En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Domuz gribi aşısına karşı mıyım?



Yanlış, maksatlı ve dayatmacı ilaç ve aşı politikalarını ‘şiddetle’ ve bazen de ‘hiddetle’ eleştirdiğim için toplumda ‘ilaç karşıtı’ ve ‘aşı karşıtı’ biri olarak tanınıyorum. Medya âlemi de beni domuz gribi aşısı karşıtı olarak biliyor.

Bunun sebebi büyük ölçüde aylarca önce yazdığım ve internet aracılığıyla geniş kitlelere yayılan ‘Domuz gribi aşsısındaki gizli tehlike’ başlıklı yazım. Bu yazımda aşılara eklenen skualen isimli maddenin bir takım yan etkileri olabileceğini kışkırtıcı ifadelerle dile getirmiştim.

Can Dündar da NTV’ deki ‘Canlıgaste’ programına beni ‘domuz gribi aşısı taraftarı’ Prof. Dr. Selim Badur’ un karşısına ‘domuz gribi aşısı karşıtı’ olarak çağırdı.

Grip aşılarının kahraman savunucusu Selim Badur görüşlerine çok değer verdiğim tutarlı bir bilim adamı. Ülkemizde mutad grip bakımından risk altında bulunan 10 milyon insandan aşı olmayan 9 milyonu ondan başka kendine dert edineni görmedim, duymadım.

Buna uygun olarak da şiddetli bir domuz gribi aşısı taraftarı. Bu aşının okullarda ‘ailenin iznine tabi olmadan ve zorunlu olarak’ yapılması gerektiğini ve kendisi ve ailesi için skualenli aşıyı tercih edeceğini de söylüyor.

Sağlık bakanlığı ve Bilim Kurulu ise domuz gribi aşısı konusunda DSÖ’ nün her söylediğini emir telâkki edip bire bir uygulamaya kalkışıyor ama DSÖ’ nün her sene birkaç bin insanımızın ölümüne sebep olan mutad grip aşısı konusundaki uyarılarını duymazdan geliyor. Kafaları karıştıran da bu çifte standart!

DOMUZ GRİBİ AŞISINA KARŞI MIYIM?
Grip aşısına da domuz gribi aşısına elbette karşı değilim. Bu aşılar grip bakımından ölüm riski yüksek olan kişilerin bir kısmında tabii ki işe yarıyor ama bunların kızamık, çocuk felci, çiçek, kuduz, hepatit gibi mucize aşılar olmadığının da bilinmesi lâzım.

Grip aşısının genç ve sağlıklı insanlardaki koruyuculuğu yüzde 70-80 kadar. Aşının etkili olabilmesi için aşıda bulunan virüslerle salgın yapan virüslerin aynı veya çok benzer olmaları gerekiyor. Uyum azsa aşının koruyuculuğu da azalıyor veya hiç de olmayabiliyor.

Bir diğer mühim nokta da aşının grip bakımından ölüm riski taşıyanlardaki etkinliğinin genç ve sağlıklı insanlardaki kadar yüksek olmaması. İroniye bakar mısınız: Gripten zarar görme ihtimali ne kadar fazla ise aşının etkinliği de o nispette az oluyor.

GRİP AŞILARININ ETKİNLİĞİ TARTIŞMALI
Gözleme dayalı araştırmalar grip aşılarının yaşlılarda hastaneye yatışları yüzde 30 ve ölümleri yüzde 50 nispetinde azalttığını gösteriyor. Ancak Amerika’ da son 20 yılda grip aşısı olan yaşlıların oranı yüzde 15’ den yüzde 65’ e çıkmasına rağmen yaşlıların hastaneye yatış ve ölüm oranlarında buna uygun bir azalma olmaması bu sonuçları şüpheli hâle getiriyor.

Nitekim son senelerde yapılan plasebo kontrollü randomize çalışmalar grip aşılarının etkinliğinin ‘abartıldığını’ ortaya koyan sonuçlar veriyor. İnsanların grip aşısı oldukları için değil sağlıklarına önem veren, sigara alkol kullanmayan, doktor kontrolünde olan, düzenli egzersiz yapan… kişiler oldukları için gripten daha az etkilenmiş olabilecekleri ileri sürülüyor.

Ben de kesin koruma sağlamadığını bildiğim hâlde, 65 yaşın üzerinde olan ve kronik hastalığı bulunan hastalarıma senelerdir ‘Kısmen etkili aşı hiç aşı olmamaktan daha iyi olmalı’ düşüncesiyle grip aşısı yaptırmalarını tavsiye ediyorum. Ama şu espriyi de mutlaka yapıyorum: ‘’Prospektüsünde yazmıyor, ama aşı yaptırırken ‘Ya tutarsa’ diye iyi dilekte bulunun. Çünkü ‘iyimser olmanın bağışıklığı kuvvetlendirdiğini’ gösteren araştırma sayısı, grip aşılarının etkin olduğunu gösteren araştırma sayısından çok daha fazla.’’

GELELİM NETİCEYE
Grip aşılarının grip yüzünden ölüm riski yüksek olanları tam korumadığı ortada. Bunu sağlamak için bağışıklığı daha kuvvetli uyaran aşıların geliştirilmesi, aşı dozlarının artırılması, canlı ve ölü virüs aşılarının birlikte kullanılması… gibi çalışmalar var. Ama bu işin çaresi, grip virüsünün yüzeyinde bulunan ve sürekli olarak yapısal değişikliklere uğrayan proteinler yerine, virüsün iç kısmında bulunan ve tüm grip virüslerinde aynı olan proteinleri hedef alan aşılar geliştirmekte.
Bu yapılana kadar grip aşıları üzerindeki tartışmaların bitmesi mümkün olmayacak.


Bu yazı 1,499 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,721 µs