En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

DTP kapatıldı, ama...



Anayasa Mahkemesi'nin Demokratik Toplum Partisi'ni (DTP) kapatma kararı kimse için sürpriz olmadı. Bir süreden beri medyada DTP'nin kendisini kapattırmaya çalıştığına dair yorumlar bile yapılıyordu. DTP yönetimi de, sanki o yorumlara hak veriyormuş gibi, “Yola devam” yerine bundan böyle Meclis çalışmalarına katılmama kararı aldı.

Kararın sürpriz olmaması, partinin âdeta “Beni kapatın” diyen tavrı DTP'yi kapatma kararının haklı olduğunun kanıtı değil tabii; Anayasa Mahkemesi 'legalistik' bir karar yerine ülkede varlığını hissettiren yeni havanın etkisiyle 'demokratik' bir çözüm yolu da bulabilirdi. Özellikle de devletin 'açılım' adıyla ciddi adımlar attığı şu dönemde...

Partilerinin kapatılması sonrasında ağlayanın bu kadar az olması en çok DTP'li politikacıları düşündürmeli.

Türkiye'nin bugün içinden geçtiği süreçte DTP gibi bir partiye ihtiyaç olduğu çok açık. Ayrılıkçı terörün kökünü kazıyıp bütün ülkenin ihtiyacı olan demokratik reformları gerçekleştirme çabası yepyeni bir anlayış ülkemiz için; daha önce böyle bir alışkanlığımız olmadığı için sonuca ulaşmada zorlanıyoruz. Terörden siyasete geçiş dünyanın başka yerlerinde de teröristlerce değil terörden uzak durmuş kadrolarca sağlanıyor. Türkiye'de bunu yapabilecek kadrolar ise DTP'de bulunuyordu.

DTP'nin bir türlü idrak edemediği bu durumdu işte. Sorunları demokratik yöntemlerle çözme kararlılığının devlet tarafından gösterildiği bugünün ortamında, DTP, buna imkân sağlayacak bir kanal haline pekâlâ dönüşebilirdi. DTP terörle arasına kalın bir duvar örerek salt bunu gerçekleştirmeye çalışmak yerine, varolan yarım yamalak duvarı da yerle bir ediverdi.

Geçiş dönemlerinde politikacıların ön safta yer almaları demokrasinin temsile dayalı olması sebebiyledir. Halkın değil de tek bir kişinin tercihiyle milletvekili seçilmiş olsalar bile, DTP'li politikacılar, halkın temsil sorumluluğunu yine de üstlenebilirlerdi. Onlar ise 'tek seçicili' sisteme oynamayı yeğlediler.

Hatanın neresinden dönülürse kârdır. DTP başına gelen kapatma musibetini kendisinin ve ülkenin yararına çevirebilir. Çevirmelidir.

İçinden geçtiğimiz sürecin başarıya ulaşması güçlü bir muhatapla daha kolay gerçekleşebilir. Kapatılan partinin yerine her şeyiyle yenilenmiş bir parti kurulabilir. Yeni partinin Türkiye'nin bütününü hesaba katarak oluşturulması, kurucu kadrolara açılımı gerçekleştirmeye çalışanlarla aynı dili konuşan kişilerin de alınması, benimsenecek politik çizginin demokrasinin özüne tam anlamıyla mutabık olması... Bunlar sağlanırsa, süreçle amaçlanan sonuca daha kolay ulaşılabilir.

Kapatılan partinin bunlar yerine bambaşka bir yolu seçmesi de mümkün elbette; kadroları kaderlerini giderek tek bir adamın eline teslim edip halkı bütünüyle aradan çıkarabilir ve şehirde dağ politikası izleyebilir...

Böyle bir yolun seçilmesi ihtimalinin hayli fazla olduğu anlaşılıyor.

Kapatılan partinin kadrolarının Meclis faaliyetlerine kendilerini kapatmaları 'temsil' görevinden istifa ettikleri anlamına mı geliyor? Anayasa Mahkemesi DTP'yi kapatmakla devletin 'demokratik açılım' girişimini berhava mı etmiş oldu? Açılım sona mı eriyor?

Herkesin kafasını kurcalayan haklı sorular bunlar; cevabı için hiç değilse bir süre daha beklememiz gerekiyor.

yenişafak

 

 

 



Bu yazı 588 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,419 µs