En Sıcak Konular

Nuh Gönültaş


Nuh Gönültaş
0 0 0000

Deprem aslında bir devrimdir, anlayana...



Kerpiç bir Anadolu gerçeğidir!

Toprak saman ile karıştırılır. Bu karışım su ile çamur haline getirilir. Çamur tahtadan kalıplara dökülür ve güneş altında kurumaya bırakılır.

Kuruyan bu çamurlar, arasına yine çamur sürülüp birbirine yapıştırılır, üst üste konularak binalar yapılır.

Bu evler yapılırken ne inşaat teknikleri, ne statik ne de depremler düşünülür.

Düşünülen şey sadece çoluk çocuk yaşanılacak dört duvar arası kapalı bir mekandır.

'Başımızı sokacak dört duvar arası bir yerimiz olsun yeter' diye düşünür insanımız.

Bu kadar da kanaatkârdır!

Fukaralığın adı kanaatkârlık olur!

Yapılabilecek "en güzel şey"i yapar fakir köylümüz.

Kanaatkârlık en büyük sermayesidir.

İnsanımız türküsünü bile yapmıştır. Güzel bir türküdür o İbrahim Tatlıses'ten dinleyince...

Kerpiç kerpiç üstüne kurdum binayı

Binayı kurar iken gördüm Leyla'yı.

Leyla başıma açtı türlü belayı

Ah Leyla Leyla Leyla etme bu nazı

Gel barışalım babam kıysın nikâhı.

Kerpiç kerpiç üstüne kurdum bir sıra

Leyla'dan haber aldım gitmiş Mısır'a

Koyun olsam yayılsam arkası sıra...

Yani kerpiç evler yapılırken bile ne hayaller kuruyor insanoğlu.

Başını sokacak bir dam yapabildiği zaman ne depremi düşünür ne de başka bir felaketi.

Sadece ve sadece Leyla, varsa yoksa Leyla...

Anadolu'da köylerin çoğunluğu yüzyıllar öncesinde olduğu gibi hâlâ kerpiç kullanılarak inşa ediliyor.

Ne acı değil mi?

Yıl 2010, nüfusumuzun kayda değer bir bölümü hâlâ ilkel şartlarda yaşıyor.

Yine ne acıdır ki ancak bir deprem olup kerpiç binalar insanımıza mezar olunca anlıyoruz bunu.

Deprem olmasa her şey olduğu gibi sürüp gidecek, kıyamete kadar.

Onun için deprem gibi umuma gelen afetler, felaketler bazı canları alır, yakıp yıkar ama yine umuma çok büyük mesajlar verir.

Deprem, zihinleri kuşatır, zihinlerin statiğini değiştirir.

Değişim zamanı olduğunu hatırlatır.

Zihinlerde adeta devrim yapar.

İnsanımızın kayda değer bölümünün 21. Yüzyıl'da neden hâlâ kerpiçten yapılma derme çatma evlerde iskan ettiğini, neden fukaralığa düçar olduğunu hatırlatır.

İnsana o şiddetli, dağdağalı, gürültülü sarsıntısıyla çareyi de dayatır.

O şiddetle, çeşitli bahanelerle tıkalı çözüm kanallarını da açar.

Herkese bu çağda böyle yaşayanlarda mı varmış dedirtir.

Kör gözlere gösterir gerçeği bütün çıplaklığıyla.

Deprem deyip de geçmeyelim.

Deprem sadece ölüm demek, yıkılış demek, çaresizlik demek değildir.

"Köylü Türk'ün efendisi midir" yoksa "fukarası mıdır" öğretir herkese.

Anlayana bir devrimdir deprem.

bugün

 



Bu yazı 809 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Temmuz 2012 Delikli demir ile mertlik arasındaki ilişki...
    • 5 Temmuz 2012 İki arada bir derede ölüm!
    • 28 Haziran 2012 Dessas-ı ehli dünyanın hafiyeleri veya satılık kalemler...
    • 26 Haziran 2012 Kılavuzu NATO olanın...
    • 17 Haziran 2012 Davet ile davete icabet...
    • 5 Haziran 2012 AK Parti celladına gülümserken...
    • 31 Mayıs 2012 Kürtaj emanete ihanettir!
    • 13 Mayıs 2012 28 Şubat dalgaları ve hükümetin kıyıları...
    • 26 Nisan 2012 CHP'nin tarihi en yumuşak yeri...
    • 24 Nisan 2012 Vatana ihanetin yasal dayanağı olur mu?
    • 19 Nisan 2012 Peki, AK Parti iktidarı bin yıl sürecek mi?
    • 17 Nisan 2012 Çevik Bir nefreti, Tayyip Erdoğan sevgisi...
    • 14 Nisan 2012 Adaletin rövanşı...
    • 8 Nisan 2012 İçimizdeki darbeciler yüzünden...
    • 29 Mart 2012 Gazete kapatmak çağ dışı bir çözümdür...
    • 22 Mart 2012 Talimatla akreditasyon olur fakat demokrasi olmaz...
    • 13 Mart 2012 Liderlik cesareti...
    • 8 Mart 2012 Stratfor ve WikiLeaks gazeteciliği!
    • 1 Mart 2012 Bu ülkede 28 Şubatlar bitmez!
    • 26 Şubat 2012 15 yıl sonra yeniden ''şubat soğuğu!''

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,593 µs