En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Başbakan’ın konuşması



Brüksel’den Nahçıvan’a...

AB’den Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi’ne... Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte yeniden dört saat boyunca uçuyoruz.

AB Komisyon Başkanı Barosso genelde üye ülke dışişleri bakanlarını bile kabul etmez iken, Olli Rhein’in de bulunduğu toplantı bir buçuk saat sürüyor. Bu toplantıya katılmak için Brüksel’e gelen dönem başkanı İsveç’in Dışişleri Bakanı Carl Pitt de orada.

 Ermenistan ve Kürt açılımı... Türkiye’nin Orta-Doğu, Kafkaslar ve Balkanlar’daki hareketliliği AB nezdindeki önemi artırıyor ama korkum, Ankara’nın ve Davutoğlu’nun bu havaya kapılıp zaten patinaj yapan reform iradesinin iyice rölantiye girmesi.

 Çünkü ben bir vatandaşım ve daha anlamlı bir ülkede yaşamak için benim önemsediğim tek pusula, “İlerleme Raporu”nda istenenlerin hayata geçirilmesi.

***

 Davutoğlu, giderken fazlaca konuşamadığımız Kıbrıs konusundaki yaklaşımlarını da, AB’ye söylediklerini de özenli bir şekilde anlatıyor.

 AB bizden limanları açmamızı isterken, Türkiye de AB’den çözüm istiyor.

 Karşılıklı pozisyonların tutulacağı ama meselenin restleşmeye gitmeyeceği bir resim hissedilmekte.

***

 Davutoğlu’nun açıklamaları sayesinde bakanlığın çevre konusundan kültüre, dünyanın yeni şartlarına uygun bir çalışma anlayışına yöneldiğinden, Suriye-Irak ve Türkiye arasında karara bağlanan ve herkesin çok yakından ilgilenmesi gereken “su yönetimine” kadar birçok konudan haberdar oluyoruz.

 Gene Davutoğlu’nun aynı muhataplarına ekonomik entegrasyon amaçlı “Mezopotamya Ekonomik Zirvesi” önerisi de bunlardan biri.

***

 Nahçıvan, Azerbaycan’ın dört yüz bin nüfuslu özerk bir bölgesi.

 Işıklı ve bakımlı bir kente iniyoruz. Issız sokaklardan geçerek kurulduğu mağara nedeniyle astım hastalarına şifa dağıtan Düzdağ Oteli’ne varıyoruz. Türkiye ile olan saat farkını da hesaba kattığımızda saat gece üç.

 Erkenden güneşli ve sıcak bir güne kalkıyoruz. Uzun bir süre Kültür Bakanlığı müsteşarlığı da yapan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen’le kahvaltı masasındaki keyifli sohbette çarpıcı şeyler öğreniyorum.

 Türkçe ilk edebi metin İngilizceye 1885 yılında çevrilmiş. O tarihten 2006 yılına kadar tüm dünyada İngilizceye çevrilen edebi eser sayımız sadece 286. 121 yılda çok cılız bir rakam bu. Ancak, Mustafa İsen’in öncülüğünde 2006 yılında, ciddi kriterler koyarak dünyanın bizim edebi ürünlerimizle ciddi bir şekilde ilgilenmesini sağlayan uygulama, son üç yılda bu sayının dokuz yüzlere varmasını sağlamış.

***

 Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan Devlet Başkanları’nın katıldığı, Özbekistan ve Türkmenistan’ın ise daha mesafeli durduğu “zirve” öncesi, Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanları ile Dışişleri Bakanları bir araya geliyor. Toplantının iyi geçtiğini hissediyoruz.

***

Zirvesindeki karlarla nazlı bir geline bakar gibi Ağrı Dağı’nı hayranlıkla seyrede seyrede Erivan’ı, Erzurum’u aşaraktan Türkiye’ye yollanıyoruz.

 Dönüşte de “Liberal, Türk ve Müslüman” vurgusundaki “Türk” algısı gündeme geliyor. Bakan “Türk” derken, bunun tüm Osmanlı hinterlandını kapsayan kültürel miras kapsamında herkese birebir empati yapan hümanist bir içerik taşıdığını eğlenceli örneklerle anlatıyor. O, kültür mirasına “Türkiye’yi” odak alarak baktığı için, bunu “Türklükle” ifade ettiğini yineliyor.

***

 Türkiye’de gündem ise AK Parti Kongresi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması...

 Ve açılım bildirisi...

 Başbakan Erdoğan’ın konuşması “insan odaklı” ve “özgürlükçü” bir anlayışı yansıtıyor. Kapsamlı ve kararlı bir mesaj da veriyor. Türkiye’nin bir an evvel çağı yakalamasını isteyen herkesin dinlemekten keyif alacağı bir konuşma bu. AK Parti çok önemli işler yaptı ama yapılandan çok daha fazla da yapılacak iş var.

Acaba...

“Kürt Açılımı” süreci, parti içi demokrasiden ziyade Tayyip Erdoğan’a kayıtsız şartsız itaat anlayışını benimseyen AK Parti’ye de yeniden bu radikal reformları yapabilmek açısından bir ivme ve değişimci bir dinamik kazandırır mı?

***

Kazandırırsa, dilerim AB sürecini savsaklamaya devam etmezler.

 Çünkü “eski” Ankara hep pusuda bekliyor.

 Ve bunun panzehiri kim ne derse desin, Dışişleri Bakanı ile birlikte ziyaret ettiğimiz AB ruhunda ve zihniyetinde yatıyor...

star



Bu yazı 433 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,692 µs