En Sıcak Konular

Şamil Tayyar


Şamil Tayyar
0 0 0000

Yılanı deliğinden nasıl çıkarırsınız?



Milletten gasp ettikleri yetkileri devretmemekte direnen ve iktidar mücadelesinde havlu atmak üzere olan çevreler, uzun süredir “korkular” üzerinden ürettikleri hayali senaryolar tutmayınca, yenilerini tedavüle çıkarıyor. Bizde “bir numara” var ama onlarda maşallah “her numara” var.
“İran’a döneceğiz” dediler, yemedi. “Malezya Sendromu”nu pişirdiler, tutmadı. “Türkiye’nin 11 Eylül’ü” safsatası üretildi, Ergenekon’a tosladı. “Korku cumhuriyeti” masalına sarıldılar, sopa ellerinde kırıldı.

Son numaraları; sivil vesayet...
Muhtemeldir, eğer ileride AK Parti hakkında kapatma davası açılırsa, temel dayanakları bu olacak. Genelkurmay başkanının deyimiyle anlatmak gerekirse; yürütülen bu asimetrik psikolojik hareketin kitleler üzerinde etkili olabilmesi için rol üstlenmiş çok sayıda yazar ve TV yorumcusunun varlığı dikkat çekicidir.

Aralarında, geçmişte muhafazakar kesimin, özellikle başörtülü kadınların sempatisini kazanmış şimdi saf değiştirip önce Ergenekon’a ardından “sivil vesayet” korosuna destek verenler de var.

Ne hazin ki, Nihal Bengisu Karaca’nın tanımlamasından hareketle, dünün hatırına bugüne kör kalınmasını isteyecek kadar cüretkarlar.

“İrtica” odağından “sivil vesayet” odağına geçmek, askeri, bürokratik ve yargısal vesayetin toplumu nasıl esir aldığını görmezlikten gelip, milli iradenin güçlenmesini “tehlike” olarak sunmak, sadece bize özgü yetenek olsa gerek.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in anlattığı “öğrenilmiş çaresizlik” metoduyla devleti ve toplumu dizayn etmenin artık imkansızlaştığını herkesin görmesi, süreci iyi okuması gerekir.

Tazyikli suyla terbiye

Hüseyin Çelik’e sordum, nedir bu öğrenilmiş çaresizlik? Örnekle anlattı.

Bir kafese üç maymun koymuşlar. Tepeye de muz sepeti asmışlar. Maymunlar heyecanla muza hamle yapınca tazyikli su sıkmışlar. Hepsi kıçının üzerine oturmuş. Bir iki defa daha denemek istemişler, aynı muameleye maruz kalmışlar. Anlamışlar ki, muza atlarlarsa tazyikli sudan kurtulamayacaklar.

Bir süre sonra kafesteki maymunlardan birini çıkarıp yerine su tecrübesi olmayan maymunu getirmişler. Yeni üye, muzları görünce tepeye zıplamak istemiş, diğer iki maymun, bunu evire çevire dövmüş, ‘ne yapıyorsun, başımızı belaya mı sokacaksın’ demişler. Bir iki defa daha denemek istemiş ama çaresiz hep dayak yemiş.

Daha sonra kafesteki ikinci maymunu çıkarıp yenisini almışlar. O da girer girmez muza atlamak isteyince diğer iki maymun yeni maymunu dövmüş. İlk gruptaki üçüncü maymunu çıkarıp aynı şekilde böyle bir tecrübesi olmayan yeni bir maymunu getirdiklerinde, aynı durum hasıl olmuş.
Kafesteki ekip tümüyle değişmiş, son üç maymun, başlarına hiç tazyikli su yemedikleri halde muza atladıklarında böyle bir tehlike olduğunu sanarak hiç muza doğru hamle yapmamışlar. Yani, öğrenilmiş çaresizlik...

Artık devir değişti; tazyikli su hortumu kendilerine döndü, milli iradeye dokunmak istediklerinde başlarına ne geleceğini görecekler.

İki çekip bir gevşet

Madem hayvanlar üzerinden siyasal ve toplumsal sorunlara çözüm öneriyoruz, devam edelim. Hem dava tehlikesi de olmaz...

Hüseyin Çelik, çocukken bu konuda uzmanmış. Sürekli yılan avlarmış. Bir gün bir yılan deliğine güneşin vurduğu saatlerde pusuya yatmış, çıkmasını beklemiş. Yılan çıkar çıkmaz hemen müdahale etmiş ama o deliğine kaçmış. Çelik son hamleyle kuyruğundan yakalamış.
Çelik zorlamış, yılan kasılmış. Derken yılanın kuyruğu Çelik’in elinde kalmış. Çok şaşırmış bu duruma. İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyormuş.

Bu konuda daha mahir olduğunu düşündüğü mahalledeki bir ağabeye gitmiş. Şu öğüdü almış: “Bak Hüseyin, yılan deliğinden öyle çıkarılmaz. Sen yılanı zorlarsan o kasılır ve kopar. Kuyruğu elinde kalır.”

Tamam da çaresi yok mu?

Devam etmiş: “Yılanı kuyruğundan yakaladığında iki çekip bir gevşeteceksin, iki çekip bir gevşeteceksin. Yılanı gevşettiğinde serbest bırakıldığını sanıp ileri doğru hamle yapar o esnada gevşettiğinin iki katı çekersen bir süre sonra koparmadan kendine yaklaştırırsın. Yılan sürekli kaskatı olursa kopar, elinde kalır.”

Tılsım şu: İki çekip bir gevşetmek...
Çelik diyor ki: “Daha sonra okuyup görünce anladım, meğer yılanı deliğinden çıkarırken uygulanan iki çekip bir gevşetmek yöntemi, aslında siyasal ve toplumsal sorunların çözümünde önemli bir konseptmiş.”

İlginç bir yaklaşım... Fena da sayılmaz, ne dersiniz?

star



Bu yazı 919 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ağustos 2012 Hüseyin Aygün vakası
    • 8 Ağustos 2012 Atatürk yaşasa ismini değiştirir miydi?
    • 1 Ağustos 2012 Hatay’da neler oluyor?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye’ye PKK operasyonu
    • 25 Haziran 2012 Vurulan jet değil çünkü...
    • 18 Haziran 2012 Başbakan’ın başka seçeneği yok
    • 14 Mayıs 2012 Kim bu üst komutanlar?
    • 7 Mayıs 2012 CHP’de derin çatışma
    • 28 Mart 2011 Kalemim size emanet
    • 16 Mart 2011 Arşiv bir açılsa görürsünüz
    • 9 Mart 2011 Sen de yoğunlaş, koçum benim
    • 7 Mart 2011 Ergenekon’da neler oluyor?
    • 4 Mart 2011 1 Mart operasyonu
    • 23 Şubat 2011 Olmadı sayın Bakan
    • 22 Şubat 2011 O mektubu kim verdi?
    • 18 Şubat 2011 Kılıçdaroğlu-Yalçın pazarlığı
    • 16 Şubat 2011 Yeni Türkiye nasıl kurulacak?
    • 7 Şubat 2011 CHP’yi yıkmaya mı geldi yoksa?
    • 4 Şubat 2011 Böyle terbiyesizlik olmaz
    • 28 Ocak 2011 Asılacakların listesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,376 µs