En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Değişimin gücü mü statükonun direnci mi?



Anayasa değişikliği paketinin Meclis Başkanlığı'na sunulmasıyla süreç resmen başladı. İlk açıklanan taslakta bazı değişikliklere gidildi.
Ayrıca 3 madde ilave edildi. Madde sayısı 29 oldu. Takvim şekilleniyor; AK Parti Grup Başkan Vekili Suat Kılıç, paketin önümüzdeki hafta çarşamba günü komisyonda görüşüleceğini söyledi.

AK Parti, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve kamuoyundaki tartışmaları dikkate aldı. Çok eleştirilen, cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesi'ne üniversite mezunu iki üye ataması metinden çıkarıldı. Mahkemenin üye sayısı 19'dan 17'ye indi.

Teklifteki sürpriz son dakika değişikliği, komutanların Yüce Divan'da yargılanmasını öngören düzenleme oldu. Geçen yıl askerlere sivil yargı yolunu açan yasanın değişmesinden sonra komutanların nerede yargılanacakları tartışma konusuydu.

Pakete eklenen madde ile bu boşluk dolduruldu. Genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının 'görevlerine ilişkin suçlardan' Yüce Divan'da yargılanmalarının önü açıldı. Bu değişikliğin, belirsizliği sona erdirmekten başka amacı yok.

TOBB'un önerisi 'Ekonomik ve Sosyal Konseyi' kurulması pakete girdi. Taslak ile teklif arasındaki farklar, büyük oranda AK Parti heyetinin toplumun değişik kesimleriyle yaptığı görüşmelerin sonucu. Not edilen itirazların ve yeni madde önerilerinin dikkate alındığını söyleyebiliriz. Son rötuşlarda daha çok iş dünyasının izleri var. Bu normal de.

Muhalefet dosyanın kapağını açmadı. MHP ve CHP çay kahve ikramının ötesine geçebilseydi herhalde düşünceleri pakete yansırdı. 12 Eylül darbe anayasasından en çok şikâyet eden iki parti MHP ve CHP'nin değişikliğe katkı vermemesi oldukça manidar.

Mevcut maddelere itirazları ve yeni teklifleri olmalıydı. Bu görüntüyle CHP ve MHP Anayasa'dan şikâyet eden parti durumuna düştü. Sadece şikâyet eden de değil, şikâyet ettikleri Anayasa'yı değiştirtmemek için yoğun çaba harcayan parti durumunda... Dün bu iki partinin grup toplantıları vardı. Baykal ve Bahçeli, ağırlıklı olarak anayasa değişikliğini değerlendirdi.

CHP lideri eski ezberini tekrarladı: 'Yargı ele geçiriliyor'. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün rektör atamalarını örnek gösterdi. Gül, kendinden önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den farklı yöntem mi uyguluyor? Hayır.

Sezer, en çok oy alan adayı mı atadı? Hayır. Hiç sıralamaya bakmadan, nasıl katı ideolojik kriterlere göre atama yaptığını herkes biliyor. CHP'nin sesi o zaman çıkmıyordu. CHP'ye göre Sezer yaparsa 'iyi', Gül yaparsa 'kötü'...

Baykal, konuşmasında anayasa değişikliğine toplumun destek vermediği iddiasını dile getirdi. Eğer öyleyse referandumdan korkmak niye? Aksine halkoylamasına sunulmasını teşvik etmesi gerekmez mi? CHP'nin, Meclis'teki oylamalarda 367 rakamı aşılsa bile paketin referanduma götürülmesini talep etmesi gerekmez mi?

CHP tam tersine bütün stratejisini paketin halka gitmesini engelleme üzerine kurdu. Bu amaçla Anayasa Mahkemesi'nin kapısını çalacağı kesin.

MHP lideri Devlet Bahçeli, yargı organının tarafsızlığını ve bağımsızlığını güçlendiren yapılanmanın gerekli olduğunu söylemesine rağmen değişikliğe karşı mesafeli tutumunu sürdürdü. 'Anayasa taslağı tam bir dayatmadır' dedi.

Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı güçlendirilmesi gerekiyorsa bunun tek yolu var, o da anayasal reform... 29 maddelik paketin amacı da bu. Yargıda yapısal değişimden başka tarafsızlığı ve bağımsızlığı mümkün kılacak çıkış yolu görünmüyor.

Meclis'in anayasa sınavı başladı. Askeri darbenin ürünü 12 Eylül anayasasında bugüne kadar tam 16 kez değişiklik yapıldı. Ama en ciddisi bu... Değişimin gücü, statükonun direncini aşacak nitelikte.
 
zaman



Bu yazı 536 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,458 µs