En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Domuz gribinden korkuyorum, çünkü…



Bundan önce ‘Domuz gribinden korkmuyorum, çünkü…’ diye başlayan bir yazı yazmış ve bunun bilimsel gerekçelerini açıklamıştım.

Bugün ise domuz gribinden duyduğum endişeleri ve bunun sebeplerini anlatmak istiyorum.

Domuz gribinden korkuyorum, çünkü…

BİR: Bugüne kadar hiçbir insanın bağışık olmadığı, insandan insana kolay bulaşan bir grip virüsünün yaptığı bir pandemi ile karşı karşıyayız. Tek başına pandemi yani dünya çapında salgın ifadesi bile korkmak için yeterli olabilir.

İKİ: Bu virüs, yani H1N1 virüsü mutad gribe göre daha düşük oranda olsa da ölümlere yol açıyor. Şayet salgın mutad gripten farklı olarak çok daha fazla insana bulaşırsa ölen insanların sayısı da elbette çok yüksek olabilecek.

ÜÇ: Bu aşamada H1N1 virüsünün bulaşıcılığı mutad gripten daha fazla ama gene de çok yüksek değil. Virüsünün mutasyon göstererek daha bulaşıcı bir özellik kazanması mümkün olabilir.

DÖRT: İlk günlerde H1N1 hemen hemen istisnasız olarak antiviral ilaçlara (Tamiflu) duyarlı idi ama son günlerde Tamiflu’ ya dirençli mutasyonların artması herkesi ürkütüyor.

BEŞ:  H1N1 virüsünün son günlerde Norveç ve Fransa’ da görüldüğü gibi mutasyona uğrayarak daha virülan yani daha öldürücü olması ve bunların bir de kolay bulaşıcılık kazanmaları daha da korkutucu.

ALTI: H1N1’ in direnç kazanmadan, daha virülan bir hale dönüşmeden mutasyon göstermesi ve böylece aşının etkisiz kalması da muhtemel.

YEDİ: Domuz gribinden ölenlerin önemli bir kısmının bundan önceki grip salgınlarının aksine gençlerden, hamilelerden ve altta yatan hastalığı bulunmayanlardan olmasından tedirgin olmamak mümkün değil. Sapasağlamdı denilen kişilerin dikkatle incelendiklerinde bağışıklığı zayıflatan bir hastalıklarının belirlenmesi ihtimalini oldukça yüksek görüyorum ama bu insanlar bu zamana kadar ‘sağlıklıyız’ diye gezdiklerine göre neticede fazla bir şey de değişmeyecek.

SEKİZ: Aşının çok seyrek olduğu bildirilen ve kısa zamanda ortaya çıkan anafilâksi, vaskülit, ensefalit, felçler ve ani ölümler gibi kimisi milyonda bir kimisi daha da seyrek görülen yan etkilerin pek çok insanın canını yakacak olması da korkutucu. Yüz milyonlarca kişi aşılandığında külliyetli miktarda ve üstelik gerçekten sapasağlam insanın bu yan etkilerle karşılaşması bilim adamları için sürpriz olmayacak ama bunlar başlarına gelenler çok üzülecek, hatta yakınları ağlayanlar olabilecek. Aşıdaki katkı maddeleri ile ilgili aylar-yıllar sonra çıkması muhtemel yan etkiler de endişe veriyor.

DOKUZ:  Domuz gribinden ticari kazanç bekleyenlerin daha çok para kazanma hırsları da rahatsızlık verici boyutlarda. Gereksiz yere maskelere, el jellerine, antiseptik maddelere harcanan paralar insanın canını sıkıyor. Alkol bazlı kimyasal madde ihtiva eden el temizleme jelini kullanırken gözüne kaçıran ve korneası delinen küçük Duru’ nun haberi herkesin yüreğini burktu.

ON: H1N1’ in suya sabuna, çamaşır suyuna çok hassas olduğu, bulaştığı yüzeylerde 10 saatten fazla yaşamadığı unutularak belediyelerin kendi başlarına uzaylı kıyafeti giymiş işçilerle okullarda ve taşıtlarda yaptıkları gereksiz ‘dezenfekte’ çalışmaları vatandaşı korkuttu. Bu amaçla DDT kullandığı haberi ise korkulara tuz biber ekti.

ONBİR: Medyanın domuz gribini ‘reyting’ amaçlı kullanması (domuz gribi ölümlerinin tüyler ürperten müzik eşliğinde verilmesi, yoğun bakım görüntüleri…) da uykuları kaçırıyor.

ONİKİ: Bir takım bilim adamlarının bu daha bir şey değil esas salgın ocakta şubatta ortaya çıkacak, kitlesel ölümler olacak şeklindeki sözleri yürekleri ağızlara getiriyor. Hele de bazılarının domuz gribi ölümleri oldukça ‘Bakın görüyor musunuz insanlar birer birer ölüyor’ tarzındaki ifadeleri yürekleri hoplatıyor.

GELELİM NETİCEYE

Netice şu ki… Domuz gribinden korkmamak mümkün değil.

Siz de korkanlardansanız bu yazımı unutun. ‘Domuz gribinden korkmuyorum, çünkü…’ başlıklı yazımı muska gibi yanınızda taşıyın. Her korktuğunuzda açıp okuyun, olsun bitsin.

 



Bu yazı 1,325 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,775 µs