En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Elde kalan domuz gribi aşıları ne olacak?



Abbas Güçlü 6 aralık 2009 tarihli Milliyet gazetesinde ‘Aşı konusunda kafası karışık olan sadece biz değilmişiz’ başlıklı yazısında şunları söylüyor:

‘’Domuz gribine yönelik aşı kampanyası görünen o ki sadece bizde “fiyasko” ile sonuçlanmadı. Dünyanın pek çok yerinden benzer sinyaller geliyor. Stratejik hatalar hemen her yerde aynı. Yaratılan korku ve ille de olun baskısı, ticari kaygıları da beraberinde getirdi. Öğretmenler ve doktorlar aşının gerekliliğine inandırılamayınca da gerisi gelmedi.’’

TEK SEBEP BAŞBAKAN DEĞİL

Domuz gribi aşısı yapılan her ülkede ‘domuz gribi aşısı tartışması’ da var. Bizde de toplumda (ve hatta doktorlar arasında da) genel olarak aşıya karşı bir ‘soğukluk’ var. İnsanlar domuz gribi aşısından domuzdan kaçar gibi kaçıyorlar.

Domuz gribi aşısına gösterilen bu ‘global tepki’ nin mutlaka sosyolojik olarak titizlikle incelenmesi gereken bir olay olduğunu düşünüyorum.

Hayat kurtarıcı olduğu ısrarla vurgulanan bu aşıya karşı gösterilen güvensizliğin elbette lokal ve genel sebepleri var. Önce bize bir bakalım.

BİR: Türkiye’ de yaşanan aşı fiyaskosunun bir numaralı sorumlusu daha kendi Başbakanına, kabinedeki diğer Bakan’ lara domuz gribi aşısının ne olduğunu, ne için yapıldığını anlatmayı beceremeyen Sağlık Bakanlığı’ dır.

Bu olayda tabii ki ne kendisinin ne ailesinin domuz gribi aşısı olmayacağını ‘defalarca’ tekrarlayan Başbakanımızın da çok büyük rolü olmuştur.

İKİ: Sağlık Bakanlığı’ nın toplumu ‘tam ve doğru bilgilendirmek’ yerine ‘korkutma ve tehditlere’ dayalı bir kampanya yürütmesi de çok yanlış olmuştur.

 Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan durumu çok güzel özetlemiş: ‘’Sağlık bakanımız iyi niyetle güçlü bir kampanya başlattı. Fakat sanki üniforması eksikti. Buyurgan, ısrarcı, dayatmacı, insanların özgür iradesini yok sayan, abartılı, tehditkâr tekrarları nedeniyle insanlar kendilerini kötü hissettiler.

Abartılı ve bilimsel gerekçelerin ikinci plana düştüğü kampanyalarda insanlarda savunma duygusu ve kuşku artışı olması beklenen bir durumdu. Psikolojide temel bir bilgi ‘Kuşatılmış hissi ve yakın tehlike duygusu paranoyayı artırır ve güveni zayıflatır’ bilgisidir. Tam bu karmaşa yaşandı.’’

AŞIYA GLOBAL TEPKİ

Aşıya güvensizlik ve ilgisizlik sadece Türkiye’ ye mahsus bir olay değil. Görünen o ki, dünya çapında bir salgın söz konusu olmasına ve buna karşı bedava bir aşı sunulmasına karşılık üretilen aşıların büyük kısmı elde kalacak.

Abbas Güçlü’ nün Fransa’ da yaşayan bir okuyucusundan gelen e-postası da buna iyi bir delil: ‘’ Kafamız karıştı, doktorumuza gittik, kesinlikle vurulmamamız gerektiğini belirtip aşının yan etkilerinden bahsetti. Ve daha önemlisi aşılamanın burada yüzde 4’lerde kaldığını, doktorların yüzde 90’ının aşıya karşı olduğunu belirtti.’’

Durum Almanya’ da da farklı değil. Focus dergisinin internet sitesinde yer alan habere göre bugüne kadar Alman halkının sadece yüzde 5’ i, doktorların ise sadece yüzde 15’i aşı olmuş. Diğer ülkelerde de durumun aşağı yukarı aynı olduğunu tahmin ediyorum.

DÜNYA MODERN TIBBA GÜVENMİYOR

Fransızların, Almanların Başbakanımızın sözlerinden veya Sağlık Bakanlığımızın hatalı politikalarından etkilenecek hâlleri yok.

Bence domuz gribi aşısına gösterilen ilgisizliğin temelinde tüm dünyanın, ilaç endüstrisinin hegemonyası altındaki ‘modern tıbba duyduğu güvensizlik’ yatıyor. Toplum Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’ nün kararlarına da şüpheyle yaklaşıyor.

En büyük ilaç üreticilerinin ‘bilim dünyasını açıkça aldatmak ve bilimsel gerçekleri gizlemek’ gibi taammüden adam öldürmekten farksız suçlamalar ile açılan davalarda cezalandırıldıkları bir dünyada insanları ‘korku’ ve ‘tehditlerle’ bir yere kadar kandırabilirsiniz.

Deniz bir gün biter, yalancının mumu bir gün söner: Tüm dünya bu yapılanların bir ‘grip aşısı pazarlama kampanyası’ olduğunu düşünüyor.

GELELİM NETİCEYE

Dünya şimdi elde kalacak olan milyonlarca doz aşının ne olacağını merak ediyor. Focus’ a göre 50 milyon doz aşı siparişi veren Almanya şimdiden bunların bir kısmını satabileceği pazar aramaya başlamış.

Bence bu işin tek bir çaresi var: DSÖ, miadı geçmiş Tamiflu’ ların süresini 2 sene uzattığı gibi domuz gribi aşısının kullanım süresini de uzatır, olur biter.



Bu yazı 1,543 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,868 µs