En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

İlacı propagandistlerle tanıyan doktorun yazacağı ilaçtan hayır gelmez



İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası (İEİS) Yönetim Kurulu toplantısına katılan Vahap Munyar Hürriyet’ teki köşesinde ilaç üreticilerinin ilaç tanıtımına getirilen yeni düzenlemeye şiddetle karşı çıktıklarını yazıyor.
Munyar’ a ‘’Ocak ayına kadar 15.30’dan sonra yapılabilen tanıtıma artık sadece ‘mesai bitimi’ nden sonra izin verilmesinden’’ rahatsız olduklarını söylemişler ve ‘’Bize ilacı tanıtmak için ya doktorların öğlen yemek aralarını yakalamak ya da akşam evlerine gitmek kalıyor.’’ diye de sızlanmışlar.

Munyar da haklı olarak sormuş:

‘’İlaçları doktorlara ille de birebir anlatmak mı gerekiyor? Yazışmalarla, elektronik ortamda yapılamaz mı?’’

 Cevap çok ilginç:
‘’Bire bir anlatmak daha önemli. Hem, ilaç tanıtımından ekmek yiyen 15 bin kişi var.’’
Aba altından sopa da göstermişler:

‘’Türkiye’de işsizliğin rekor kırdığı bir dönemde, ilaç pazarlaması yapan 15 bin kişi de işsiz kalabilir.’’
Vahap Munyar belli ki söylenenlerden iknâ olmuş:’

’İşin tadını kaçırmadan, doktorlara "rüşvet"e dönüştürmeden ilaç tanıtımı yapmanın bir zararı var mı? ‘’ diye yumuşacık soruyor.

İlacın ne reklâmı ne tanıtımı olmalı

Propagandistler aracılığı ile doktorlara ilaç tanıtımı benim aklımın almadığı bir şey. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolaylaştığı bir devirde yapılan da zaten ilaç tanıtımı falan değil daha çok ilaç satmak için uygulanan bir pazarlama taktiği.

Bir doktor reçeteye yazdığı bir ilacın etki mekanizmasını, hangi hastalıklarda, hangi doz ve sürede kullanılacağını, yan etkilerini, benzerlerine göre üstünlüklerini ya da olumsuzluklarını, fiyatını kısaca ilacın tüm özelliklerini ilaç firmalarının yapacağı tanıtımlardan değil, kitaplardan, dergilerden, bilimsel yayınlardan öğrenmelidir.

İlaç şirketleri doktorlara ilaç reklâmına ‘tanıtım’ diyorlar. Velev ki tanıtım olsa ne çıkar? Siz bir ilacı ilaç firmasının yaptığı tanıtımla öğrenen bir doktorun yazacağı reçeteden fayda gelebileceğine inanır mısınız?
Bir ilaç hakkında bilimsel kaynaklar dışında bilgi edinmeyi tıp ahlâkı ile bağdaştıramıyorum, ama İEİS Başkanı Nezih Barut’un sözlerine kulak verecek olursanız dünya gerçeklerinin böyle olmadığını da görüyorsunuz:

’Dünyada ve Türkiye'de yapılan çeşitli araştırmalarla, hekimlerin büyük bir çoğunluğunun ilaç hakkındaki bilgilerini, firmaların tanıtım etkinlikleri vasıtasıyla edindiğinin kanıtlanmıştır. İlaç firmaları bu sorumluluklarını, tıbbi satış temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirirler. Firmaların sağlık profesyonelleriyle buluşma kanalı olan tıbbi satış temsilcileri, firmalar açısından büyük önem taşımaktadır. Firmalar, tıbbi satış temsilcilerine büyük kaynaklar ayırarak eğitim yatırımı yapmaktadır.''

İlaç endüstrisi daha çok satış yapma ve daha çok kazanma konusunda haklı, çünkü bunlar ticari şirketler; Kızılay veya Yeşilay gibi kamu yararına çalışan hayır kurumları değiller.

İlaç şirketlerinin hastalıkların ilaçsız veya en az ilaçla, en düşük dozda ve en kısa sürede iyileştirilmesi gibi bir hedefleri yoktur ve zaten de olamaz.  Bunlar yılsonunda kaç hastanın ne kadar çabuk, ne kadar az ilaçla iyi olduklarına değil, ne kadar çok ilaç sattıklarına ve ne kadar çok kazandıklarına bakarak mutlu olurlar.

Gelelim neticeye

Public Library of Science Journal Medicine isimli tıp dergisinde yer alan bir yazıda Amerika’ da ilaç firmalarının ilaç tanıtımı için bir senede harcadıkları 15.7 milyar doların 4.8 milyarının propagandistlerin doktorlarla bire-bir görüşmelerine sarf edildiği bildiriliyor.

Bizdeki durum da bundan farklı değil.

Türkiye’deki bir ilaç firmasında uzun yıllar çalıştıktan sonra emekliye ayrılan pazarlama müdürü T.S. ilaç sektöründe dönen dolapları Habertürk’ e şu sözlerle anlatıyor: ‘’İlaç sektörü silah sektöründen de kirli bir sektör. İlaç satışını artırmak için doktorlara buzdolabı ve dizüstü bilgisayardan kadın ayarlamaya kadar her türlü “hediye”yi verirdik. Satış baskısı mümessilleri kötü yola düşürdü.’’

Bu rakamlar ve bu açıklama ilaç tanıtımının ne kadar zor ve pahalı bir iş olduğunu ve asla ‘kuru kuruya’ yapılmadığını ortaya koyuyor. Bir ilacın ne kadar mükemmel, eşi bulunmaz,  mucize bir ilaç olduğunun doktorların beyinlerine kazınması için ilaçla ilgili tıbbi verilerin değil çantadan çıkacak hediyelerin daha önemli olduğunu da açıkça gösteriyor.


Bu yazı 740 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,318 µs