En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

TSK, imajını düzeltme çabasında...



Türk Silahlı Kuvvetleri, yeni bir sürece girdi.
 
Şimdiye kadar TSK, Genelkurmay vasıtasıyla sert tepkiler vererek kendini savunurdu.
 
Birgün tüm Kuvvet Komutanlarını toplayarak, ertesi gün bir savaş gemisi güvertesinden özel anlam yüklü mesajlar vererek, kimi zaman sesini yükseltip, kimi zaman kürsüyü yumruklayarak tepki verildi.
 
Ancak, bu tepki yöntemi beklenen sonucu vermedi. Ardı ardına açılan dosyalar, yeni iddianameler kamuoyundaki soru işaretlerini arttırdı. TSK da sert tepki göstermekle kaldı. İnandırıcı olmadı. Her tepkiden sonra yeni bir olayın patlaması kamuoyundaki “güvenirlik” oranını aşağı çekti.
 
TSK’nın bu ülkedeki en önemli gücü, elindeki silah değil, güvenirliğidir. İşte güvenirliğin erezyonu, Genelkuray Başkanlığını bir süredir çok rahatsız ediyordu. Zira, bu kurumun en önemli temel harcı eriyordu.
 
İşte geçen haftadan itibaren başlatılan medya kampanyasının nedeni de bu durumu değiştirmekti.
 
Org. Başbuğ’in ardı ardına, Milliyet ve Hürriyet gazetelerine verdiği demeçler ve dünkü terörizm sempozyumu bir araya getirildiğinde, ortaya yeni yaklaşımın ana çizgileri çıkıyor.
 
Eski “tepkili konuşmalar” yerine, kamuoyuna hesap vermek, yürüyen soruşturma ve iddialara somut ve ayrıntılı yanıtlar sağlama çabası ön plana geliyor.
 
ARTIK, ESKİYE DÖNÜŞ İMKANSIZDIR...
 
Genelkurmay çevrelerindeki genel hava, TSK’yı eski ortama geri getirmek, eskisi gibi politikalara müdahale eden, ülke yönetiminde etkin olma çabası değil. Belki aralarında hala eskiye dönebilmeyi düşleyenler vardır, ancak üst düzey komuta heyeti artık yeni bir dönemin başladığının farkında. Artık, siyasete müdahale yıllarının geride kaldığı biliniyor.
 
Şimdi yapılmaya çalışılan, kamuoyunun bir bölümünde giderek artan “kuşku”ları ve en önemlisi TSK’ya yönelik “güven erozyonunu” durdurmak.
 
Bunu da, iddialara ayrıntılı yanıtlar vermek ve TSK’nın gerçek görevine dikkat çekmekle yapmaya gayret ediyorlar.Demeçler ve dünkü seminer, bu yaklaşımın örnekleri.
 
Acaba bu yöntem başarılı olabilecek mi?
 
Açıklamalar ve seminer, şimdilik beklenen sonucu vermiş gibi görünüyor. Kamuoyunun beklentisi, TSK’nın soruşturmalarını bir an önce bitirmesi ve kendi içini temizlediğini açıkça ortaya koymasıdır.
                                               *                                 *                                 *
 
SEMİNERİN ODAĞI TERÖR DEĞİL, TSK İDİ...
 
Bilkent Üniversitesi’nin dev salonundaki “Terörle Uluslararası Mücadele” temalı seminerde yeni bir unsur yoktu. Bilinenler tekrarlandı. 80 ülkeden 461 katılımcının, salondaki davetlilerin tek ilgi odağı Org. Başbuğ idi.
 
Şimdiye kadar bu kadar ilgi uyandıran, Ankara’daki büyükelçileri, dost ülkelerden gelen Genelkurmay Başkanlarını çeken başka bir seminer görmedim.
 
Herkesin merakı TSK’nın nabzını tutmak, askerin yeni konumu hakkında bir fikir sahibi olmaktı. Yapılan resmi konuşmaları “kimse dinlemedi” desem pek abartmış olmam.
 
En ilginç yanı Org. Başbuğ’un büyük merakla beklenen konuşmasında -yine ilk defa-  iç politikaya veya İktidar-Asker çekişmesine tek kelimeyle dahi değinmemesi oldu.
 
Seminerden önce, söyleyeceklerini medyada söylemiş, semineri tümüyle terörle mücadeleye ayırmıştı. Yeni salvolar bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar, ancak doğrusu da buydu.
 
Konuşmasının anlamına gelince;
 
“... Bizim asıl işimiz terörle mücadeledir ve bunu bizden iyi yapan yoktur...” Tabii bu kelimeleri kullanmadı, ancak bu mesajı verdi.
 
Konuşması da ilk defa, sloganlı bilinen klişelerden oluşmamıştı. TSK’nın terörle mücadele deneyimlerini anlattığı bölümler ilginçti.
 
Ancak, terörle ilgili diğer konuşmaların pek ilgi topladığını söyleyemem.
 
Herkesin merakı TSK idi.
 
Küçük bir ima, farklı bir mimik veya yemekte olsun, resepsiyonda olsun yapılan yorumlardı.
 
TSK’nın nabzı tutuldu.
 
Sonuç ne?
 
Onu ancak yarın yansıtabilirim.

posta



Bu yazı 747 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,090 µs