En Sıcak Konular

Şamil Tayyar


Şamil Tayyar
0 0 0000

AK Parti’ye uyarı



Hindistan’a giderken “Yeni anayasa fırsatı kaçtı” dediği için tepki gösterdiğim Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dünkü sözlerine şapka çıkarttım: “Çok süratle yargı reformu yapılmalı.”

Doğruya doğru, eğriye eğri...

Herkes şunu kabul etsin; HSYK krizinde top dibe vurdu, yeniden yükseğe zıplaması için patlak topun şişirilmesi gerekir. O hava, Gül’ün önerisinde saklıdır.

Hükümet, iyi yönetemediği HSYK krizini avantaja çevirmek istiyorsa, daha önemlisi AB hedefi doğrultusunda evrensel çağdaş standartlara sahip yargı reformunu hayata geçirme niyetindeyse, bu kriz, aynı zamanda fırsattır.

Bazen hayırda şer, şerde hayır vardır. Bu “şer” durum, hayra yorumlanabilir. Gariptir, ne Adalet Bakanı Sadullah Ergin ne Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamalarında bu yönde güçlü bir irade görebildim.

Belki de bizim bilmediğimiz başka “B” planları vardır.

Yakın tarihte “kriz” olarak nitelendirilen siyasi vakaları hatırlayınca, “B” planı konusunda çok ümitli olduğumu söyleyemem. Umarım, yanılırım.

Dost acı söyler, baklava tatlıdır.

Mesela; Tekel işçileri eyleminden başlayalım. Bu süreç, iyi yönetilemedi. Sanıyorum, bu safhaya geleceği öngörülemedi. Siyasal öngörülerin bürokratik çözüm önerilerine yenik düştüğü bir süreç oldu.

Doğrudur; Tekel işçilerinin eylemi üzerinden birileri siyasi rant elde etmeye çalışıyor, onları kullanıyor. İşçiler de onları kullanıyor. Aksi halde, muayene ücreti 300 liradan aşağıya olmayan zengin doktorların Tam Gün Yasası eyleminde bu işçilerin ne işi vardı?

Oysa hükümetin, “kullanma” retoriği üzerinden değil, bu boşluğun doğmasını engelleme projesi üzerinden çözüme odaklanmalıydı.

“Bakkal” polemiği yersizdi. Aslında Başbakan, özü itibariyle doğruyu söyledi. Artık bakkallar, çağcıl değişim karşısında devirlerinin kapandığını, direnişlerinin matbaa karşısında mesleklerini kaybeden hattatlardan farklı olmadığını görmelidir.

Yeni dönemin bakkal dükkanlarına ikame edilen mekanları, büfelerdir. Evet, bakkallar kapanıyor

ama büfeler mantar gibi çoğalıyor. Sermayeni birleştiremiyorsan büfe aç. Başbakan o lafı söylese de söylemese de bakkallar bu acı gerçeği görmelidir.
Siyasetçi açısından problem, doğru lafın, doğru zamanda söylenmemesidir.

Şimdi AVM’lerin hafta içi 18.00’de, Pazar günü tümden kapatılması gündemde. Kaş yaparken göz çıkartmak buna denir. Böyle bir projenin bakkalları rahatlatacağını düşünen varsa, beri gelsin. Aksine birçok işletmenin canına ot tıkar.

Bir çarpıcı örnek daha...

AK Parti, durup dururken referandum süresini 120 günden 45 güne indiren yasa teklifini meclise sundu. Herkes balıklama üzerine atladı. “Referandum süresi kısaltılıyorsa yeni anayasa paketi yolda” diye düşünen (biz dahil) basın, her gün muhtemel anayasa değişikliğine ilişkin haberler yaptı.

Ortada fol yok yumurta yokken, kamuoyunda “yeni anayasa yapılacak” algısı oluştu. Peki, bu teklif durup dururken nerden çıktı, bilen yok. Hala, meclis koridorlarında tur atıyor.

Hükümet, açılım sürecindeki hataların ağır faturasını hala ödeyebilmiş değildir. Süreç, kesintiye uğramış gibi.

Emniyetteki dağınıklığa uzun süre müdahale edilmediği için ortaya çıkan tahribatın etkileri, hala aktüalitesini koruyor.

Darbe planları, senaryolar ve soruşturmalar sürerken farklı algılamalara yol açabilecek çelişkili beyanlarda bulunulması ise anlaşılabilmiş değildir.

Hazırlıklarına heyecanla başlanan basın özgürlüğünün sınırlarını genişletecek yasal düzenleme buharlaştı.

Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür.

Evet, ortada bir zihni dağınıklık var. Tempo düştü. Sebebini oturup düşünsünler. Kendilerine yönelik hukuk dışı komplolara karşı daha dirençli olmak istiyorlarsa, sürekli yumruk yedikleri bölgeleri güçlendirmeleri ve silkelenip kendilerine gelmeleri elzemdir.

Unutmasınlar, bir sürse sonra, Cumhurbaşkanının önerisi için de geç kalınmış olabilir. Ne yapılacaksa süratle...

star



Bu yazı 941 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ağustos 2012 Hüseyin Aygün vakası
    • 8 Ağustos 2012 Atatürk yaşasa ismini değiştirir miydi?
    • 1 Ağustos 2012 Hatay’da neler oluyor?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye’ye PKK operasyonu
    • 25 Haziran 2012 Vurulan jet değil çünkü...
    • 18 Haziran 2012 Başbakan’ın başka seçeneği yok
    • 14 Mayıs 2012 Kim bu üst komutanlar?
    • 7 Mayıs 2012 CHP’de derin çatışma
    • 28 Mart 2011 Kalemim size emanet
    • 16 Mart 2011 Arşiv bir açılsa görürsünüz
    • 9 Mart 2011 Sen de yoğunlaş, koçum benim
    • 7 Mart 2011 Ergenekon’da neler oluyor?
    • 4 Mart 2011 1 Mart operasyonu
    • 23 Şubat 2011 Olmadı sayın Bakan
    • 22 Şubat 2011 O mektubu kim verdi?
    • 18 Şubat 2011 Kılıçdaroğlu-Yalçın pazarlığı
    • 16 Şubat 2011 Yeni Türkiye nasıl kurulacak?
    • 7 Şubat 2011 CHP’yi yıkmaya mı geldi yoksa?
    • 4 Şubat 2011 Böyle terbiyesizlik olmaz
    • 28 Ocak 2011 Asılacakların listesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,285 µs