En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Genel af tartışması



CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Batman’da sarf ettiği, “Toplumsal barışın bir parçası olacaksa genel affa evet deriz” sözleri tartışma yarattı. Af hassas bir konudur. Çabuk gündem oluşturur.
Genel aftan kastedilen, PKK’lıların affedilmesidir. Bu zaten PKK ve siyasi temsilcileri tarafından sürekli gündemde tutuluyor. BDP’nin de PKK’nın da taleplerinin başında geliyor. BDP’nin beklediği, affın Abdullah Öcalan’ı da kapsayacak kadar “genel” olmasıdır.
Kılıçdaroğlu’nun sözlerine, tahmin edileceği gibi ilk destek BDP sözcülerinden geldi.
CHP lideri Deniz Baykal ise karşı çıktı. Kılıçdaroğlu’nun bu konuyu gündeme getirmesinin zamansız olduğunu ifade etti. Bir genel affa destek vermelerinin hangi koşullara bağlı olduğunu tekrarladı. Kılıçdaroğlu da, bugünkü koşullarda genel affın gündeme gelmesinin söz konusu olamayacağını belirten bir açıklamayla, Baykal’a katıldı.

Baykal söylemişti
Affı ilk telaffuz eden Kılıçdaroğlu değil. CHP lideri Baykal da, “gerekirse” diyerek aftan söz etmişti. Ancak, bazı koşullar öne sürmüştü: Terörün sona erdirilmesi, silahları teslim etmesi, bir daha teröre başvurmayacağı konusunda ikna edici taahhütlerde bulunması...
Baykal, ayrıca affın kapsamının ayrı bir konu olduğunu vurgulayarak, Öcalan’ın kapsam dışı olacağı mesajını da vermişti.

Hem silah hem af olmaz
Hükümetin başlattığı açılım sürecinde kapatılan DTP, affı, koşullarının başında sayıyordu. Hâlâ da öyle...
Hem dağda eli silahlı teröristler olmaya devam edecek, hem uygun gördükleri zaman terör eylemi yapacaklar, hem genel af bekleyeceksiniz. Bu olmaz.
PKK ve BDP’nin istediği, Genelkurmay’la Kandil’e, askerle teröriste eşit muamele edilmesidir. Ayrıca hükümetle iki eşit taraf olarak müzakere yürütmektir. Önce genel af ilân edilecek, mümkünse Öcalan serbest bırakılacak ve partinin başına geçecek, ardından PKK silahları ne yapacağına karar verecek. Süreci beğenmezse, mayınlamaya, kurşunlamaya, uzaktan kumanda ile bombalamaya devam edebilecek...

Habur’un havası
PKK, Habur girişleriyle kendi tabanına nispeten “eşit güç” izlenimi verdi. PKK’lılar savaş kıyafetleriyle, zafer işaretleriyle, mahkemede “pişmanız” demeden, Türkiye’ye girmeyi başardılar. TSK dahil hükümeti de yargıyı da uzlaşmaya razı ettikleri, koşullarını dikte ettirmeye başardıkları havası yarattılar.
Halktan gelen büyük tepki üzerine, hükümet, yanlış yaptığını anladı. PKK’nın yarattığı havayı değiştirmek için uğraştı. “Bir daha böyle girişlere izin verilmeyecek” açıklaması yaptı.
Habur havası, PKK ve BDP’yi cesaretlendirmiş olmalı. Terörü terk etmeden, silah bırakmadan, hükümetle pazarlık edebileceklerine olan inançları arttı.
Böyle bir ortamda, PKK dağdan inmeden, silahlarını teslim etmeden, genel af çıkarılması mümkün değildir. PKK’nın da ne dağdan inmeye ne de silah teslim etmeye niyeti vardır. PKK da siyasi temsilcileri de kat ettikleri mesafeyi silahla sağladıkları düşüncesiyle hareket ediyor.

CHP’nin tutumu
Hal böyleyken Kılıçdaroğlu’nun “koşulsuz genel af”tan söz ettiğini düşünmek yanıltıcı olur. Önce Baykal’ın, sonra Kılıçdaroğlu’nun yaptığı düzeltmeyi böyle okumak gerekir. CHP’nin, affı hangi koşullarda düşünebileceği kamuoyuna ilan edilmiş durumdadır.

milliyet



Bu yazı 861 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,443 µs