En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

CHP neden değişti?



CHP lideri Deniz Baykal'ın 'paketi ikiye ayıralım' önerisi, niyeti ne olursa olsun politika veya üslup değişikliğinin işaretiydi.
Sözde kalmadı, arkası da geldi. CHP sözcüleri Anayasa Komisyonu'nda eleştirilerini normal sınırlar içinde tuttu, görüşmeleri kilitleyecek, gerginliği tırmandıracak davranışlardan kaçındılar.

Oysa beklenti, her yolu deneyerek engelleme yoluna gideceği yönündeydi. Bu süreçte CHP diğer partilerin kapısını da çaldı. Özellikle BDP ile görüşmesi dikkat çekiciydi. Bugüne kadar bu partiye mesafeli durdu. AK Parti'yi, DTP ile görüştüğü için sert dille eleştirdi.

CHP heyetinin Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'le temasını da bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Baykal, dün işbirliğinin olması durumunda AK Parti Genel Merkezi'ne de gitmeye hazır olduğunu söyledi.

AK Parti ile CHP arasındaki ilişkiler öylesine kopuktu ki; Erdoğan, yeni genel merkez binasına taşınan Baykal'a hayırlı olsun ziyaretine gitmesine rağmen CHP lideri iade-i ziyarette bulunmadı. 'AK Parti'ye gidebilirim' mesajı olumlu bir adım.

CHP, katı tutumunu neden esnetti? Politika veya üslup değişikliğine neden gitti?

Anayasa değişikliğine karşı çıkarken sergilediği kavgacı görüntünün CHP'ye puan kaybettirdiği kesin. Bunu tespit etmek için uzun araştırmalar yapmaya gerek yok. Sokağa biraz kulak kabartmak yeterli...

Sürekli karşı çıkan, her şeye itiraz eden, kapıları kapatan tutum normal siyaset olamaz. CHP'nin yaptığı da buydu. Daha paketi görmeden, içeriğini anlamadan 'olmaz, kesinlikle yaptırmam' diye tutturması parti tabanında da eleştiri konusuydu.

Yeni öneri ve görüşme trafiğiyle CHP, kelimenin tam anlamıyla siyaset yapmaya başladı. Bir siyasi partinin yapması gereken de bu. CHP'deki bu değişimin anayasa değişikliğine ne şekilde yansıyacağı belli değil, ancak siyasetin havasını yumuşattığı kesin.

'Paketi ayıralım' teklifinin adresi yanlıştı. Doğrudan Çankaya'yı muhatap alarak Cumhurbaşkanı Gül'ü politik tartışmaların içine çekmek istedi. Ancak Gül, tuzağa düşmedi. CHP'nin Çankaya'ya yönelmesini psikolojik nedenlere bağlamak da mümkün... AK Parti'ye kapılarını öylesine sert kapattı ki, tekrar açmaya yüzü tutmamış olabilir.

ABD yolunda yeni öneriye sıcak baktığını söyleyen Başbakan Erdoğan, CHP'yi doğru adrese yöneltti. Anayasa değişikliğinin olağan zemini siyaset... Yeni tekliflerin değerlendirileceği tek yer Meclis.

AK Parti de her türlü öneriye açık olduğunu baştan ilan etmişti. CHP'ye kulak vermemesi, Baykal'ın teklifini cevapsız bırakması düşünülemez. Erdoğan'ın hamlesi doğru... CHP'yi siyasetin içine çekti.

İlkinin kamuoyunda olumlu yankılandığını gören CHP lideri, ikinci bir öneride bulundu. Yüksek yargıda yapısal değişiklik öngören üç maddenin bir sonraki Meclis'e bırakılmasını istedi. MHP'nin de benzer teklifi var. AK Parti'nin buna olumlu bakmadığı biliniyor.

AK Parti, anayasa değişikliğinde kararlı... Asla geri adım beklenmemeli. AK Parti, Başbakan Erdoğan'ın ABD'den dönmesini bekliyor. Erdoğan, bugün akşam saatlerinde Ankara'da olacak. İlk işi hukukçu kurmaylarıyla CHP'nin teklifini karara bağlamak.

Cevap, paket Genel Kurul'a gelmeden önce CHP'ye bildirilecek. AK Parti'deki genel hava, paketin bölünmesinin doğru olmayacağı yönünde... Kaldı ki CHP'nin üç maddeyi Anayasa Mahkemesi'ne götürmeyeceğinin garantisi yok. Yargı reformunun eksik olduğu bir paket yapısal değişim getirmez. Son sözü Erdoğan söyleyecek.

'CHP neden değişti?' sorusunun cevabı katı, kavgacı siyasetin hep kaybettirmiş olması... CHP'nin önerilerini AK Parti'nin müzakereye açması, siyaseti bir nebze de olsa normalleştirdi. Yanlış olan, CHP yumuşarken yüksek yargının sertleşmesi ve siyaset diliyle anayasa değişikliğine karşı çıkması...

zaman



Bu yazı 698 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,298 µs