En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Yargı sorunu



YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın “mahkeme kararını dolanmak” sözü sadece yakışıksız değildi; ‘yöneticilik’ açısından da olumsuz bir örnekti. İşte Danıştay ‘dolandırtmam’ dedi!
Danıştay’ın öyle diyeceği besbelliydi. Çünkü Danıştay, tuttuğu çizgide ısrarlı ve kararlıdır... Katsayı eşitsizliğinin azaltılmasına bile izin vermiyor. Bunun için “statü” kavramına dayanıyor: Öğrencilerin aileleri tarafından gönderildikleri okulu “hukuki statü” sayıyor, katsayı eşitsizliğini ‘emredici norm’ haline getiriyor!
Pedagojinin gerekleri açısından idareye takdir yetkisi bırakmıyor.
Böyle bir “statü” anlayışı “fırsat eşitliği”ne aykırı olduğu gibi, modern de değildir. Başarılı öğrenci niye ailesinin biçtiği “statü”nün ötesine geçemesin?! Herhangi bir sosyal tarihçiye sorulabilir; “statü”leri böyle aşılmaz koridorlar gibi görmek onları tarihteki “kast”lar gibi değerlendirmek olur. Modern hukukun temelinde ise hak eşitliği vardır.

HSYK tarafsız mı?
Aslında mesele, genel ve hayati derecede önemli bir sorunla ilgilidir: Yargının tarafsız olup olmadığı sorunu...
HSYK Başkan Vekili Sayın Kadir Özbek’in arkadaşımız Fikret Bila’ya dün yaptığı açıklamalarda da bu genel ve hayati sorunu görüyoruz.
Sayın Özbek bir “taraf”tan baktığı için problemin bir “taraf”ını görüyor: Adalet Bakanı ve Müsteşarı’nın HSYK’ya katılmasının, sekretarya ve müfettişlerin bakanlığa bağlı olmasının yarattığı bağımlılık sakıncaları...
Önerdiği çözüm de ister istemez “tek taraflı” oluyor: Adalet Bakanı ve müsteşar kuruldan çıksın, bütün işlevler HSYK’ya verilsin.
Halbuki Sayın Özbek’in görmediği “taraf”ta başka bir büyük sorun daha vardır: Yargıyı tarafsız kılacak kurumsal yapılanma noksanı!
Bizde HSYK yüksek yargı üyelerini seçiyor, yüksek yargı da beş tanecik HSYK üyesini seçiyor!
Bu da oligarşileşmeye, tarafsızlık aşınmasına yol açıyor!
Bunun önlemek ve tarafsızlığı geliştirmek için demokratik ülkelerde HSYK türü kurullara sadece “yüksek yargı” üye seçmiyor; üye seçimi “geniş tabanlı” ve “çeşitli kaynaklardan” yapılıyor; üye sayısı da yüksek oluyor, görüşlerin çeşitliliğini sağlamak için.

Bağımsız ve tarafsız?
Sayın Özbek’in görmediği bu “taraf”ı Yargıtay ve Danıştay görmüş, HSYK’nın geniş temsil ve çeşitlilik esasına göre yeniden yapılandırılması konusunda Adalet Bakanlığı ile “mutabakat zaptı” imzalamıştır.
Yargısal “tarafsızlık” ancak problemin çeşitli “taraflar”ını görmek ve eşit mesafede durmakla mümkündür; “tek taraf”tan bakarak tarafsız olunamaz.
Sayın Özbek’in çok savunduğu 1961 Anayasası’nda, Yüksek Hâkimler Kurulu’nda evet Bakan’ın oy hakkı yoktu, ama kurul 5 tanecik üyeden değil, 18 üyeden oluşuyordu! Parlamento da üye seçiyordu!
HSYK’ya parlamentonun üye seçmesi şart değil, şart olan üye sayısının artması, geniş temsil ve kaynak çeşitliliğidir.
Yani oligarşik yapının demokratikleştirilmesi...
Bunlara değinmeden HSYK reformunu “tek taraflı” savunmak tarafsız bir tavır değildir.
Son bir not: 27 Mayıs cuntası adli yargıdan 520 hâkimi, Danıştay üyelerinin de tam yarısını tasfiye ederek yargıyı kendine göre şekillendirdikten sonra bağımsızlık vermişti! Merhum Ecevit’in 1970’lerde “Yargı devrimcilerin elindedir” dediği, bu yargıydı işte.
Reformun amacı sadece “bağımsız” değil, mutlaka “tarafsız” yargı olmalıdır.

milliyet



Bu yazı 462 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,906 µs