En Sıcak Konular

Sami Kohen


Sami Kohen
0 0 0000

Uzlaşma sinyalleri



İSRAİL-Filistin krizinin vahim boyutlar aldığı bir sırada, en azından şiddetin durdurulabileceğine dair bazı sinyaller geliyor.

Her ne kadar iki tarafta da resmi ağızlar katı söylemlerini sürdürüyorlarsa da, devreye giren -Türkiye dahil- bazı ülkelerin yoğun diplomatik çabalarının bir sonuç vermesi umudu var.

Bazı Arap ve İsrail gazetelerinde yer alan haberlere bakılırsa, bu yönde bir formül oluşmak üzere. Buna göre, Filistin tarafı kaçırılan İsrail askerini iade edecek, Gazze'den İsrail'e Kassam füzelerinin atışına son verecek; buna karşılık İsrail de yüzlerce Filistinli tutukluyu ve son olarak gözaltına aldığı Hamas milletvekillerini serbest bırakacak, Gazze'ye karşı saldırılarını durduracak...

"El Hayat" gazetesinin Mısır kaynaklarına atfen verdiği habere göre, iki taraf da aşamalı olarak uygulanacak böyle bir mutabakata yatkın görünüyor.

"Haaretz" gazetesi de bu esaslar üzerinde temasların şimdi salıverilecek tutukluların sayısı ve iadelerinin takvimi üzerinde cereyan ettiğini bildiriyor.

"Haaretz" bu bağlamda İsrailli bir bakanın (Benjamin Ben-Eliezer), bu hafta Ankara'ya geleceğini yazıyor ve son diplomatik çabalarda Türkiye'nin oynadığı rolü şu satırlarla ifade ediyor: "Suriye'nin katılımı olmadan bir uzlaşmanın gerçekleşmesi mümkün değil. Eğer bu değerlendirme doğru ise Türkiye'nin arabuluculuk inisiyatifi büyük değer taşıyor. Çünkü Türkiye'nin Suriye hükümeti, Halid Meşal ve Hamas liderliği üzerinde herhangi bir başka ülkeden daha fazla nüfuzu vardır. Dolayısıyla Türkiye'nin başarısı, İsrail-Filistin anlaşmazlığının diğer yönlerinde de arabulucu olarak önemini artıracaktır"...

Eskisi gibi...

İlk bakışta dün İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in ve Hamas'ın Şam'daki siyasi bürosunun şefi Halid Meşal'in basın toplantılarında söyledikleri, iki tarafın da pozisyonlarında ısrar ettikleri izlenimini veriyor. Nitekim Olmert, Hamas ile İsrailli askerin iadesi konusunda herhangi bir pazarlık yapılamayacağını söyledi ve Gazze'de devam eden askeri operasyonları da haklı göstermeye çalıştı... Meşal de, İsrail'in elindeki tutukluların serbest bırakılmaması halinde, İsrailli askerin de esir tutulacağını belirtti.

Şimdi devrede bulunan Türkiye ve diğer birkaç ülke, bu karşılıklı katı pozisyonlar arasında bir uzlaşma yolu arıyorlar.

Aslında İsrailli askerin kaçırılması olayının yol açtığı kriz, göründüğünden çok daha karmaşık bir uyuşmazlığa dayandığı için, çözümü de oldukça zordur.

İsrail, onbaşı Gilad Shalit'in salıverilmesini sağlamak gerekçesiyle Gazze'yi ateşe veren bir harekâta girişmiştir. Ne var ki, bu saldırıların boyutları hedefin sadece askeri kurtarmak olmadığını göstermiştir. Nitekim İsrail askeri yetkilileri de, amaçlardan birinin Gazze'deki füze üsleri, tünelleri ve militanlara ait tesisleri imha etmek olduğunu açıkladılar. Ancak bu arada Hamas'ın seçilmiş politikacılarının de zanlı olarak tutuklanması, Hamas yönetiminin de hedeflendiğini, bir başka amacın da Filistin halkını bezdirmek olduğunu gösteriyor.

Değişiklik zamanı...

Bu stratejinin ters tepeceği, bu yoldan şiddetin durmayacağı ve İsrail'in bir yere varamayacağı ortada. Bunu bütün dünya açıkça söylüyor. Olmert yönetimi bu gidişle uluslararası camiada tamamen yalnızlığa itilmeyi ne kadar göze alabilir?

Hamas'a gelince, her ne kadar içinde çeşitli eğilimli grupları barındırıyorsa da, artık iktidara gelen bir hükümetin sorumluluğunu tanıyor. Bu da eskisinden farklı stratejiler geliştirmesini gerektiriyor.

Türkiye dahil, halen krize son vermek ve bir uzlaşma zemini yaratmak için devreye giren ülkelerin taraflara telkinleri de bu yöndedir. Son gelen işaretler, bu çabaların tamamen umutsuz olmadığını gösteriyor.

Bu yazı 267 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 3 Ocak 2012 Rusya ile ''kazan-kazan''
    • 20 Aralık 2011 Irak’taki boşluğu kim dolduracak?
    • 23 Eylül 2011 BM’nin Filistin sınavı
    • 18 Ağustos 2010 Tabular yıkılırken...
    • 6 Ekim 2009 Yorgo’nun dönüşü
    • 6 Mayıs 2009 Şimdiki öncelik Kafkasya
    • 7 Nisan 2009 Obama’dan çarpıcı mesajlar
    • 24 Şubat 2009 Araplar neden birleşmez?
    • 20 Ocak 2009 Obama neyi ne kadar değiştirecek?
    • 23 Aralık 2008 Ortadoğu’da domino oyunu
    • 19 Aralık 2008 Stratejik önem yetmez!
    • 4 Kasım 2008 Sürpriz olur mu?
    • 10 Ekim 2008 Kriz neleri ne kadar değiştirir?
    • 3 Ekim 2008 ABD’de “part-time” sosyalizm!
    • 19 Eylül 2008 Livni ile barış olur mu?
    • 16 Ağustos 2008 İran’la ilişkilerde ince ayar
    • 1 Ağustos 2008 Türkiye şimdi nasıl görünüyor?
    • 10 Temmuz 2008 Neden İstanbul?
    • 22 Şubat 2008 Sarkisyan'dan beklenen...
    • 20 Şubat 2008 Castro gitti ama Castroizm sürüyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,536 µs