En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Açılımın meyvesi



Bir an Ermenistan maçını bir kenara bırakarak son üç günün baş döndürücü trafiğine bir bakın... Türkiye, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında 10 bakanla Suriye'ye çıkarma yaptı. Görüntüler rüya gibi. Savaşın eşiğinden sınırsız dostluğa. 'İki ülke arasındaki sınır anlamını yitirdi' dense yeri.
Bir gün sonra İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile birlikte Suriye'den 'Irak'a komşu ülkeler' toplantısı için Mısır'ın tatil beldesi Şarm el Şeyh'e geçti. Gündem güvenlik... Konuşulan sadece Irak'ın güvenliği değil elbette. Bu ülkeden kaynaklanan ve bölge ülkelerini tehdit eden sorunlar da masada.

Dünün fotoğrafı ise Bağdat'tan... Bütün dünyaya yansıdı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 9 bakanla Irak'ın başkentinde. Heyet çok kalabalık, işadamları da var. İki ülkenin bakanları ortak toplantı yaptı. Ticaretten sağlığa kadar hemen her alanda 50'ye yakın mutabakat muhtırası imzalandı.

Suriye çıkarmasını sadece vize, Bağdat'ı yalnızca ticaret, Mısır'ı rutin toplantı diye değerlendirirsek yanılırız. Çok yönlü görüşmeler söz konusu, ancak üçünün de ortak noktası güvenlik... Bu yoğun diplomasi trafiğinin demokratik açılım süreciyle ilişkisi olduğu kesin. Suriye, Irak ve Irak'a komşu ülkeler... Hepsiyle de terör konusunda yollarımız kesişti. Eğer terör örgütü tasfiye olacaksa bu ülkelerin geliştirecekleri tavır çok önemli.

Açılımın ana hedefi terörün tasfiyesi değil mi? Tasfiye de örgütün yaşam alanlarının yok edilmesiyle ancak mümkün. Açılım sadece içerideki iradeyle değil aynı zamanda dış dinamiklerin katkısıyla yürümesi gereken bir süreç. Yoksa sonuca ulaşması çok güç...

Terör örgütü eylemlerini içeride yapsa da dışarıdan aldığı lojistik destekle ayakta duruyor. Bu yüzden Türkiye birkaç yıldır örgütün dış desteğini kesmeye yoğunlaştı. Komşuların yanı sıra ABD ile ilişkilerde 'terör' konusu ilk sıralara tırmandı. Irak'ın kuzeyi hâlâ sorunlu... Suriye eskisi gibi değil, Türkiye ile yakın işbirliği içinde. Kuzey Irak ise hâlâ örgütün faaliyet alanı içinde...

İçerideki çalışmalarla paralel yürüyen dış seyahatler terörün tasfiyesi konusunda çok kritik ve hassas noktada olduğumuzu gösteriyor.

Gündemin yoğunluğu içinde hak ettiği yeri bulamadı ancak önceki akşam Washington'dan gelen son haber çok önemliydi. ABD Hazine Bakanlığı örgütün lider kadrosunda yer alan Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyr Aydar'ı 'Özel Olarak Belirlenmiş Uyuşturucu Kaçakçısı' ilan etti. Özellikle Karayılan, Öcalan sonrası örgütü ayakta tutan isimlerin başında geliyor.

Bu üç kişinin ABD'deki mal varlıkları dondurulurken Amerikan vatandaşlarının bu kişilerle ekonomik ve ticari ilişkisi yasaklandı. Sıradan ve basit bir karar değil bu. Ayrıca ciddi müeyyidesi var. Bundan sonra söz konusu PKK liderlerinin para ve bağış toplama çabalarına yardımcı olan ABD vatandaşını ağır cezalar beklemekte. Örgüte verilen bir mesaj bu.

ABD'nin örgüt liderlerine yönelik bu kararını açılım sürecinin kapsamı içinde yorumlamak mümkün... Açılımın ilk meyveleri mi? Bir yönüyle 'evet'. Arkası mutlaka gelecektir. Washington yönetimi her ne kadar PKK'yı 'ortak düşman' ve 'terör örgütü' listesine alsa da bugüne kadar harekete geçmekte biraz ağırdan alıyordu. Şimdi sözden, eyleme geçti. Önemli bir aşama.

İçeride sert tartışmalara neden olan açılım süreci sadece Ankara'da değil Şam, Bağdat ve Washington gibi başkentlerde de yürüyor. Yoğun diplomasiyle beslenen bu süreç er-geç meyvelerini verecek. Görünen o ki ete kemiğe bürünen sonuçlarını görmek için çok beklemeyeceğiz.
 
zaman



Bu yazı 496 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,439 µs