En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Atatürk, İnönü, Karabekir



MİLLİ Mücadele tarihinde “ilk beşler” Anadolu’ya geçiş sırasıyla Cebesoy, Karabekir, Bandırma vapurunda Mustafa Kemal’le Refet Bele, kara yoluyla da Rauf Orbay’dır.
İsmet ve Fevzi paşalar epey sonra Anadolu’ya geleceklerdir.
Karabekir’in Milli Mücadele yıllarındaki unvanı “Şark fatihi”dir!
Nutuk‘ta Atatürk, İnönü ve Çakmak’tan takdirle bahseder. “İlk Beşler”in dördünün büyük hizmetlerinden bahsetmez; hatta zaferden sonraki dönem için onları “en hain dimağlar” gibi ağır sözlerle suçlar.
Zira Nutuk 1927 tarihlidir, o zaman Atatürk, muhalif parti kurdular diye Karabekir, Orbay, Cebesoy ve Bele’ye çok kızıyordu.
Peki, Nutuk 1927’de değil de 1937’de okunsaydı?!
Bu öfke olmazdı, çoğuyla barışmıştı zaten.
Fakat 1937’de İnönü ile arası açılmaktadır; Kılıç Ali anılarında Atatürk’ün İnönü hakkındaki ağır sözlerini anlatır.
1938 İnönü için çok sıkıntılı bir yıldır... Şu cümle İnönü’ye aittir:
“Lozan gününde kimseye bir kelime yazdırtmadılar!”
Evet, Nutuk 1937’de okunsaydı mutlaka çok farklı olurdu.

Günlük not defterleri
İnönü’nün Defterler‘i ile Karabekir’in Günlükler‘ini Yapı Kredi Yayınları ikişer cilt halinde yayımladı.
Çok ilginçtir: İnönü’nün Defterler‘inden 1938 yılına ait olanı “bulunamamış”tır.
Fakat İnönü 1939 yılına ait Defter‘inin ilk sayfalarında, 1937’nin sonbaharında Atatürk’le aralarının niye ve nasıl açıldığını yazarak tarihe kendi açısından not bırakma gereğini duymuştur.
Karabekir’in Günlükler‘inin ise 1932-1937 yıllarına ait olanları yoktur!
1933’te Karabekir’in evi basılarak belgeleri toplanmış, yazdığı kitap da yakılmıştı! Yıllarca sıkı polis takibi altında yaşayacaktı.
Ele geçer diye çekindiği için o yıllarda notlarını yazmadığını sanıyorum...
Fakat kızı Hayat Karabekir Feyzioğlu bir ihtimalden daha bahsediyor: Karabekir o yıllarda da Günlükler‘ini yazmış ama köşkün bir yerine, belki duvarlarından birinin içine saklamış olabilir.
Bilmem ki bunu araştıracak teknik cihazlar var mı zamanımızda?
Karabekir’in 1938 yılına ait Günlükler‘i çok kısadır, Atatürk’ün hastalığına, dış politikaya ve birkaç insani konuya dairdir.

Zihin açıklığı
İsmet ve Kâzım gençlik yıllarından beri çok iyi dostturlar. Birbirlerinin anı defterlerine dostluk satırları yazmışlardır.
1926’da, Atatürk’e ısrar ederek Karabekir’i ‘siyasi idam’dan kurtaran İnönü’dür; onu polis takibinden kurtarıp Meclis Reisi yapan da İnönü’dür.
Devrim tarihinde İnönü’nün böyle bir ‘itidal’ rolü vardır. İnönü olmasaydı bazı şeyler daha sert ve daha ıstıraplı yaşanırdı.
Fakat hepsinin bir fikir birliği vardı: Lider, sadece Mustafa Kemal’dir.
İnönü görüşerek Gazi’nin mutlak otoritesini bazen frenlemiştir. Karabekir ise liberal bir muhalefet partisi kurarak demokratik bir sınır koymaya çalışmıştı.
Milli Kurtuluş ve inkılap tarihlerinde olur böyle şeyler; bunları öğrenmek bugüne bakışımızda da zihin açıcı olur.
Yanlış olan, tek gözlü ve tasfiyeci bakışlardır.
Murat Yetkin dünkü Radikal‘de Org. Başbuğ’un, Karabekir’i anma geleneğini başlatmasında “iade-i itibardan öte” bir anlam olduğunu, artık Milli Mücadele’ye “Tek Parti tarihi”nin bir parçası gibi bakılmayacağını yazıyordu. Çok önemli...
Tarih açıldıkça zihinlerimiz de açılım yapıyor, özetle..

milliyet



Bu yazı 338 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,073 µs