En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

Baykal'ın gidişi çok şeyi değiştirecek



Deniz Baykal özellikle son yıllarda çok eleştiriliyordu. Gençlerin ve parlak yeni yöneticilerin önünü tıkadığı, partinin değişen koşullara ayak uydurmasını engellediğinden şikayet ediliyordu.
Bence Deniz Baykal, CHP’nin bugünkü koşullarda çıkarabileceği en yetenekli liderdi. Değişme zamanı gelmişti, ancak bunun önümüzdeki seçimlerden sonra gerçekleşmesi daha doğru olacaktı. Nedeni de, seçime bu kadar az zaman kala süvari değiştirme risklerinin göze alınmamasıydı. Zaten parti içinde, doğru dürüst bir süvari de yoktu.
Neyse, olan oldu.
Şimdi ileriye bakalım...
Deniz Baykal, son yıllardaki tutumuyla, sadece bir muhalefet lideri değildi. Ulusalcı kesimin, Kemalistlerin, Askerin ve yargının önemli bir bölümünün de lideri konumuna grimişti.
Konuştuğu zaman, başka hiç kimsenin yapamadığı kadar bu kesimlere sahip çıkardı. Herkes ona bakardı. Ne dediği kadar, deyiş şekli de çok etkileyiciydi.
Bahçeli’nin hiçbir zaman sahip olamadığı belagatı sayesinde, iktidarı en fazla zorlayan, hatta hırpalayan ve gözünü korkutan bir muhalefet lideriydi.
Baykal’ın sahneden ayrılışı, Ak Parti’yi rahatlatacaktır. Kim ne derse desin, Ulusalcı kesim hiç değilse, CHP’nin toparlanması ve kendine yeni ve etkili bir lider bulmasına kadar ki sürede sahipsiz kalacaktır. Baykal gibi onları savunacak bir başka lider çıkana kadar da, bir bocalama döneminden geçilecektir.

AKP, referandum ve seçimlerde rahatlar
Yanlış anlama olmasın ve bu yazdıklarımdan da yanlış anlamlar çıkarılmasın. Olayın altında iktidarın yattığına inanmıyorum. Bir iktidar böylesine riskli ve çirkin bir işe yataklık etmez. Ancak, gelinilen noktada iktidarın bir oranda rahatlayacağını da görmezden gelemeyiz.
CHP bundan böyle, öylesine bir iç muhasebe ve yeni bir lider seçimine boğulacak ki, iki ay sonraki referandumda etkili bir muhalefet yapması güçleşecektir.
Referandumu kolayca atlattığı taktirde, Ak Parti iktidarının 2011 seçimlerini dahi erkene alması ve CHP tam toparlanamadan ülkeyi sandığa götürmesi, gözardı edilemeyecek bir olasılıktır.
Böyle bir durumunda, Ak Parti’nin işini nasıl kolaylaştıracağını tahmin etmek herhalde zor sayılmaz.
Deniz Baykal’ın çekilişi Türkiye’de yaşanan artçı depremlerin en sert ve en önemlisidir.

Rusya, Türkiye'nin en önemli iş ortağı...
Türkiye, en önemli iş ortağı ve en önemli komşusunu konuk ediyor.
Rus Devlet Başkanı Medvedev’in ziyareti, neresinden bakılırsa bakılsın, Türkiye açısından çok değerlidir.
Amerika ile stratejik işbirliği içinde olduğumuzu söyleriz. Washington’u stratejik müttefik diye adlandırırız. Oysa içi boş bir ortaklık olduğunu da biliriz. Ne Amerikalılar, ne de Ankara “Stratejik” kelimesini ciddiye alırlar.
Etrafımızdaki birçok ülke ile de Stratejik ortaklık kurmaya çalışıyoruz. Ancak onlar da bu işin lafta kalacağını biliyorlar. Eğer “Stratejik Ortaklık” tanımlamasının, hangi ülke ile ilişkimizi daha doğru yansıttığını soracak olursanız, hiç tereddüt etmeden, Rusya ile ilişkileri gösterebilirim.
Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret, yılda 35 milyar doları buluyor. Amerika ile ticaretimiz ise 15 milyar civarında sürünüyor. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Washington ile ilişkilerimiz, bölgesel bir güç ile bir süper güç arasındaki siyasi boyutun dışına çıkamıyor. Dünya’nın en büyük ekonomisi ile bölgenin yükselen yıldızı Türkiye arasındaki ticaretin bu kadar cılız kalmasının hiçbir mantığı yok. Bu düzeyde kaldığı sürece de, ilişkiler yavaş yavaş erimeye mahkumdur.
Rusya ile aramızdaki rakamlar ise, bu ilişkinin enerjisini ve derinliğini gösteriyor:
Enerji ihtiyacımızın büyük bir bölümünü Rusya’dan karşılıyoruz. Türkiye, gaz ihtiyacının yüzde 62’sini Rusya’dan karşılıyor.
Rus turistleri Antalya’yı ayakta tutuyorlar. 2009 yılında Rusya’dan ülkemize gelen turist sayısı 2 milyon 640 bin 199.
Türk müteahhitlerinin en başarılı oldukları yer, Rus pazarıdır. Rusya’da müteahhitlik hizmetlerinin %22'sini gerçekleştiren 300 Türk firması buluyor.
Yukarıdaki rakamlar, içi boş Stratejik Ortak ilişkisinin çok ötesindedir. Zira, bunlar somut rakamlardır ve önümüzdeki dönemlerde daha da artacaktır.
Türk-Rus işbirliğinin derinleştirilmesi, Ankara’nın bölgedeki ağırlığını nerelere kadar taşıyacağını herhalde tahmin ediyorsunuzdur.
Nitekim bu gerçek giderek kendini gösteriyor.
Kimse yanlış hesap yapmasın, önümüzdeki yıllarda Türk-Rus işbirliği, bölgeyi şekillendirecek. Göreceksiniz, bu iki ülkenin yakınlaşması daha da artacak. Ticari ilişkilerin böylesine boyutlara gelmesi, ilişkinin motoru olacak.
Bu ilişkinin bu noktalara gelmesinin bir diğer nedeni de, Erdoğan ile Putin arasında başlayan karşılıklı güvene bağlı yakınlaşma olduğunu biliyorum. Bundan sonra da, aynı düzenin sürdürülmesi gerekiyor.
İşte bütün bu nedenlerden dolayı, Rus Devlet Başkanı Medvedev’in ziyareti, sadece her iki ülke açısından değil, bölge açısından da çok önemli sayılmalı.

posta



Bu yazı 833 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,691 µs