En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Kanuna uygun, ölçüsüz!



BALYOZ soruşturması kanuna uygundur. Eleştirenler, “Malta sürgünleri” benzetmesi gibi hukuken geçersiz sözlerle eleştiriyorlar.
Ancak iki somut eleştiri var:
-  Bir görüşe göre, Balyoz planı “tasavvur” düzeyinde kalmıştır, “teşebbüs” aşamasına geçmemiştir, o yüzden ortada suç yoktur. Evet, darbeye teşebbüs, ‘icra’ hareketlerine başlamadıkça suç olmaz. Ordu içinde birilerinin ‘darbe sohbeti’ yapması başka suçları oluşturabilir ama “darbeye teşebbüs” suçu olmaz.
Fakat bu darbeye hazırlık kapsamlıysa, darbeyi icra edebilecek bir gücü yansıtıyorsa ve ‘tasavvur’dan öteye organizasyon, görev bölümü, uygulama planlaması gibi aşamalara geçilmişse “darbeye teşebbüs” suçu gerçekleşir.
Balyoz olayında bu yönde “emare”ler görüldüğü için soruşturma açılması kanun gereğidir.
Suç olup olmadığına mahkeme karar verecek.
-  Savcılar kuvvet komutanlarını eskiden de olduğu gibi gözaltına almadan davet ederek ifade almalıydılar. Bu eleştiriyi haklı buluyorum. Yurtdışına gidecekleri falan gibi somut bilgiler yoksa gözaltı değil, ifadeye davet yolu tercih edilmeliydi.
Yapılan işlem kanuna uygun ama ölçüsüzdür.

Sorumlu, hükümettir!
Hukukumuzda kanuna uygunlukla ölçü arasında sık sık tezatlar yaşanıyor. Gazeteci Aylin Duruoğlu’nun 300 gün tutuklu kalması ve ilk celsede tahliye edilmesi... Ben de böyle 14 ay tutuklu kalmıştım. Halbuki yasa o zaman da bugün de tutukluların durumunun her ay incelenmesini emreder. Serbest bırakmak için duruşmayı beklemek gerekmez.
Kanun böyle diyor ama hem iş yükünün fazlalığından hem hukuk kültürümüzde bireysel özgürlük özeni pek gelişmediğinden, tutukluluk dosyaları hâkim önüne gelir ve hâkimler genelde rutin olarak aylık imzalarını atarlar.
Aylin’e geçmiş olsun diyorum.
Bunun sorumlusu kim? Mesleki sorumluluk karışık bir konu... Böyle durumlarda siyasi sorumluluk hükümete, Adalet Bakanı’na aittir!
“Adalet hizmetlerinden halka karşı sorumlu olan, hükümettir!”
Dünyada da bakanlık ile HSYK türü kurumlar arasındaki ilişkinin mantığı budur.
Peki “Yargı bağımsızdır, hükümet, bakan karışamaz, Savcıya telefon açamaz, bilgi bile soramaz” demiyor muyuz?!
Bakın, Genelkurmay da “davet dururken gözaltı yapılması” şikâyetini yine Cemil Çiçek’e bildirmedi mi?
Genelkurmay’dan bir general mi savcılara telefon açsaydı?!
O ancak 12 Eylül’lerde, 28 Şubat’larda olur.

Adil yargılanma
Adalet Bakanı veya onun yerine görevli bir bakan, kendisine intikal eden bir yakınmayı, kamuoyundaki bir tedirginliği “ilke düzeyinde” görevli başsavcılara intikal ettirebilir, bilgi alabilir, ona göre kamuoyuna açıklamalarda bulunabilir.
Adalet Bakanı, yargı hizmetlerinin nasıl “yürütüleceği” konusunda genelge de yayımlayabilir.
Mesela kuvvet komutanlığı yapmış kişileri polisin değil, sadece savcıların sorgulaması, Adalet Bakanlığı’nın emridir.
Ama bırakın baskıyı, yönlendirme bile yapamaz, müfettişleri bu amaçla kullanamaz.
İş yine dönüp dolaşıp “ölçü” meselesine geliyor.
“Ölçülülük” de bir adil yargılanma ilkesidir.
Kanunlar uygulanmalı, hiçbir suç emaresi soruşturmasız kalmamalı... Ama kanunu uygularken, Cevdet Paşa’nın deyimiyle “bilgece” (hakîmane) davranmak gerekir. Bu bir olgunluk, tecrübe ve birikim meselesidir.
Adalet, sadece kanunları uygulamakla değil “bilgece” davranışlarla, kişiliklere, bireysel özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne özen göstermekle itibar kazanır.
Veya tersi...

milliyet



Bu yazı 404 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,649 µs