mart 2012 İşte önümüzdeki 6 ayın yol haritası: Başbakan'ın 'tek devlet' stratejisi
    • 13 Şubat 2012 Oslo üzerinden MİT krizi analizi...
    • 6 Şubat 2012 Kimlerin uzun tutukluluğu bitiyor?
    • 21 Kasım 2011 Türkiye bölünür mü büyür mü?
    • 23 Mayıs 2011 MHP neden hedef tahtasında?
    • 18 Nisan 2011 'Doğu Çözümü'
    • 11 Nisan 2011 Başbakan'ın liste stratejisi
    • 17 Mart 2011 Başbakan'dan 'askerle diyalog' yorumu: 'Çok yakın çalışıyoruz'
    • 28 Şubat 2011 Erbakan'dan sonra Türk siyaseti
    • 21 Şubat 2011 Seçimin sürprizi ne olabilir?
    • 4 Şubat 2011 Başbakan Erdoğan'ın planı
    • 5 Ocak 2011 2011'de nasıl bir MHP?
    • 22 Kasım 2010 CHP ile MHP arasını açmalı
    • 13 Ekim 2010 Sarı Lacivert'in Doğu açılımı
    • 16 Ağustos 2010 Şehitlerimiz ve referandum...
    • 13 Mayıs 2010 Operasyona açık siyaset

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,917 µs