En Sıcak Konular

Şamil Tayyar


Şamil Tayyar
0 0 0000

Yüce Divan, Ergenekon’u etkiler mi?



1982 Anayasası yürürlüğe girdiği tarihten bu yana 16 kez yapılan değişiklikle 85 maddesi yeniden düzenlendi. Anayasanın 177 esas 16 geçici maddeden oluştuğu dikkate alınırsa, 28 yılda anayasanın yarısının değiştirildiği söylenebilir.

Ancak, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan, demokratik gelişimi engelleyen maddelerin çoğu hala varlığını sürdürüyor. 3’ü geçici toplam 29 maddede değişiklik öngören son anayasa paketiyle, darbeci kültürün izlerini tümden olmasa bile kısmen değiştirmek mümkün olabilecek.

Onun içindir, bu paket, 12 Eylül Anayasası’na şu ana kadar indirilen en önemli darbedir. Eğer, referanduma giderse, bu büyük değişim halkın oylarıyla gerçekleşecektir. Bu konuda inancım sonsuzdur.

Aksi olursa da halkın iradesine saygı duymak gerekir.

Paketin ayrıntıları tüm yayın organlarında var. Daha önce kamuoyuna açıklanan unsurlardan farklı olarak birkaç noktada yeni öneriler gündemde.

Bunlar arasında en çok konuşulan değişiklik önerisi, kuşkusuz, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarına Yüce Divan’da yargılama yolunun açılmasıdır.

Hatırlayacaksınız, askere sivil yargı yolunu açan düzenleme ilk kez gündeme geldiğinde, askere yakın gazetecilerin ısrarla üzerinde durduğu konu şuydu: Yarın polis, genelkurmay başkanının kapısına dayanırsa ne olacak? Genelkurmay başkanı polis karşısında bu kadar korumasız bırakılır mı?

Bilindiği üzere, anayasada nasıl yargılanacağı hükme bağlanmayan tek kişi, genelkurmay başkanıdır. Askeri darbeyi yapanlar ve anayasayı hazırlayan uzantıları, cumhurbaşkanı dahil herkesin suç işleyebileceğini hesaba katarken, sadece genelkurmay başkanının suç işleme potansiyelinin olmadığı düşüncesinden hareketle yargılama usulüne gerek duymaması ilginçtir.

Şimdi bu boşluk

dolduruluyor

Ancak, karıştırılmasın. Yüce Divan’da yargılama, komutanların göreviyle ilgili suçlarla sınırlıdır. Özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren darbe ve çete suçları, bu kapsamda değildir.

Ha, yarın biri çıkar, isnat olunan darbe ve çete suçunu “görev suçu” olarak tarif edip Yüce Divan kapsamına sokmak ister mi, isteyebilir. Tıpkı, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner hakkındaki dosyada olduğu gibi...

Yargı reformu gerçekleştiğinde, hukukun arkasından dolanarak içtihat oluşturma geleneği yıkılacağı için böyle ucube yorum ve yaklaşımlara hayat şansı doğmayabilir.

Peki, asker bundan memnun
kalır mı?

Değişiklik paketi üzerindeki çalışmalar sürdürülürken, diğer kurum ve kuruluşlarla olduğu gibi askerle de temas kuruldu.

Asker, anayasanın “askeri yargı” konusunu düzenleyen 145. madde ile “yargı yolu” başlıklı 125. maddesindeki değişikliğe tümden karşı çıktı. Bu maddelerin biri YAŞ kararlarına

yargı yolunu, diğeri askere sivil yargı yolunu açıyor.
AK Parti, bu konuda kararlı tavır sergilerken, yeni düzenlemeyle doğabilecek boşluğu doldurmak ve eleştirilere mahal vermemek için Yüce Divan seçeneğini son dakikada pakete ekledi. Kısmen askerin gönlünü aldı.

Bu arada Anayasa Mahkemesi’ne Askeri Yargıtay’dan bir üye seçilmesi ve kamu denetçiliği konusunda askeri yönetimi zaafa uğratmayacak şekilde düzenleme yapılması, askerin önerileri doğrultusunda oldu.

