En Sıcak Konular

Mehmet Ali Birand


Mehmet Ali Birand
0 0 0000

Kırılan kol, CHP'ye pahalıya mal olabilir



İlginç bir durumla karşı karşıyayız.
Onur Öymen, CHP içinde yeni bir Dersim ayaklanması  başlattı.
Öymen’in konuşmasını kelime kelime incelediğiniz taktirde, çok başka bir anlam çıkarabilirsiniz. Ancak kamuoyu ve özellikle de Alevi vatandaşlarımızın bu sözlerden anladıkları  bambaşka. Onlara göre, Öymen’in açıklamalarını Dersim’de yaşanan hunharca olayları hoş görüyle karşıladığı şeklinde okumuş ve algılamışlar.
Fena halde de tepkililer.
Ardı ardına açıklamalar yapıyorlar. Bir türlü de dinmiyor.
Bu arada en önemli çağırıyı Kılıçdaroğlu yaptı. İstanbul İl başkanı Tekin de tepki verdi ve diplomatik bir dille Öymen’in istifa etmesi gerektiğini söylediler.
Ancak ne Baykal böyle düşünüyor, ne de Öymen’ in böyle bir niyeti var.
Dünkü grup toplantısından sonra Baykal da Öymen de dosyayı kapattıklarını açıkladılar.
Acaba bu iş bu kadar  kolayca atlatılabilecek bir gaf mı? Yarın tepkiler arttığı taktirde  acaba ne olacak?
CHP lideri biraz da kızgın galiba. Kılıçdaroğlu ile Tekin’in sözlerinden hiç memnun kalmadığı belirtiliyor. Kol kırılır yen içinde kalır, ilkesini hatırlatıyormuş.
Öymen ise hala sözlerinin yanlış algılandığını söylüyor. Yanlış birşey yapmadığının altını çiziyor.
Peki şimdi ne olacak? Olay ÇCHP içinde önemli bir hesaplaşmayı beraberinde getirebilir. Zira unutmayalım ki, Kılıçdaroğlu kolay kolay geri adım atmaz ve liderinden de  korkuyor gibi bir izlenim bırakmıyor.
Bizim siyasi yaşamımızda istifa mekanizması pek işlemez.
Lider isterse istifa edersiniz, istemezse olduğunuz yerde kalırsınız.
Merakla bu maceranın sonunu bekliyorum.
Büyük olasılıkla, kural değişmeyecek ve patron ne derse o olacak...
Sonra da, “Bu CHP neden oy arttıramıyor?” diye, bitmeyen tartışmalar yapacağız. Ancak unutmayalım ki bu defa kırılan kol CHP’ye çok pahalıya mal olabilir.

Dinleme ayıbı...                                                     
Bilemiyorum, beni de dinlemiş olabilirler.
Yaptığım konuşmaları düşünüyorum da, kendi kendime “Acaba içinde ne bulmuş olabilirler?” diye soruyorum.
Haber konuşuyorum.
Habercilerle konuşuyorum.
Konuşurken dinlenmiş olmak beni hiç rahatsız etmiyor.
Ancak biz de özel konuşmalarım var ki, işte o zaman sinirden çıldırıyorum.
Düşünebiliyor musunuz, eşinizle veya bir arkadaşınızla , gizli kalmasını isteyeceğiniz konuşmalar yapıyorsunuz ve birileri bunu banda alıyor.
Sonra, belki de birgün önünüze koyuveriyorlar. İçinde hiçbir suç olmamasına rağmen, konuşmaların sizin açınızdan duyarlığı nedeniyle omuzlarınıza bir yük çöküyor.
Bu tip özel konuşmaların dinlenmesi, dünyanın neresine giderseniz gidin, mahkeme kararıyla gerçekleştirilir. Eğer bir suç işliyorsanız veya şüpheli bir insansanız, mahkeme süreli şekilde dinlenmenize izin verir.
Bizde ise, hem devlet, hem de özel dinleme yapılıyor.,
Gerek duyduğu anda Jandarma dinliyor, polis, MİT ‘te dinliyor.
Bir de özel dinleyiciler var ki, işin o yanı daha da korkunç.
Kimseler de engelleyemiyor.
Tüyler ürpertici bir durumla karşı karşıyayız.


