En Sıcak Konular

Mustafa Karaalioğlu


Mustafa Karaalioğlu
0 0 0000

DTP KAPALI, PKK AÇIK Bu karar kimi cezalandırdı?



DTP’nin kapatılması “kanunen” mümkündü ve mümkün olan yapıldı. Özellikle, Anayasa Mahkemesi dahil yüksek yargının yıllar içerisinde aldığı kararlara bakılacak olursa böyle bir pasın değerlendirilmesinde şaşılacak bir şey yoktur.

Bu partinin kanunen kapatılabilir olması Anayasa Mahkemesi’nin durumunu izah eder ama kapatılma kararının en doğru sonuç olduğunu da göstermez.

Evet, DTP’nin kapatılması kanunsuz değildir ama yanlış olmuştur. Kapatma kararı verilmeden de “doğru” bir sonuca ulaşılabilir ve demokratik açılım sürecinin tam göbeğinde Türkiye yeniden bir siyasal gerilime sürüklenmeyebilirdi.

Kapatma kararı kadar, kapatmama kararınını da doğru olabileceği yönünde bir hukuk yorumu yapmak mümkündü. 

Anayasa Mahkemesi, daha önceki parti kapatma davalarında (Refah Partisi, Fazilet Partisi ve AK Parti gibi...) Avrupa’dan örnek bulamamış ve herhangi bir davayı refarans gösterememiştir. Bu kez, DTP için İspanya’daki ayrılıkçı Batasuna partisinin kapatılmasını örnek vererek ilk kez Avrupa hukukuyla güçlü bir refarans ilişkisi kurmuştur. Bu örnek, DTP’nin kapatılmasını doğrulayacak kadar güçlü ve yeterli değildir.  

Ancak... Temel problem mahkeme, yıllar sonra Avrupa’ya açılmışken Batasuna’yı örnek almak yerine bu konuda evrensel hukuk standardını temsil eden Venedik Kriterleri’ni görmezden gelmiş olmasıdır.

Oysa, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 51 ülkenin temsilciciyle oluşan ve Avrupa Konseyi’nin anayasa hukuku konularında danışma organı olan Venedik Komisyonu parti kapatmalara açık bir standart getirmektedir.

Komisyon, “Siyasal partilerin yasaklanması veya kapatılması, sadece partilerin şiddeti siyasal bir araç olarak kullanmaları veya anayasada güvence altına alınan hak ve özgürlükleri yok etmek ve demokratik anayasal düzeni yıkmak için şiddet kullanmayı savunmaları durumunda haklı görülebilir” demektedir.

Bu ifadeye dayanarak, DTP’nin kapatılmasının yine de doğru olduğu iddia edilebilir. Ancak, komisyon kararlarında devamla, “Siyasal parti yasaklama veya kapatma biçimindeki yaptırım, EN SON ÇARE OLARAK, İSTİSNAİ BİR TEDBİR  biçiminde kullanılmalıdır. Yetkili yargı merciine kapatma talebiyle ilgili başvuru yapılmadan önce, kapatma talebinde bulunacak olan hükümet veya diğer devlet organı, ülkenin durumu, siyasal partinin özgür ve demokratik siyasal düzen veya başkalarının hakları için açık bir tehlike teşkil edip etmediği hususunu da dikkate alarak, kapatma dışında daha hafif tedbirlerle bu tehlikeden kurtulma biçimindeki çözümleri dikkate almak zorundadır.”

Anayasa Mahkemesi bu son paragraf üzerinden bir mantık yürütebilir ve DTP’nin kapatılmasının “son çare” olmadığına ve/veya “Bu partinin şu anki siyasal durumda daha hafif tedbirlerle bugünkü durumdan kurtulma ihtimali bulunduğuna” karar verebilirdi.

Zira, apaçık belli ki DTP’nin kapatılması “son çare” değildir; çare bile değildir. Aynı gelenekten gelen partilerinin daha önce 5 kez kapatılmış olması bu çaresizliği göstermektedir. Partiler kapatılmakta, PKK hep açık kalarak daha da güçlenmektedir. PKK’nın açık, DTP’nin kapalı olduğu bir durum sadece şiddetin ve çözümsüzlüğün gücünü artırır. Karar, siyasal sonuçları itibarıyla DTP’yi değil Türkiye’yi cezalandırılmıştır.

Türkiye, tam PKK’yı “temelli” kapatacak bir süreç için elini taşın altına koymaya başlamışken, Meclis’teki Kürt siyasal temsiline yasak getirilmesi ne Türklüğe, ne birlik beraberliğimize ne de hukuk nizamımıza bir fayda sağlayacaktır. Neye faydası olacağı ise bellidir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, açılım sürecinde kapatma kararı verilmesi ne kadar çelişkiyse, böyle bir karara rağmen hiç olmazsa açılım sürecinin devam ediyor olması bir umuttur. Kürtlerin tepkisini nisbeten azaltacaktır.

Soğukkanlı, tecrübeli ve büyük bir devlete yakışan “her şeye rağmen” kapatmamaktı; bu başarılamadı. Türkiye PKK’yı kapatmak, PKK terörünü bitirmek istiyorsa bunun için DTP’yi açık tutma sabrını gösterebilmeliydi...

Önümüzdeki yol şimdi daha engebeli hale gelmiştir ama kimse aşılamayacağını zannederek heveslenmemelidir.  

star



Bu yazı 311 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Nisan 2011 Erdoğan ne yapmış oldu?
    • 26 Ocak 2011 CHP değişmese ne olur?
    • 27 Eylül 2010 ''Seçkinler'' demokrasiye entegre olacak mı?
    • 3 Haziran 2010 İsrail’in başındaki bela
    • 14 Aralık 2009 DTP KAPALI, PKK AÇIK Bu karar kimi cezalandırdı?
    • 24 Kasım 2009 Aynı analiz, aynı nakarat
    • 6 Ağustos 2009 Ayıp
    • 28 Temmuz 2009 367’nin mucidine bir küçük soru
    • 2 Aralık 2008 Ergenekon davası nasıl başarısız olur?
    • 30 Kasım 2008 Erdoğan’ın en önemli seçim vaadi
    • 19 Ekim 2008 151 oy neyi anlatıyor
    • 17 Eylül 2008 Satır aralarından Başbuğ
    • 8 Mayıs 2008 O yemekte ne konuşulmadı
    • 13 Nisan 2008 ‘AB şimdi’nin iki faydası
    • 10 Mart 2008 CHP’den başka küçülen Atatürk kurumu var mı?
    • 14 Ocak 2008 Alevi ezberleri
    • 1 Ocak 2008 ‘2007’nin en önemli olayları’ listem
    • 24 Kasım 2007 Kritik operasyon soruları
    • 5 Temmuz 2007 MHP siyasetini bekleyen yüzleşme
    • 28 Haziran 2007 ‘Gül olamaz’ daha iyi bir gerekçeydi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,593 µs