En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Halk hata yapar mı?



"Bu ülke nereye gidiyor?" sorusunun cevabını verecek olanlar, bu soruyu endişeyle soranlar; yani halk, yani biziz. Bu ülkenin nereye gideceğine biz karar vereceğiz.
Hiçbir güç, hiçbir komplo ve hiçbir silah halkın gücünü altedemez. Artık politikanın duayeni haline gelen Bülent Arınç'ın, umutsuz bir savaş yürüten darbecileri sandıkla tehdit etmesi bu yüzden çok etkili bir hamle. Sonunda hesap halkın önüne gelecek. Şaşkınlık ve endişe içinde "bu ülke nereye gidiyor böyle?" diye soranlar, gördüklerini, gözlediklerini ve vardıkları sonuçları bir siyasî tercihe dönüştürecekler. Darbeciler her zaman hata yaparlar. Nitekim yaptılar... Halk hata yapmıyor. Sabırla bekliyor ve darbecilerin hatalarını da dikkatle tashih ediyor. Bugün olduğu gibi.

Meydan boş değil. Türkiye artık çok sesli hale geldi. Bilgi ve haber tekeli darbe planlayanların ve darbe planlayanlara sivil destek sağlayanların elinde değil. Dün Hürriyet Gazetesi'nde "Başsavcı bunları araştırın deyince ortalık karıştı" başlığıyla bir haber vardı. Son günlerde Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'i savunan cephenin tipik bir ifadesi. Serdar Akinan'ın yazısı gibi bu savunma, yaygın bir şekilde yapılıyor. Başsavcı cemaatleri araştırmaya girince soluğu cezaevinde almış. Ne güzel değil mi? Bir savcı cemaatlerin içine elini sokunca hemen tutuklanıyor. Çünkü cemaatlerin dokunulmazlığı var. Öyle mi? Barajdan çıkartılan silahlar, suçsuz insanlara kurulan komplolar, Genelkurmay'da hazırlanan "İrtica ile mücadele eylem planı" ile bu komplolar arasındaki ilişkiler ve başsavcının tutuklanmasına yol açan dosyanın münderecatı. Bunların hiçbirinden bahis yok. Demek ki medya 28 Şubat sürecinde olduğu gibi tek elden ve tek merkezden güdülebilseydi zanlılarla mazlumlar kolayca yer değiştirebilirdi.

Bülent Arınç'ın sandık tehdidi, halkın hata yapmayacağını herkes bildiği için çok etkili. Bu tehdit, bir yargı komplosu ile AK Parti'nin kapısına kilit vurmayı da engelleyecek kadar güçlü. Yeni bir kapatma davası ile AK Parti kapatılırsa, bu işten sadece AK Parti'yi kapatanlar zararlı çıkar. Bu seferki dava "laiklik karşıtı fiillerin odağı" olmak suçlamasından farklı bir gerekçeye oturacak. "Laiklik karşıtlığı", AK Parti muhaliflerinin siyasî desteğini alacak bir suçlama idi. Bu seferki doğrudan darbe tartışmalarına dayanacak. Darbe tartışmalarının yoğunluk kazandığı ve darbecilerin ipliğinin tel tel pazara döküldüğü, darbe planlarının işporta tezgâhına indiği bir Türkiye'de, AK Parti'ye karşı açılacak bir dava sadece darbecilere rahat bir nefes aldırır. Peki sonucu ne olur? Darbecilerin sevinci kursaklarında kalır. Çünkü bu hatayı halk sandıkta misliyle düzeltir. Ayrıca açılacak davanın hukukî dayanağı çok zayıf. Çünkü dava AK Parti'ye değil, doğrudan hükümete karşı açılmış olacak. Çünkü suçlamaların tamamı hükümet icraatlarından çıkan sonuçlar. O zaman başsavcıya sormazlar mı? İdare'nin eylem ve işlemlerinin hukuka aykırılığının görüleceği yer Anayasa Mahkemesi değil, idarî yargı değil mi?

Bülent Arınç'ın tehdidi ile asıl köşeye sıkışan Deniz Baykal. "Darbeci Baykal"ın sandıkta şansı ne olabilir? CHP'ye oy veren seçmenin ne kadarı halkın canına kasteden ve tuzaklar kuran darbecilerle aynı frekansta konuşan Baykal'a yeniden destek verir? Bu seçim Baykal'ın sonu olmaz mı?

Fırtınalar dar alanda, yani devletin zirvesinde koptuğu için çok ses getiriyor. Sona ermesi ve düzelmesi de çok kolay. Soruları bir de şöyle soralım. Cumhurbaşkanı'nın görev süresini tartışmaya açanların, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün arkasındaki halk desteğini değiştirme güçleri var mı? Başbakan'ı siyasî yasaklı hale getirmek için planlar yapanların, halktan görecekleri karşılık ne olur? Silahla, komployla devlet üzerinde hak iddia edenlerin bu ülkeye, bu halka kazandıracakları bir şey var mı?

O zaman merak etmeyelim. Tutacak tek hesap var. O da halkın hesabı. 70 milyonun sağlamasını tek tek ve defalarca yaptığı bir hesapta hata olabilir mi?

zaman



Bu yazı 978 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,909 µs