Kitap köşesi
Selim İleri'nin İstanbul'u
Selim İleri'nin “İstanbul, İlk Romanımda Leylak” adlı son kitabını okumadıysanız mutlaka alın. Ben de Erenköy'de bahçesinde leylak ağaçları olan bir köşkte doğup büyüdüm. O köşk, Selim İleri'nin kitabında yazdığı İstanbul gibi yok, ancak düşünmeden, özlemeden, hatırlamadan yapamıyoruz. Selim İleri'nin kitabı nostalji kitabı değil, bilhakis bir hatıralar kitabı. Okunan kitaplarda İstanbul, İstanbul'da yaşayanlar, eski oyunlar, çocukluk yıllarımız... Kitapta ünlü Tilla pastahanesini, “Fış fış kayıkçı” tekerlemesini bile buldum. Neticede Selim İleri,  “bizim” kenti yazmış.  Ona güzellikleri hatırlattığı için teşekkür eder, on yıl içinde İstanbul'a taşınan herkese, şehrimizi koruyamayan biz eski İstanbul’lulara, bu kitabı okumasını tavsiye ederim. Belki içleri biraz acır, biraz vicdan azabı çekerlerda geri kalanını bırakırlar diye .

"Adam, Talat'ın Kıbrıs'ı"
Kitap Erdal Güven’in Mehmet Ali Talat’la yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Birkaç ilginç soru ve cevap: Neden CTP’yi seçtiniz?Artık solcuydum çünkü! Solculuk ve Denktaş aleyhtarlığı aynı zamanda mı başladı? Vallahi ben solcu olduktan sonra Denktaş’ı eleştirmeye başladım. Denktaş’ın politikasını demokrasiyle ve barışla bağdaştıramıyordum. Ne zaman döküldü saçlarınız? Ortaokulda başladı. Üniversitede iyice döküldü. Lisede “kel” derlerdi bana. Herhalde Nobel Barış ödülünü de alırsınız…Olabilir. Zaten pek çok kişi de söylüyor bunu. İnşallah…Kıbrıs Türk halkı ve Kıbrıs bütünü için gurur vesilesi olur bu. (Doğan Kitap, 0212 246 52 07)
 
posta



Bu yazı 741 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Türkiye, Suriye'de frene basıyor...
    • 25 Temmuz 2012 Türkiye'siz İsrail'in eski etkinliği kalmadı...
    • 20 Temmuz 2012 Esad için yer aranmaya başlandı, ancak henüz kabul eden ülke bulunamadı...
    • 13 Temmuz 2012 Washington Ankara'yı yavaşlatmaya çabalıyor
    • 27 Haziran 2012 Türkiye karizmasını çizdirmedi...
    • 21 Haziran 2012 PKK, vurdukça devre dışı kalıyor...
    • 25 Nisan 2012 23 Nisan müsamelerinden kurtulamayacak mıyız?
    • 19 Nisan 2012 Böyle subay yetiştirirseniz, Darbe'ye hayret etmeyin
    • 2 Mart 2012 ABD raporu: Ermenistan ile ilişkiler açılmalı...
    • 21 Şubat 2012 Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat...
    • 9 Şubat 2012 Bırakın dindar nesli, tablet nesli geliyor...
    • 23 Aralık 2011 Biz neden kızıyoruz, asıl Sarkozy utansın...
    • 15 Aralık 2011 Gül 2014'e kadar Çankaya'da...
    • 10 Aralık 2011 Erdoğan çekildi, partinin haline bakın...
    • 30 Kasım 2011 Başbakan'ın ameliyat sonucu saklanmamalı...
    • 27 Ekim 2011 Devlet ne yapsa, bir türlü yaranamıyor...
    • 20 Ekim 2011 Bu açık bir cinayettir, bir savaş ilanıdır
    • 29 Eylül 2011 PKK vuruyor, ancak kışkırtamıyor...
    • 21 Haziran 2011 Erdoğan'ı tarihe asıl Kürt sorunu geçirir...
    • 22 Nisan 2011 Türkiye, BDP'ye sahip çıktı

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,623 µs