Sonuç itibariyle, demokratikleşme yönünde önemli bir merhaledir.

Ergenekon’u etkiler mi?

Yeni düzenlemenin tartışılan bir başka boyutu var. Cevabı merak edilen soru şu: Yüce Divan kararı, Ergenekon Davası’nı nasıl etkiler?

Cevaptan önce “askeri yargı” konusunu düzenleyen Anayasa’nın 145. maddesine eklenen yeni cümleyi okuyalım: “Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerde yargılanmaz.”

Yani, darbe suçu, sivil mahkemelere havale...

İstismar edilebileceği düşünülen değişiklik, Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerinin düzenlendiği Anayasa’nın 148. maddesindeki değişikliktir. Yeni düzenleme aynen şöyle: “Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan’da yargılanır.”

Ancak, mevcut anayasada yer alan, yeni taslakta da korunan ilk paragrafta, bu yargılamanın “görevleriyle ilgili suçlardan” dolayı yapılacağı hükme bağlanıyor.

Yukarıda kısmen dikkat çektiğim gibi, İlhan Cihaner örneğinde karşılaştığımız “görev suçu” yorumuyla komutanların sivil mahkemelerde yargılanması önlenmek istenebilir. Nasıl Şemdinli Davası bozuldu ve askeri mahkemeye havale edildiyse, böyle bir risk her zaman mevcuttur.

O zaman ne olur?

Haklarında darbe iddiasıyla soruşturma açılan Kuvvet Komutanları İbrahim Fırtına, Özden Örnek ve Aytaç Yalman, sivil mahkemelerden kurtarılabilir. Aynı şekilde Ergenekon Davası’nın 1 Numaralı sanığı Şener Eruygur, Jandarma Genel Komutanlığı görevi nedeniyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden alınıp Yüce Divan’a gönderilmek istenebilir.

Ergin Saygun, Hurşit Tolon ve Çetin Doğan, Kuvvet Komutanlığı yapmadığı için böyle bir ihtimal onlar için geçerli değildir.

Tabi böyle bir yorum, 367 faciasına eş değer anlam taşır. Ama oldu mu, oldu. Yeni paket üzerinde çalışan isimlerden AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’a bu ihtimali sordum, “Kesinlikle olmaz. Yüce Divan, sadece görevleriyle ilgili suçlardan dolayıdır” dedi.

Doğru bir yaklaşımdır. Lakin, 367 mucitlerini unutmayın...

star



Bu yazı 836 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ağustos 2012 Hüseyin Aygün vakası
    • 8 Ağustos 2012 Atatürk yaşasa ismini değiştirir miydi?
    • 1 Ağustos 2012 Hatay’da neler oluyor?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye’ye PKK operasyonu
    • 25 Haziran 2012 Vurulan jet değil çünkü...
    • 18 Haziran 2012 Başbakan’ın başka seçeneği yok
    • 14 Mayıs 2012 Kim bu üst komutanlar?
    • 7 Mayıs 2012 CHP’de derin çatışma
    • 28 Mart 2011 Kalemim size emanet
    • 16 Mart 2011 Arşiv bir açılsa görürsünüz
    • 9 Mart 2011 Sen de yoğunlaş, koçum benim
    • 7 Mart 2011 Ergenekon’da neler oluyor?
    • 4 Mart 2011 1 Mart operasyonu
    • 23 Şubat 2011 Olmadı sayın Bakan
    • 22 Şubat 2011 O mektubu kim verdi?
    • 18 Şubat 2011 Kılıçdaroğlu-Yalçın pazarlığı
    • 16 Şubat 2011 Yeni Türkiye nasıl kurulacak?
    • 7 Şubat 2011 CHP’yi yıkmaya mı geldi yoksa?
    • 4 Şubat 2011 Böyle terbiyesizlik olmaz
    • 28 Ocak 2011 Asılacakların listesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,044 µs