En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Komik değil kozmik



Genelkurmay, kozmik büroda arama yapan hâkimin peşindeki araçlardan çıkan asker kişilerin aşçı ve marangoz olduğunu açıkladı ya... CHP lideri Deniz Baykal 'kozmik patates' diye işi dalgaya vurdu.
Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun bir tespitini hatırlatmak isterim: "Her istihbarat örgütünün uzman olduğu bir alan varmış. Bizimkiler de trafik kazalarında uzmanmış."

Kazayla sonuçlanmasa bile trafik de çok mahir oldukları ortada. Baksanıza sürekli yollardalar... Görevleri marangoz ve aşçı olan asker kişiler atölye ve yemekhanede değil, hakimin arkasında dolaşıyor.

Bülent Arınç'ın evinin etrafında turlarken suçüstü yakalanan subaylardan birinin cüzdanında da sarı basın kartı bulunmuştu. Eğer Genelkurmay bünyesinde bir medya organı olsaydı, herhalde o subay için de Çukurambar'da haber takibi yaptığı söylenecekti. Karşımızda espri yapılacak bir manzara yok. Tablo vahim, iddialar korkunç. Bu konularda daha fazla duyarlı olması beklenen CHP sözcüleri başından beri, benzer yaklaşım içinde; ya sulandırma ya ret... En ciddi iddiaları bile espri konusu yapabiliyorlar.

Sadece Bülent Arınç olayında değil. CHP bu olaylara aynı yerden, aynı gözlükle bakıyor. Ergenekon davasında... Yeraltından çıkan silahlar ve patlayıcılar da pozisyonlarını değiştirtmedi. Sarıkız veya Ayışığı gibi ad konulan darbe planlarını da ciddiye almadılar.

Ortalığı ayağa kaldırmaları gerekirken 'Kafes Eylem Planı'nın üzerinde durmadılar bile. CHP'nin en yetkin ağızları Albay Dursun Çiçek'in imzaladığı irtica belgesi için 'doğruysa vahim, sahteyse daha vahim' demedi mi? Sonra bu söz de unutuldu. Çok geçmeden belgenin aslı ortaya çıktı, Adli Tıp ıslak imzayı doğruladı. Olayın vahameti bir daha hatırlanmadı.

Arınç olayının geldiği nokta ürkütücü; olayı soruşturan hâkim ve savcıya 8'er adet mermi gönderildi. Neden 8? Olayla ilgili 8 kişi gözaltına alındığı için mi? Bu mermilerin, gözdağının ötesinde anlamı var. Mermilerin söylediği şu: 'Daha fazla ileri gitmeyin'... Bu, bir ölüm tehdidi... Bunları herhalde mermi koleksiyonu yapan birisi fantezi olsun diye göndermedi. Bu olay herkese Doğan Öz'ü hatırlattı. Savcı Öz, 1978'de kontrgerillayı soruştururken bir suikasta kurban gitti. Arabasına bindiği sırada katledildi.

Öz, dönemin başbakanı Bülent Ecevit'e verdiği raporda kontrgerillayı anlatmıştı: 'Şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir. Amaç, demokrasi umudunu yok etmek...'

Baykal'ın 'kozmik patates' çıkışına Bülent Arınç'ın cevabı gecikmedi; 'Bunlar herhalde mermi değil, çikolatadır.' dedi. CHP, bu konuda da polemik çıkarmayı başardı. Kemal Kılıçdaroğlu, Bülent Arınç'a düello teklifinde bulundu. Bu düello yapılacak bir konu mu?

Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in evini işaret eden krokiden, Arınç'ın ev adresini gösteren nottan, kozmik odaya kadar uzanan soruşturmadan, hâkim ve savcıya postalanan mermilerden hiç polemik çıkar mı? Ne düello, ne polemik... İşi ciddiye almak için illa planların sahada uygulanması, iddiaların gerçekleşmesi mi lazım?

Bülent Arınç olayı ilk günkü esrarını koruyor... Dün Başbakan Erdoğan'la Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un olağan görüşme günüydü. Bir sürpriz oldu, görüşme Başbakanlık'ta değil Genelkurmay'da gerçekleşti. Başbakan'a Adalet ve İçişleri bakanları da eşlik etti. Görüşme tam 2 saat 45 dakika sürdü.

Arınç olayının ilk gününden itibaren bu Erdoğan ve Başbuğ arasındaki üçüncü görüşme. Her birinin süresi çok uzun... Zirvelerde belli ki Arınç olayı derinlemesine masaya yatırılıyor. Eğer net bir olay olsa, tatmin edici bilgiler verilebilseydi bu kadar uzun görüşmelere gerek yoktu. CHP'ye bakmayın, manzara hiç de komik değil çok ama çok ürkütücü...

zaman



Bu yazı 696 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,219 µs